Damlaya damlaya göl kurur
Coşkun Özbucak

Damlaya damlaya göl kurur

Bu içerik 87 kez okundu.
Reklam

Damlaya damlaya göl kurur

         “Damlaya damlaya göl olur” diyorduk; şimdi damlaya damlaya göl kurur, demeye başladık. Bu da nereden çıktı mı diyorsunuz? İşte örnekleri:

Samsun Ladik Gölü kurumaya başladı. Konya'nın Karapınar ilçesinde bulunan ve 'Dünyanın nazar boncuğu' olarak bilinen Meke Gölü, tamamen kurudu. Burdur Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü yarı yarıya kurudu. Isparta Eğridir Gölü kirlilikle başı belada. Afyonkarahisar-Denizli arasında Acıgöl acı çekiyor, kuruyor. İstanbul Terkos Gölü’nün çığlığı kulakları patlatıyor. Konya Akşehir Gölü kurudu, çöl görünümüyle kovboy filmleri çevrilecek görünüm aldı. Burdur Yaraşlı Gölü “imdat!” diyor. Manisa Marmara Gölü kuruma tehdidi altında. Kuruyan ve kurumak üzere olan sazlıklar hariç internette bunları bulabildim.

Kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz. Geleceğimizi karartıyoruz. Bize emanet olan doğayı gelecek nesillerden çalıyoruz. Yani damlaya damlaya öldürüyoruz doğayı. Doğa yoksa yaşam da yoktur, bunu düşünemiyoruz. Göllerin kuruması, susuzluk yanında nükleer-termik santraller, jeotermal enerji santralleri, HES’ler, RES’ler, taş ocakları, maden aramaları, kanallar, yollar, deniz dolguları, İstanbul 3 havaalanı gibi çalışmalar sırasında doğanın katledilmesi eklendiğinde yok oluşun hızını daha iyi anlayabiliriz.

Bu kadar örnekleri vermemin nedeni, Ordu’nun önemli nefes alma yerlerinden biri olan Gölköy ilçesindeki Ulugöl’ün Trabzon’daki Uzungöl gibi olmasına yönelik beklenti oluşturmaya çalışılmasındandır.

Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürü Uğur Toparlak, "Ulugöl, zamanla Trabzon'da Uzungöl gibi olacak. O denli turist alacağız. Ama biz planlı ve programlı gideceğiz. Trabzon'un yaptığı yanlışı yapmak istemiyoruz. Ulugöl'ü beton yığını haline dönüştürmek istemiyoruz. Doğal karakterini koruyarak geliştirmek ve turizme tam anlamıyla kazandırmak istiyoruz." diyor ama ben yine de “Ulugöl, zamanla Trabzon'da Uzungöl gibi olacak. O denli turist alacağız.” sözünden dolayı kaygılıyım.

Aynı kaygıyı Fatsa Gaga Gölü, yaylalarımız ve şelalelerimiz için taşıyorum. Her taraf betonlaştırılacak. Bu nedenle dedim damlaya damlaya göl kurur, diye. Yapılanların etkileri hemen belli olmuyor. Bugün bunu, yarın şunu; bu yıl bunları, gelecek yıl şunları yapalım derken bakacağız ki gölümüzü, şelalelerimizi, yaylalarımızı betonla kaplatıp gürültülü bir yer haline getirmişiz. Pratikte hep böyle oluyor. O zaman yapılacak tek şey, doğalığıyla bırakıp korumak.

Trabzon Uzungöl iyi bir örnek. Gitmeyen, görmediği için pişman; giden ise, bu katliamı gördüğünde gittiğine pişman.

Yani diyeceğim, damlaya damlaya göl kurutmayalım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)