Fahrettin Tercan, Namı diğer FIÇI FAHRETTİN
Yavuz Kalyoncu

Fahrettin Tercan, Namı diğer FIÇI FAHRETTİN

Bu içerik 242 kez okundu.
Reklam

Ordunun Şehrengizleri

Fahrettin Tercan, Namı diğer FIÇI FAHRETTİN

Ordu’nun yetiştirdiği avcılığın ve futbol tarihinin renkli şahsiyeti, unutulmaz bir isim Fahrettin Tercan. Ordu futbol tarihinde 90 dakika sahanın her yerinde top kovalayan bitmez tükenmez nefesi, süratli ve hırslı futbolu, farklı özellikleriyle Ocak kulübünün unutulmaz futbolcusu Fahrettin Tercan namı diğer Fıçı Fahrettin. Ordu futbol tarihinde yaşanan unutulmaz anılar, kara ve deniz avcılığında engin tecrübesi ve yaşayıp, yaşattıklarıyla, sosyal hayata katılımıyla, doğa ve insan sevgisi dolu kişiliğiyle hemen herkesin tanıdığı örnek alınacak, çok yönlü bir büyüğümüz.

 

Yakın çevresinde tanıyanların BABA dedikleri; Fahrettin Tercan 1941 Ordu doğumlu. Babası Memişoğlu Mustafa Tercan Ordu’ya Erzincan Tercan’dan gelip yerleşti.  Boztepe’den Sağsen’lerden Seher Hanım ile evlendi. Bu evlilikten Günay- Talat-Candeğer-Yıldız-Fahrettin ve İnci dünyaya geldiler. Karapınar köyünde geniş arazilere sahip oldu. Çiftliğinde çalışanlarına adaletli davranışlarıyla konuşulan, ayni zamanda teknesiyle balıkçılığa da merakı olan, deniz konusunda her tür bilgiye sahip denizcilerin reisi. Mustafa reis, küçük oğlu Fahrettin’in de küçük yaşta beraberinde denize tekneyle çıkmasına izin verdi.  Fahrettin deniz ve çevre hakkında bilgilerini babasından aldığı için arkadaşları arasında bu özellikleriyle de ön plana çıktı. Çocukluğu Şarkiye Mahallesi ve Karapınar’daki çiftlik evinde, yazları da bir iki ayda Kavaklıca obasından ayrılma Memişli Obası ve Çambaşı’nda yayla yaparak geçen Fahrettin İlkokulu Güzelordu’da okuduktan sonra Erkek Sanat Okulunda tahsiline devam etti. Abisi Alabut Talat gibi futbolu o da seviyordu. Erkek sanat lisesi okul takımının değişmez futbolcusuydu. O yıllarda lakap takma modası vardı. Fahrettin’e arkadaşları arasında yorulmak bilmeyen yapısı ile fıçı gibi ciğeri var anlamında FIÇI lakabını taktılar.

 

Erkek Sanat Okul Futbol takımı. Sondan altıncı, baştan yedinci Fıçı Fahrettin.

Futbol oynayıp takıma girmek için her mevkide oynamayı kabul etmiş. En sonunda hücuma yönelik orta saha oyuncusu oynamaya başlamış ama hırsı ve inanılmaz nefesi yüzünden sahanın her yerinde, top nerede Fahrettin orada hesabı top kovalayan oyuncu olmuş. Okul takımında ve mahalle maçlarında, turnuvalardaki futbolu ile Ordu 16 yaş genç takımına seçildi. 

 

Ordu 16 Yaş Genç takımı Amasya’da: Güner Vardal(Arap)-Rıfkı Gümüş-Fikret Ayabakan(Papaz)-Fahrettin Tercan(Fıçı)-Yılmaz Yücel-Ömer-Talip Akçevre(Şarlo). Oturanlar: Yalçın Nazlı-Ahmet Karlıbel-Kemre Yüksel –Fatsalı Civit İsmet.

Amasya‘da şampiyonaya katılan bütün takımları yenen genç takım

Lapa lapa yağan karın altında Samsun takımına karşı final maçına çıkarlar. 1-0 galip durumda iken dakika 89’da, Samsunlu dayı Necdet’in attığı gole mani olamaz ve ikinci olurlar. Ordu dönüşü Fahrettin, abisi gibi Ocak kulübünde amatör olarak futbola başlar.

 

 

1957 Ocak Kulübü .Ayakta sağdan üçüncü Fıçı Fahrettin. Necip Ergen’li, Dansöz Aydınlı, Kovboy Telat’lı, Ayvazlı Kadro.

‘Terbiyesiz Top’

Deniz ve kara avcılığı merakı yüzünden çoğu maçlara yetişemez, avda olmayı tercih edermiş. Antrenmanlara bile katılmadan geldiği zaman hemen formasını giyip ilk on birdeki yerine alır formasının da hakkını verirmiş. Bir maçta Hikmet Bacınoğlu peş peşe iki gol atınca kaleciye kızıp kaleye geçmiş. Hikmet Bacınoğlu bir golde ona atınca kızıp topu alıp çalım atıp top sürerek kaleden diğer kaleye topu kimseye kaptırmadan karşı kaleye kadar sürdüğü ama golü atamadığı, kale yerine direğin kenarından dışarı çıkan topun arkasından da bakarak ‘Terbiyesiz Top’ Dediği hep anlatılır. Orduyu temsilen komşu illerde yapılan müsabakalara takviye oyuncu seçilirken Fıçı Fahrettin akla gelen ilk isimlerden olurmuş.

 

Trabzon Karmasını 2-1 yenen. Ordu İl Karması: Yener Çelik(Dilik)-Sezer Beyaz(Goli)-Hayri Ertürk(Kuru)-Mehmet Onursal(Torun)-Güner Vardal(Arap)-Ferhat Ömür(Gala  Gala). Oturanlar: Onur Çelikkol(Sarı)-Engin Müldür(Motor)-Çoşkun Evren(Bızdırık)- Fahrettin Tercan(Fıçı).

Ordu’da en sevilen spor faaliyeti olan futbolun yanı sıra, kürek çekme ve yüzme yarışmalarında da hep birinci olan Fahrettin Tercan süratli futbolu rakibi, yıpratan deparlarıyla ve takım arkadaşlarının moralini yüksek tutmak için devamlı bağırması ile bilinir.

 

Ordu karması: Torun Mehmet-Onur Çelikkol(Sarı)-Nadir Furtun(Deli)-Fahrettin Tercan(Fıçı)-Yan Kafa İbrahim-Fahri Kılıç(Ayvaz). Oturanlar: Suphi Varel-Motor Engin-Nizam Yeşiltepe-Muttalip- Kovboy Telat.

      Saha içinde bir savaşçı, saha dışında herkesi kucaklayan bir dost, bir abi, bir kardeş. Bu yapısı ile herkesle barışık bir adam. BABA.

 

 

 

 

 

 

Ocak Kulübü: Laz Ahmet-Kaleci-Sezer Beyaz(Goli)-Mehmet Karamustafaoğlu(Höllük)-Onur Çeikkol(Sarı)-?-Fahrettin Tercan(Fıçı). Oturanlar:..-Racon Kemal-Adem Aksoy –Ömer Dağaşan.

 

 

Ocak Kulübü ve gol.

Almanya günleri

Avcılık ve futbol derken okul bitmişti. Askerliğini yaptı döndü. Fahrettin Tercan yapı olarak yönetilmeyen, kimsenin sözünü dinlemeyen kendi başına buyruk bir insandı. Kızacak bir şey bulup bir bahaneyle, meslek okul mezunlarına işveren Almanya furyasına kapılıp gurbete gitti. Kısa zamanda kendine iş bulup önce Türk Gücü’nde sonrada bir eyalet takımında futbol oynamaya başladı. Rahat yaşamaya alışkın olduğu için kazandığı paradan fazlasını harcıyordu. Yazları Ordu’ya fındık zamanına denk getirip geliyor, para alıp Almanya’ya dönüyordu.

 

 

İlk on birde takımın asları arasındaydı. Hafta sonları Alman ve Türk seyirciler birlikte müthiş Türk Fahrettin’ i izlemeye geliyorlardı. Goller atıyor, tribündekileri coşturuyor kendi neşesini insanlara da aktarıyordu. İki yıla yakın kaldıktan sonra Ordu özlemi ağır bastı ve Ordu’ya döndü.

Milletvekili Hamdi Mağden annesinden dolayı akrabasıydı. Bayındırlık Bakanlığına Sürveyan olarak işe girdi. 1975 yılında uzaktan akraba olan, Heves hanımla nişanlanıp, 1976 yılında evlendi. Bu evlilikten Mustafa ve Seher dünyaya geldi.

 

Eşi anlatıyor

Fahrettin abinin hayat arkadaşı sevgili eşi Heves yengeye Fahrettin abiyi sordum.

“1976 yılında evlendik. Annem Giresun’a gelin gelmiş bir Memişli (Tercan) kızı olduğu için Ordu'yu biliyor aileyi de tanıyordum. Fahrettin tatlı sert sevgi dolu bir insandı. Ona göre herkes iyiydi. Yeni evliyiz Fahrettin uzak avlara gidiyor ben yolunu gözlüyordum. Zamanla alıştım. Onun hayatında her şeyin yeri ayrıydı.

 

İyi bir baba, iyi bir eşti. Kara deniz avcılığı, Köpekleri, tüfekleri saçması. Av arkadaşları onun her şeyiydi. Gittiği yerlerde dostlar edinirdi. Tekrar tekrar giderdi gitmezsem darılırlar der gene giderdi. Köpekleriyle konuşur önce onları doyurur gezdirir sonra kendi yemek yerdi. Bir gün ona Fahrettin ölür de tekrar dünyaya gelirsem senin köpeğin olmak isterim, köpeklerini bizden çok seviyorsun demiştim.

 

Yılmaz Engin ve Kadıoğlu Hamdi Akpınar ile avcı arkadaşlarıyla av sonrası.

    Fahrettin hayatına müdahale edilmesinden hoşlanmazdı. Kendi doğrularına göre yaşardı. Bizde ona uyardık. İyi ki öyle yapmış. Hasta olduğu son günlerde bir gün ‘Ölürsem yüzümü açık tutun hayatım boyunca utanacak hiçbir şey yapmadım’ Dedi. Gerçekten kimseyi kırmayan bir yapısı vardı. Çok fedakârdı. Çocuklarımın Baba dediği gibi, çevremizdeki bütün İnsanlar da Fahrettin’e BABA derlerdi.’’

 

 

              

Avcıların Baba diye hitap ettiği, eski futbolcuların Fıçı Fahrettin diye andığı, hayat dolu örnek bir insandı. Yenilgiyi kabul etmeyen mücadeleci yapısı ile bilinen Fahrettin abi, 2012 yılında yakalandığı amansız bir hastalığa yenik düştü ve aramızdan ayrıldı. Ruhu şad, Mekânı Cennet olsun.

Beraber yıllarca ava gittiğim, kendisinden çok şeyler öğrendiğim, hakkında kitap yazılacak adam seni unutmayacağız.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (11.12.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (11.12.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)