İyilik ve kötülük
Coşkun Özbucak

İyilik ve kötülük

Bu içerik 260 kez okundu.
Reklam

         “İyilik demek, kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.” Bu cümle Sebahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan” adlı romanından.

         İyilik ve kötülük birbirine karşıt olan iki sözcük. İyiliğin ya da kötülüğün kimlere ve neye göre değerlendirileceği tartışmalı. Birinin iyi dediğine başkası kötü; kötü dediğine iyi diyebiliyor. Çıkar çelişkileri de bu farklı değerlendirme ile ortaya çıkmaktadır. Bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Onaylayan da karşı çıkan da olabiliyor.

         Yazarın cümlesinde vurgulanan başka aslında. İnsanı, insan yapan özelliklerin içinde yer alan özelliklerden biridir iyi ve kötü olmak. Yazar iyilik tanımını yaparken “kimseye kötülüğü dokunmamak” ile “içinde kötülük cevherini taşımamaktan” söz ediyor. Başkalarına kötülük yapmayabilirsin, önemli olan içimizde kötülük cevherini hiç bulundurmamak. İçimizde kötülük cevherini bulundurup kötülük yapmamak iyilik demek değildir. “Kötülük yapmıyorum ki”, demekle olmuyor yani. İçeride kötülük cevheri varsa, bugün kötülük yapılmayabilir ama bu, yarın da kötülük yapılamaz anlamına gelmiyor.

         Kötülükler konuşulduğunda akla hemen “şeytan” geliyor. Şeytan kandırmış oluyor. Oysa kötülük, acizliğin belirtisidir.  Yazar aynı romanda “İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.” diye yazıyor.

         Tembellik, bilgisizlik hatta gerçekleri görmezlikten gelmek kötülük yapmanın tuğlasıdır. Tek tek zararı etkili olmasa da üst üste dizildiklerinde içteki kötülük cevheri canlanır, büyür ve canavarlaşır.

         Bu gerçeklik bilinir ve kabul edilirse “kötülük cevherini” kurutabiliriz. Burada yönetim biçimleri, eğitim; siyasi liderlerin tutumları önemli yer tutuyor. Demokratik ortam, çağdaş ve bilimsel eğitim; liderlerin kullandıkları yumuşak dil ve hoşgörüleri, kötülük tohumunun kurutulmasını hızlandırır.

         Sokakta, okulda, hastanede; evde, işyerinde “kötülük” arındırılmıyorsa önce yönetenler kendilerini sorgulamalıdır. Denir ya, “Hırsızın suçu var da ev sahibinin hiç suçu yok mu?” diye.

         Seçim sürecini yaşıyoruz. Projeler havalarda uçuyor. Peki, yaşamımızın vaz geçilmezi ilişkilerimiz ne olacak? Bu konuda projeler var mı sorgulayalım, tartışalım.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR