Dilek Ağacı
Osman Kaya

Dilek Ağacı

Bu içerik 94 kez okundu.
Reklam

          “Dilek Ağacı”, emekli eğitimci Coşkun Özbucak’ın öykü kitabı. Daha önceki yıllarda gazetelerdeki köşe yazılarını 3 kitapla okurlara ulaştıran Özbucak, bu kitabında öykü türündeki çalışmalarını toplamış. MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi’nden Ekim 2018’de çıkan kitap 134 sayfadan oluşmaktadır.

       Dilek Ağacı’nda bulunan 25 öykünün tamamına yakını toplumcu gerçekçi bir anlayışla yazılmış. 3 öykü “hayvan öyküsü” biçiminde yazılmış olmakla birlikte yine toplumsal sorunlara gönderme yapmaktadır. Öykü yazı türünde belli bir sayfa uzunluğu yoktur. ”Küçürek öykü” denen birkaç cümleden oluşan öyküler olduğu gibi onlarca sayfa süren öyküler de bulunmaktadır. Özbucak, öykülerinde, ortalama bir öykü sayfasını/uzunluğunu (birkaç sayfa) seçmiştir.

       Öykü konularını çoğunlukla kendi yaşanmışlıklarından alan Özbucak, bazı öykülerini de gözlemlerine/dinlediklerine dayanarak yazmış. Aslında gözlemler de yaşanmışlığın bir parçası sayılır.

       Öykülerin en önemli özelliklerinden birisi, çoğunun Ordu’da veya Ordu’yla bağlantılı bir yerde geçmiş olmasıdır. İstanbul’da geçen öyküler de vardır. Belki Ordu’yu bilmeyenlerin yer konusunda çıkarımda bulunmakta zorlanacakları adlar, Ordu kent yaşantısını bilenler için tanıdık gelecektir. Yine bu yer ve kişi adları Ordu kent kültürünün ve toplum yaşantısının içinde olanlar için kapsamlı çağrışımlar yapacaktır. Bu öykülerdeki adlardan bazıları şunlardır:

Kar Karası (Kadın El Emeği Pazarı), Beyaz Taşlı Sokak (Tepenin eteğinde, şehrin merkezine yakın mahalle).

        Öykülerinde yalın, açık ve anlaşılır bir dil kullanan Özbucak, sanatlı/dolaylı anlatımı hayvan öykülerinde kişileştirme ve konuşturma sanatlarını kullanarak yapmıştır. Yazar, öykülerindeki kişilerin kendilerine özgü konuşmalarını da düzgün bir Türkçeyle (yerel konuşma ağzı kullanmadan) vermiştir. Bu da yazarın biçeminde özellikle tercih ettiği bir teknik olsa gerek. Öykü, roman, tiyatro, senaryo gibi metinlerde yerel özellik taşıyan kişilerin konuşmaları, yerel ağız özelliği değiştirilmeden verilir, genellikle. Yazarın bu tekniği kullanmamasının nedeni, dilin doğru kullanımın yaygınlaşması gerektiği düşüncesi olabilir. Kişilerin yerel konuşma ağızlarının öyküde kullanılmasının öyküye ayrı bir gerçeklik ve renk kattığını da yadsıyamayız.

       Öykü türüne ,”Dilek Ağacı” ile başlangıç yapan Özbucak’tan yeni öyküler bekleriz. Coşkun Hoca’ya, zor ve uzun yazarlık yolunda başarılar dilerim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)