Fındık ve tohum
Coşkun Özbucak

Fındık ve tohum

Bu içerik 133 kez okundu.
Reklam

         Fındık alımı ve fiyatı konusunda tarım ve gıda tekellerinin çıkarına tutum alınmasına yönelik tepkiler yükseldikçe TMO’nun devreye girmesi zorunlu hale geldi. 1 Kasım’da 14.00-14.50 TL fiyatla fındık alımı başlatılacak.

 Bu işte memnuniyetini dile getirenler yaranabilmek için kampanya başlattılar. Oysa üreticinin elinde fındık kalmadı sayılır. Bu kadar geç yapılan açıklamadan memnun olanlar üreticinin çıkarını düşünmeyenlerdir. Bu kadar açık.

         Üretici köylüye (daha doğrusu ülke tarımına) yönelik yaptırımlar devam ediyor. Çıkarılan tarım yasaları alt alta getirildiğinde adım adım üreticilerin tarım ve gıda şirketlerinin egemenliğine terk edildiği görülecektir. Yeni bir yönetmelikle yerli tohumumuz da yerli ve yabancı şirketlerin denetimine terk edildi. 

         Kullanılan sözcükler  düşünülüp seçilmiş. İlk okunduğunda “ Ne güzel yerli tohumlar koruma altına alınıyor.” denebilir ama işin aslı hiç de öyle değil.

         Resmi Gazete’de yayımlanan “Yerel çeşitlerin kayıt altına alınması, üretilmesi ve pazarlanmasına dair yönetmelik” tohumların koruma altına alınmasından söz edilse de asıl amaç yerli tohumları üreticinin kendisinin saklamasının engellenmesidir. Bu uygulama yerli tohumları da şirketlere teslim etmenin bir adımı oluyor. Yani üretici, gelecek sezon kullanacağı tohumu ayıramayacak, tohumu her yıl yeniden şirketlerden almak zorunda kalacak. 5553 sayılı Tohumculuk Yasası ve yeni yönetmelik bu anlama geliyor.

         Bu yasa ve yönetmeliğin bir benzeri ABD’de uygulanıyor. Kendi ürününden tohum ayrıştırıp etraftaki üretici köylüye veren ya da satan köylülere tohum şirketleri kanuna muhalefetten davalar açmakta, yüksek tazminatlar istenmektedir. Aynı tehdit Türkiye üretici köylünün başına da gelecek.

         Üretici kendi ürettiği tohumu kullanabilmesi için “üretici-yetiştirici belgesi” almak zorunda bırakılıyor. Böylece sınırlı biçimde kalan tohumlar da paketlenerek tohum şirketlerinin malı haline gelecektir.

         Buna tepkiler dile getirilmeye başlandı. Ekoloji Birliği 27-28 Ekim tarihlerinde Ankara’da yaptığı 2. Meclis toplantısında konuyu gündemlerine alarak üretici köylü örgütleri ve Ziraat Mühendisleri Odası gibi kurumlarla işbirliğiyle kamuoyu oluşturma ve dava açma gibi süreçleri değerlendirme kararı aldı.

         Tüm Köy Sen yaptığı açıklamada bu yasa ve yönetmelikleri eleştirerek yerli tohuma sahip çıkacaklarını açıkladı.

         Ziraat Mühendisleri Odası da Tohum Kurulu oluşturup çalışmalarına başladı.

         Yani tarımı ve tohumu, tarım ve gıda şirketlerine teslim etme politikalarına karşı üretici lehine yeni sesler yükselecek.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)