KADIN
Sevinç Erol

KADIN

Bu içerik 80 kez okundu.
Reklam

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Her şeye bir gün yapıyoruz. Unutmayalım diye sanırım. Dünya alzaymır olmaktan korkuyor galiba. Çocuklar günü, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü vs…

Kazanılmış tüm günleri kutluyorum. Yanı dünyanın doğal döngüsünde olması gereken yaşamamız için beslenmemiz gereken tüm insani olguları önce kaybedip sonrasında bulup bulup kutlar olduk ya takdiri şayan bir durum.

Şöyle bir tarihe baktım da hiç erkekler günü yok. Yani kazanılmış bir hak yok. Zaten erkekler hep haklı.

İngiltere’de kadınlar bir birey olarak toplumda varlıklarını, değerlerini sonradan büyük mücadeleler vererek kazanmışlar. Tarihte dünyanın hiçbir yerinde erkekler toplumda kendi haklarını kazanmak için mücadele vermemiştir. Çünkü onlar hep haklıdır.

         Dünyanın düzeni güç üzerine düşünülünce güçlü olan zayıfı ezerek öne geçmiş ve hayatını idame ettirmiş. İlkel hayat döngüsü.

Yapı itibarıyla naif olmak zayıflık olarak düşünülmüş. Bu da zamanla mücadele ederek zaten varlığın doğal döngüsünde olan bir hakkın önce gasp edilip sonrasında mücadele ile kazanılması doğmuş.

Türk toplumunun ilk yıllarına bakarsanız Hatun, Han’ın yanında olan ve  sözü geçen değerli.

Tarihte bir takım medeniyetlerin etnik getirileri yaşamsal kabullenişlerin den etkilenerek var olanı yok sayıp sonrasında mücadele ile yeniden elde edilişler görülür.

Biz Türk kadınları bu konuda dünyadaki tüm kadınlardan çok şanslıyız. Bizlerin ileriyi gören güçlü bir kurucumuz vardı.  Bizlere haklarımız bahşedildi. Çünkü Türkiye cumhuriyetinde kadın olmak değerdi.

Bizler var olan bu değeri bir günde kutlayıp anıp sonrasında da tecavüze, işkenceye, ikinci sınıf bir varlık olarak görülmeye, kendi değerimizin yitmesine izin verecek bir birey hiç olmadık. (dermişim)

Bireyleri toplum içinde cinsiyetine göre ayırmak başlı başına medeniyetsizliktir. Çeşitlilik bir zenginliktir. Her birey öğrenimle kazanılır. Toplum kendinin olana sahip çıkıp değer vermezse. Kaybeder. Daha sonrası da insanların egosal güç savaşları başlar. Sonrası bilindik var olanı kaybet yeniden kazanmak için mücadele.

İnsanın en büyük düşmanı kendisidir. Çünkü en kolay kendini sabote eder. Kendimizi kandırmayalım, toplumsal bazı dayatmalar yüzünden bazı insanlar nemalansın diye bazı insanlar sömürülmüştür. Kurban edilmiştir.

Günümüzde kadında bir birey olarak varlığını ortaya koyarak yaşam mücadelesi vermektedir. Erkeklerde artık bu mücadelede varlıklarını göstermek için türlü akıl oyunları oynamaktadır.

Oysa toplum bir bütündür. Ayrıştırmayıp varlık değeri daim kalırsabir çatışma yaşanmaz. Birlikteliğin gücü, çeşitliliğin zenginliği ile gelişir.

Sözün özü, insan değerli bir varlıktır. Bölersen böyle bir güne sığdırılmış hak müsaadelerini destansı hikayeleri ile tarihte daimi yer alır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"BİR ÜST LİGE ÇIKACAĞIZ"
KARAGÖL'ÜN HEDEFİ 2020 TOKYO!
KARAGÖL'ÜN HEDEFİ 2020 TOKYO!