Pinokyo
Coşkun Özbucak

Pinokyo

Bu içerik 93 kez okundu.
Reklam

 

            İtalyan yazar Carla Collodi'nin yarattığı Pinokyo'yu tanımayan, en azından adını duymamış olan yoktur herhalde. Gepetto Usta'nın yarattığı, sonradan canlanan ve yalan söyledikçe burnu uzayan tahta kukla Pinokyo'nun maceraları defalarca beyazperdeye de aktarıldı.

            Yalancı Çoban masalı da var. “Kurt var!” diye bağıran çoban iki kez halkı kandırır ama üçüncü de gerçekten kurt vardır ama “Kurt var!” diye bağırsa da, çırpınsa da inanan olmaz. Yalancılığın cezasını görür.

            Çocukluktan başlar “yalan söylememe” eğitimimiz. Masallar yanında inançlar da “yalanın kötü olduğunu” belirtir. Büyükler çocuklara “doğruluğu” öğütlerken, eğitirken kendileri de başka biçimde davranırlar. Yani sözü başka, özü başka olurlar. Bunu herkes için söylemiyorum. Günün koşulları gereği genelleştiriyorum.

            Öyle bir durum karşısındayız ki, gözümüzün içine baka baka “yalan söylüyorlar” mı diyeyim, “algı operasyonu “mu yapıyorlar diyeyim ama hangisi olursa olsun gerçekler söylenmiyor.

            Duruma göre bugün başka, yarın başka “gerçekler” dile getiriliyor ve birbirine karşıt olarak söylenenler de “gerçek” kabul ediliyor. Bununla daha çok siyasette karşılaşıyoruz.

            Fethullah Gülen için söylenenleri- söyleyenleri alt alta yazalım. Aynı kişilerin birbirine karşıt cümlelerini saymakla bitiremeyiz.

            Binali Yıldırım, seçim vaatleri hakkında yaptığı bir değerlendirmede şunları söylemişti. "Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince, söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat, her zaman birbiriyle örtüşmez. Bu Türkiye için değil, dünya için böyledir. Şimdi siz, zannediyor musunuz ki, Avrupa’daki söylemlerin, bunu söyleyenlerin gerçek fikridir, elbette değildir" demişti.

            Bahçeli’nin Erdoğan hakkında söylediklerini alt alta getirdiğimizde çelişkileri daha iyi göreceğiz. Hele Numan Kurtulmuş’un söyledikleri hiçbir kaba sığmaz. Söylenenlerin hangileri doğru?

            Papaz hakkında konuşulanlar zaten evlere şenlik. Gündemi yönlendirmek için birbiriyle çelişen açıklamalar “olağanlaştırıldı”.

            Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle de söylenenler çelişkili. Kriz var mı yok mu? Varsa, atlatıldı mı, atlatılmadı mı? Bu sorulara da birbirinin karşıtı yanıtlar veriliyor. Bugün başka, yarın başka…

            Pinokyo yalan söylediğinde burnu uzuyordu ama bugün yalan-yanlış konuşanların yüzü bile kızarmıyor. Masallarla anlatılmak istenenlerin bir geçerliliği yokmuş demek ki burnu uzayan yok.

            Bunları söylerken kapımız önünden söz etmemek olmaz. Yerel seçimler öncesi ve sonrası şimdiki belediye başkanımız  “cadde otoparkların” kaldırılacağını söylemişti hatta süre de vermişti ama bugün bakıyoruz cadde otoparklar çoğaldıkça çoğaldı. Ama burnu uzayan yok.

            Artık Pinokyo masalı işlevini yitirdiği için internet sitelerinden silelim, kitapları yakalım. Çünkü Pinokyo okunmaya devam edilirse çocuklarımıza yanlış bilgiler verilmiş olunur; aman aman gelecek neslin bozulmasına neden oluruz.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)