istanbul escort
“Üretken olmayan emek”
Coşkun Özbucak

“Üretken olmayan emek”

Bu içerik 157 kez okundu.
Reklam

            “Üretken olmayan emek” kapitalizmin biçimsel değişikliklerinin tartışmalarında kullanılan ve kapitalizmin geçmiş (Marks’ın) tahlillerinin günümüze yeterli olamadığını iddia eden bir görüşün kendine göre yeni bir keşfiymiş gibi tartıştığı bir kavram. İddiada bulunanların görüşü başlamadan çürüdü ama ben “üretken olmayan emek” kavramını başka anlamda kullanacağım.

            Üretim ve üretimsizlik birbiriyle karşıt, birbiriyle mücadele eden iki kavram. “Üretken emek” için “yaratan- yeniyi oluşturan”; “üretken olamayan emek”için ise, “ölü-var olanla yetinen hatta mirasyedi” biçiminde anlam vereceğim.

            Bir etkinlik olduğunda “bundan bir şey olmaz, biz çok gördük” diyenler üretken olmayan emek kapsamındadır. Bir de etkinliklere kimseyi katmaya çalışmadan yalnızca kendisi katılanlar var ki, bunlar da üretken olmayan emek kapsamında değerlendirilebilir.

            “Üretken olmayan emek” kapsamına giren başkaları da var. Yerinde saysalar da hareket halindeler ve niyet olarak başarmak, hedeflerine ulaşmak için çabaları var. Ya hiçbir emek harcamayanlara ne demeli?

            Konuşmak yetmiyor. Hedefe ulaşmak için pratik adım gerekiyor. Konuşmak, başlanmanın ön hazırlığı değil de amaç olarak ele alındığında  “üretken olmayan emek” kapsamına girer. Seçim zamanı da yaklaştı, şöyle çevremize baktığımızda bunu daha iyi görebiliriz.

            Konuşmak, anmalara katılmak yetmiyor. Örneğin halk için, ülkenin bağımsızlığı, demokrasi için mücadelede ölen bir kişiyi anma etkinliklerine katılanları değerlendirelim. (Anma etkinliğine katılma duyarlılığını görmezden gelmemek gerekir.)Anılan kişi “ülke-dava”, “bağımsızlık, demokrasi”, “hak ve özgürlükler” için yaşamını feda etmiştir. Anmaya katılım sağlayanlar da “kutsallaştırdığı” kişiyi minnetle anmaktadır. Buraya kadar her şey normal.

            Normal olmayan başka bir durum. Anmaya katılanlar, andıkları kişinin mücadelesinin neresindedir? Fedakarlığının kaçta kaçını yapabilir? Bu sorulara verilecek yanıt önemli aslında. Anmadan ayrıldıktan sonra günlük yaşamın gürültüsüne kapılıyor muyuz, yoksa andığımız kişiye olan borcumuzu ödemek için bir çabanın içine girmeyi mi düşünüyoruz? İşte asıl sorun burada. “Üretken olmayan bir emek” mi harcadık yoksa “üretken bir emek” harcamak için kollarımızı sıvamaya mı başladık? İşte “anmanın” değeri burada ortaya çıkıyor.

            Seçim yaşamın bir parçası. Okyanusta bir damla. Bir damla ama düştüğü yer için önemli. Düşen bu damlanın düştüğü yerde tohumun filizlenmesi için hiçbir çabamız olmayacak mı? Güneş ve yağmur tohumun yeşermesi için gerekli ama dışarıdan harcanan bir emek, tohumun yeşermesinin güvencesi olur, büyümesini hızlandırır. Kendi haline bıraktığınızda belki de biri gelir üzerine basar, yok eder.

            Yani zaman, “üretken emek” olma zamanı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ENGELSİZLER ORDUSU'NDA HEDEF TUTTU
ENGELSİZLER ORDUSU'NDA HEDEF TUTTU
BU BAŞARI KARATAŞ VE EKİBİNİN!
BU BAŞARI KARATAŞ VE EKİBİNİN!