Yufka yürekli
Coşkun Özbucak

Yufka yürekli

Bu içerik 389 kez okundu.
Reklam

         Anadolu halkının en önemli geleneklerinin başında gelir kışa – ramazana hazırlık dönemleri. Köy-mahalle halkı imeceyle gereksinimlerini evlerin önünde, harmanlarda birlikte hazırlarlar.

         Hamurun oklavayla kağıt gibi inceltilmesi önemlidir. Kimi elinin hassaslığına göre oklavanın kalınlığını ayarlar. Hazırlanan açkılar özellikle odun ateşiyle sac üzerinde kurutulur. Kabarır kimi yerinden ve kıtır kıtır yufkalar üst üste yığılır, öbek öbek taşınır evlere.

         Yufka el altında tutulan bir yiyecektir artık. İçine peynir, kıyma… canınız nasıl isterse tepsi ya da tavada kızartılır. Yufka tavaya girmeden önce suda ıslatılır. Küçük büyük herkesin severek yediği yufka sofranın vaz geçilmezidir.

         Yufkanın soframızdaki yeri başka mutlaka ama yüreğin yufkaya benzetilmesi de nereden çıktı. Kıtır kıtırlığı mı, suda batırıldığında yumuşaması mı öne çıkıyor belli değil. Ancak yufkanın en küçük bir darbede kırılması, parçalanması daha akla yatkın yüreğe yufkalık özelliğinin verilmesine neden olan.

         Yufka yürekli olmak iyi mi kötü mü bu durumda? Kırılgan, parçalanan bir yüreğinizin olması mı çelikten bir yüreğe sahip olmak mı daha iyi? Seç bakalım.

         Önce ‘güçlülükten’ başlayalım. Demirden-çelikten bir yüreği olanlar ne yaparlar? Kendine güveni tamdır, dışarıdan kolay kolay zarar görmeyeceğine inanır. Ya kendisi gibi demirden-çelikten yüreğe rastlarsa ne olur? Birbirini anlamaya çalışmayan, kendine çok güvenen iki yürek ancak birbiriyle vuruşmayı getirirler ilk olarak akıllarına. Yani dayanışma değil, rekabet ve savaş öne çıkar.

         Yufka yürekli ise, kırılgandır; bu nedenle karşısındakileri de kendisi gibi düşünür. Zaman zaman bireysel olarak zarar görür ama gönlü hep huzurludur. Çünkü kimseyi üzmek istemez. Hele karşısındaki de yufka yürekli ise, dostluğun, dayanışmanın keyfine diyecek olmaz. Birbirini kırmamaya, incitmemeye çaba harcayan insanların egemen olduğu yerde mutluluk rüzgarı egemendir.

         Kızgın sac üzerinde kıtır kıtır olan yufkanın pişirildikten sonraki damakta bıraktığı tat gibi, yufka yüreklilerin bulunduğu yerde mutluluğun ve huzurun keyfi de başkadır.

         İnsan olmanın özelliklerinden biri de yufka yüreklilik değil mi? Çevresinde yaşananlar karşısında neler hisseder insan? Güzellikler karşısında sevinç; olumsuzluklar karşısında üzüntü duyulması gerekmiyor mu? Olaylardan etkilenmemek; kör, sağır, dilsiz olmak, yüreğin taşlanmış olduğunu gösterir.

         Yufkanın damak tadı bitmesin; yüreklerimizin yufkalığı kaybolmasın.

         

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR