“Bana oy ver, sorunları çözeyim!”
Coşkun Özbucak

“Bana oy ver, sorunları çözeyim!”

Bu içerik 718 kez okundu.
Reklam

         Seçime az zaman kaldı. Adaylar ve partililer sokakta “oy peşine” düşmüşler ve “Oy ver, sorunları çözeyim!” diyorlar. Adaylar kendilerini o kadar güçlü ve bilgili kabul ediyorlar ki, yeter ki yetki verilsin; gerisi çocuk oyuncağı…

         Geçmişte yaşanan bu gerçeklik yeniden devam ettirilmek isteniyor. Belediye başkanları “yetkiyi” eline alıp kimseyi dinlemiyor ve en iyisini kendisi biliyordu. Ekibi olan meclis üyeleri bile el kaldıran “onaylayan” konuma düşmüşlerdi. Şimdi de aynı anlayış egemen.

         Bir aday derelere bekçi koyacağını(!) söylüyor; diğeri fındıkta çözüm üreteceklerini, bir diğeri de üretimden söz ediyor. Gülsek mi ağlasak mı? Kimse halkın ne istediğini merak etmiyor.

         Aslında adayın, “Ben halka soracağım, onlar ne isterse birlikte yaşama geçireceğiz” demiyor. Adayların projeleri olacak. Sorunları bilerek çözüm listeleri mutlaka olacak ama asıl madde, “Halkın vereceği kararlar önemli” olmalıdır.

         “Benmerkezci” anlayış devam edecek mi yoksa halkın yönetime katılımın, denetleyiciliğinin olanaklarının sağlanması olacak mı? Günümüzün koşularına göre bir yerel yönetim uygulamasına geçilecek mi? Sorular çoğaltılabilir.

         Demokrasi, “Oy ver, gerisini merak etme” demek değildir. Yaşamın her anında taraf olabilmektir. Bu konuda halkın kendisini ifade edebileceği kanalların açılmasına göre değerlendirilir demokrasi; yani “kişilerin” halkı yönetmesi değil.

         Adayların güleç yüzleri seçimden sonra da devam edebilmelidir. “Oy almak için her yol mubahtır” devri bitmeli. Oy isterken nasıl diyalog kuruluyorsa seçildikten sonra da aynısı devam etmelidir. Yani halkın görüşlerinin öne çıkarıldığı şartlar oluşturulmalıdır.

         Seçimdeki anlayış, “Oy ver, planlarımı yaşama geçireyim. Beğenmezseniz beş yıl sonra başkasını seçerek beni cezalandırırsınız.” biçiminde. Yani oyla beş yıl “dokunulmazlık” zırhına bürünüyorlar. Oysa halk her gün taraf olmalı

         Bu konuda sessizlik egemen. Halk yönetemez. Seçilen “bilen”, halkın ne düşündüğünü bilir. Ya da halk, seçilenin zevklerine göre tercih yapmak zorunda kalır.

         Bu gelenek devam mı etmeli? Yoksa bu seçim bir fırsata dönüştürülüp halk yönetimde söz sahibi mi olacak?

         Oy vermek yetmez, halk meclisleri aracılığıyla yönetime katılmak gerekiyor. Böyle bir proje değerlidir.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA