ORDU’DA HOROZ DÖVÜŞLERİ
Yavuz Kalyoncu

ORDU’DA HOROZ DÖVÜŞLERİ

Bu içerik 142 kez okundu.
Reklam

Ordunun Şehrengizleri

ORDU’DA HOROZ DÖVÜŞLERİ

                  Ordu tarihinde bilinmeyen şimdilerde yasak olan Horoz dövüşlerini araştırdım. “Ben küçükken, eskiden, bir zamanlar” diye başlayan yazılar her zaman ilgimi çekmiştir. Çünkü onlarda geçmiş var, geçmişe olan özlem var. Eskiyi anlatan anılar var. Şimdiki neslin bilmediği duyunca inanamadığı, onların gözüyle masalla şan yaşama şekilleri var.

            Eskiyi anlatırken anlamsızca dinleyen yeni nesle, inekle, tosunun-aygırla, kısrağın-Koyunla, Koçun-horozla, tavuğun farkını anlatmak zorundasınız. Tosunu erkek inek, aygırı erkek at, koçu erkek koyun, horoza da erkek tavuk der hale geldik.

 

            1960 ihtilali sonrası, önceleri pek yaygın olmayan, özellikle Peru, Arjantin ve Hindistan’da yaygın olan Küba’da Castro zamanına kadar, devlet tarafından organizesi yapılan horoz dövüşleri, tüm Türkiye’de olduğu gibi Ordu’da da sevilmeye ve yaygınlaşmaya başladı, öyle ki ilçeler arası turnuvalar, iller arası horoz festivalleri düzenlenir oldu.

     Dövüşkenliği ile bilinen kavgacı Hint horozlarının saatlerce süren ölümüne döğüşleri, ilgi ile izlenmeye, dövüş öncesi ve dövüş sırasında da izleyenlerin heyecana kapılıp taraf tutması ile bahislerin açılmasıyla yeni bir sektör yaratılmış oldu.

      Horoz Dövüşü yaptırılan mekanlar

      Ordu’da önceleri bir elin parmakları kadar az insanın, bahçe aralarında, harmanlarda gizli kaçamak yaptırdığı, daha sonra sayıları hızla artan meraklılar sayesinde, heyecanlı, sevilen bir bahis ortamı yarattıran horoz dövüşlerinin Ordu’da ilk mekanı, Şarkiye mahallesindeki bizim kahvemiz olmuştu.

 

    Fotoğrafta; Zamanın meraklı horozcuları, bir dövüş sonrası.

       Her köşesinde içinde horozların ötüp meydan okuduğu kafesler bulunan, geniş bir salon, ortasında altı hasırla kaplı, etrafı branda ile çevrili, 6 metre çaplı bir dairelik dövüş alanı, içinde ölümüne dövüşen alı, çalı, karası, beyazı ile dövüşken kısa ibikli iki Hint horozu ve etrafında meraklı heyecanlı taraftarlar. Ring kenarında elinde kağıt kalemiyle bahisleri yazan Tabelacı Faruk abi, yanında kardeşi uğur, Kado Hamdi, Molla Ömero Durmuş, Kallenco Mustafa, Şifo Hakkı, Alucralı Muhittin, kardeşi Rasim, Elbiseci Şeref, Polis Ali, Fırıncı Enis, Bacınoğlu Muzaffer, Sıhhıye Mustafa, Nafa Ahmet, Koyuno Haki, Keçiköylü Mahmut Ali, Av. Nevzat Türkmen, Koyuno Cafer, Alucralı İsmail, Boksör Mustafa, Kemal Tilki, Horoz Corc, Kara Mehmet ve nice meraklı Ordu insanı.

 

      Ortaokul yıllarımda boş zaman yaratıp hep amcamın yanına gelir çay servisine yardım etmek bahanesiyle bu dövüşleri izlerdim. Bahisleşmeler çok renkli geçerdi. Aklımda kaldığı şekli ile Mollaömero Durmuş amca yüksek sesle horozunun reklamını yapar, meydan okur, ortamı daha heyecanlı duruma getirirken Fırıncı Laz Enis abi sevimli şivesi ile horozu küçümseyici ifadelerle rakip tarafa moral verirdi. Mustafa amcam bahisi Alucralı Muhittin’e verir, kendi ismini söyletmeden yandan zevk yapanlardandı. Gado Hamdi dayım sinirli yapısını belli etmeden daima altın dişlerini göstererek tebessüm ederdi.

       Killingli Günler

       Bir seferinde, daha önceden üç dövüş kazanmış şampiyon bir horoz olan killingin dövüş sırasında gagası çıkmıştı. Kural gereği, Gagası çıkan horozun düşen gagası aranıp bulunur, su molasında tekrar ağzına yerleştirmeye çalışılır, daha sonra o horoz artık emekliye ayrılırdı. O vaziyette gagası ile tutamadan açık tokat darbeleriyle Fatsalı lakaplı meşhur bir horozu yenmiş sahada kaçmadan yere yığılan gözleri görmez durumdaki horozu da dövüştüren sahipleri yarı kayıp a sahadan çekmişlerdi. Şampiyon Killing, gagası çıkık vaziyette dövüşü kazanmıştı, ama artık dövüşemeyecekti, kanat çırpıp ringte galibiyetini kutluyordu, Mustafa amcam şampiyonu iyileştirmem ve yavru almam için bana vermişti, killingli günlerim başlamış bende küçük çaplı bir horoz sever olmuştum.

 

      Horozculukta akla gelen ilk isim Tabelacı Faruk Güner.

            Ordu’da horozculukta akla gelen ilk isimlerden biri olan herkes tarafından sevilen, Mesleğinde başarılı Ordu’nun ilk tabelacılarından Faruk Güner abi ile eskileri andık.

“Horozculuk bir tutkudur. Vaz geçilmez bir sevdadır. Dövüşleri yaptırılan horozlar özel hayvanlardır. Dünyada Değişik onlarca horoz cinsleri var, ama dövüştürülen sadece Hint horozu diye adlandırdığımız, dövüşmek için yaratılmış bu cinslerdir” dedi.

            Faruk abiye sahip olduğu ilk horozu ve Ordu’nun eski horozcularını sordum. Sigara tiryakisi olan Faruk abi sigarasından derin bir nefes çekip dumanını havaya üfleyip dumana doğru bakarak gözlerini kıstı. Sanki dumanın içinde bir şeyler görüyor, birilerine bakıyordu. Biran sessizlik oldu. Sandalyesinden ayağa kalktı, yan odadan elinde bir fotoğrafla geldi. Fotoğrafta ağzında yine sigara,  elinde bir horozla Faruk abinin delikanlılık yıllarından bir görüntü vardı.

“İlk horozumu Gürcülük, Türklük çatışması yapılıp cezaevinde isyan çıkartılıp öldürülen Niniza Hamdi abiden almıştım. O Piliçle 1963 yılında Trabzon’daki festivalde birincilik kazanmıştım. O Piliçi Trabzonlulara 5000 liraya sattım. O yıllarda iyi bir inek 1000 liraydı. Kazalar arası, iller arası maçlar yapılırdı. Ne horozlar, ne insanlar gelip geçti.

       Ordu’da İlk horozculuğu yapanlar arasında Dr. Mehdi Sili, Laz Miraç Abi, Şair Muhittin Savaşkan, Terzi Kadir’in babası Kara Sali, Niniza Hamdi, İhsan Şan, Şifo Hakkı, Gado Hamdi, Mollaömero Durmuş Yeşiltepe, Av. Nevzat Çelik, Gallenco Mustafa, Alucralı Muhittin Kılıçtaç, Elbiseci Şeref Alpagut, Polis Ali Karadağ, Fırıncı Enis Altay, Sıhhiye Mustafa Ekici, Nafacı Ahmet Ekici, Haki Koyun, Keçiköylü Mahmut Ali Gürsoy, Keçiköylü Küçük Ali Genç, Boksör Mustafa Genç, Kara Mustafa Köleoğlu, Alucralı İsmail, Öceli’den Yüncü İsmail, Alucralı Rasim, Mehmet Koyun, Cafer Koyun, Gallenco Kara Mehmet, Horoz Corc lakaplı Cengiz Yılmaz, Meletli Yılmaz, Tirebolulu Ahmet Hoca, Halen Horozculuk yapan Kemal Tilki ve ismini şuan hatırlayamadığım yüzlerce arkadaş birbirimizi kırmadan belli kurallar içinde yıllarca horozculuk yaptık. Unutulmaz güzel anılarla dolu günlerdi…”

   Fotoğrafta: Dövüş arasında Tabelacı Faruk Güner Horozuna su molası bakımı yaparken.

         

 

Horoz Dövüşünde uygulanan kurallar

          Sigarasını bitirmiş yeni bir sigara yakmıştı. Nedir horozculuğun kuralları bir horoz ne zaman dövüşe hazır olur. İnsanların boks yapmasındaki gibi hakemler, saat, masör var mı?  Diye sorular sorup detaylı anlatmasını istedim.

            “İnsanların boks maçlarından pek farkı yok, hemen hemen ayni, orada dövüşen insan burada dövüşen horoz. İkisinde de belli ölçülerdeki ringlerde belli kurallarla yapılan müsabakalarla dövüşülüyor. Horoz yaşına gelip fiziki gelişimini tamamlayıp erkekliğini ilan edince kampa alınır, Haftalık periyotlarla on beşer dakikalık, yarım saatlik antrenman müsabakaları yaptırılır. Hazır olduğuna kanaat getirilince müsabakaya çıkartılır. Eskiden kilosuna uygun dövüşler yapılırdı, kiloya kilo onlara boksta sıklet deniyor. Bir saatlik dövüşler yapılır, boksta olduğu gibi on beşer dakikada bir beş dakikalık su saati molası yaptırılır, bu molada horozun serinlemesi ve boğaz temizliği yapılır. Bir kanat tüyü ağzından sokulup boğazının temizlenmesi sağlanır, koltuk altlarına ıslak bez konur. Bir saat boyunca eğer horozlardan biri dövüşü bırakıp kaçmazsa üç su molası yapılır. Bir horozun dövüşü kazanması için birinden birinin kaçması veya birini tokat atamaz duruma gelmesi biz buna kırığa düşme deriz. Yani sahada kaçmadan kalması halinde dövüş iki tarafında rızası alınarak sona erdirilir. Dövüş öncesinde ve dövüş sırasında bahisler bir yazıcı tarafından yazılır. Horozcular arasında hiyerarşi çok önemlidir anlaşmazlık halinde en yaşlı horozcu olaya el koyar.”

İyi horoz nasıl olmalı Faruk Abi, Dedim.

 

               Fotoğrafta: Tabelacı Faruk, Alucralı Rasim, Elbiseci Şeref Alpagut. Horozlar için kurulmuş ahşap tribün, Ortada su saati.

“Horozculukta ırk çok önemlidir. Büyüklerimizden Öğrendiğimiz kadarıyla horozculukta ayni tavuktan bacı kardeşten yavru alınmaz. İyi bir horoz. Kısa sesli ince uzun boylu, kısa ibikli, sakalsız, tercihen vişne çürüğü, al veya çal dediğimiz çıpırlak renkte olmalı. Kilosu da üç kiloyu geçmemeli”dedi.

       Şimdi Ordu’da sadece meraklıları tarafından yetiştiriciliği yapılan Hint Horozlarını  dövüştürmek, dövüş düzenlemek, dövüşlere seyircide olsa katılmak, 5199 sayılı Hayvanları koruma kanunu ile yasaklanmış. Buna rağmen halen yaptıranlar hakkında bu kanuna muhalefetten 500 lira ile asgari ücretin dört katı kadar ceza kesile biliniyor

     Faruk Abinin dediği şekliyle, dövüşmek için yaratılmış Hint horozlarının iyisi 15-20 bin liradan alıcı buluyor. Halen hint horozu besleyen çocukluk arkadaşım Kemal’e bir seferinde; “Kemal horoz dövüştürmek yasak sakın şeytana uyma” demiştim. Kemalin cevabını ibretlikti.

 

       “El Cevap : Kırmızıda geçmekte YASAK!”

 

    

      

    

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)