Tarımda teslimiyet
Coşkun Özbucak

Tarımda teslimiyet

Bu içerik 820 kez okundu.
Reklam

 Buradan fındıktaki politikaların genel anlamda uygulanan tarım politikalarından bağımsız olmadığını zaman zaman yazdım. Yeni okuduğum bir yazı yazdıklarımı somut verilerle farklı bir anlatımla ortaya koymuş.

         Tüm Köy Sen Genel Örgütlenme ve Eğitim Uzmanı Sedat Başkavak’ın Teori ve Eylem dergisinin Kasım 2018 / 24. sayısında çıkan yazısından bölümler aktaracağım. Yazının bütününü okumak isteyenler Tüm Köy Sen’in facebook sayfasından ya da http://teoriveeylem.net/2018/11/emperyalizm-ve-tarimda-ithalata-bagimlilik/ linkinden okuyabilir.

         Yazı, özellikle Menderes zamanında başlayan ve tüm hükümetler tarafından ABD ya da AB ile yapılan anlaşmalarla tarımın dışa bağlı hale getirilerek nasıl yok edildiğini belgelerle ortaya koymakta. Yine tarımın önemlidayanakları olan SEK, EBK, Sümerbank, TEKEL, şeker fabrikaları gibi kamu işletme ve fabrikaların parça parça her hükümet tarafından nasıl özelleştirildiği belgeleniyor.

         Başkavak’ın yazısındaki önemli belge ve istatistiksel kanıtlar dışındaki durum tespitlerini kısaca aktarayım:

         “Uygulanan tarım politikaları ve özelleştirmeler sonucu;

1- Üretim azalırken ithalat arttı ve köylü tarımsal üretimden koptu.

2- Azalan tarım destekleri ve artan girdi maliyetleri üretici köylüleri yoksullaştırarak ve üretimi devam ettiremez hale getirdi. Üstüne ithal ürünlerle rekabet de eklenince yoksulluk, üretimden kopma ve büyükşehirlere göç hızlandı. Tarımsal üretim küçük üretici ve geçimlik tarım yapan üretici köylülerin işi olmaktan öte şirketlerin faaliyet ve ticaret alanı haline geldi.

3- Tarımsal örgütlenmenin aracı olan kooperatifler itibarsızlaştırılıp, tarımsal üretimde, dağıtımda ve pazarlamada üretici köylüler yararına rol oynayan bütün kurumlar ya özelleştirildi ya kapatıldı ya da işlevsizleştirilerek ülke tarımı kapitalizmin her türlü talanına açıldı.”

“Dünya Bankası, Türkiye’nin uyguladığı fiyat, girdi ve kredi desteğinin kamu maliyesi üzerinde çok büyük baskı yarattığını, bu desteklemelerin tarımda serbest piyasanın oluşmasını engellediğini ileri sürerek, bu sistemden tamamen vazgeçilmesini ve yerine Doğrudan Gelir Desteği uygulamasına geçilmesini istedi. 2000 yılında IMF programı ile Tarım Reformu Uygulama Projesi kapsamında Doğrudan Gelir Desteğinin (DGD) uygulaması başladı. 2008 yılına kadar devam eden DGD, Dünya Bankası aracılığıyla finansa edilen ve tarım üretimi yapılıp yapılmamasından bağımsız olarak tapudaki araziye verilen bir destek olarak verildi. Onun için de köylüler arasındaki adı “tarla parası” oldu. Tarımsal üretimden kopuk arazi miktarına verilen DGD nedeniyle ekilebilir pek çok tarım arazisinin de ‘nasıl olsa üretim olmasa da veriliyor’ denilerek boş kalmasına sebep oldu. Zaten DünyaBankası da tam bunu istiyordu ve başardı. Böylece DGD tarım üretimine değil ülke tarımını çökertmeye verilen bir rüşvet olarak hayat buldu.”

“Sofrasına koyduğu kuru fasulye ve içindeki etin ithal, yanına eklediği pilav ve üzerindeki nohudun ithal, üzerine içtiği ayranın yapıldığı yoğurt için kullanılan süt tozunun ithal, üzerine yiyebilirse tatlı ya da baklavanın unu ve kullanılan tatlandırıcı ithal olunca, bu da yetmeyip saman ithal eder duruma gelince ortaya tek sonuç çıkıyor. Kapitalizm için karın tokluğuna, kölece çalışan halk yığınları ve çökertilen ülke tarımı. Açlıkla terbiye edilen ülkelerin bağımsızlığı zaten tartışmalıdır ki; yazı boyunca hükümetlerin emperyalist dayatmalara nasıl boyun eğdiklerini anlatmaya çalıştık. Bu tablo karşısında ya bu durumu kabul ederek ülke tarımının kapitalist yağmasına izin vererek, yoksullukla boğuşan bir ülke olacağız. Ya da başta üretici köylüler olmak üzere başta tarım üzerindeki emperyalist dayatmaları kırmak ve kendi kararlarını alarak ne üreteceğine, ne kadar ve nasıl üreteceğine karar veren bağımsız bir ülke olmak için örgütleneceğiz.”

Yazının tümünü okumakta yarar var.

 

        

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ordulu 4 hakem aynı maçta!
Ordulu 4 hakem aynı maçta!
Fatsa Belediyespor maç yapmayacak!
Fatsa Belediyespor maç yapmayacak!