Yürümek
Coşkun Özbucak

Yürümek

Bu içerik 111 kez okundu.
Reklam

    Yürümek bir başka beceri. Kundaktan çıktıktan sonra yürüyebilmek için ne zorluklar yaşar bebek. Ama yürümeye başladığında tut, tutabilirsen.

         Dağları, tepeleri yürüyerek aşarak gidilirdi geçmişte. Haftaları alan yolculukla gidilen yerlere dakikasında ulaşılıyor şimdi.

         Yürümek önemlidir, hele hedefi varsa. Yürüdükçe dizlere bir ağırlık çöker, taşıyamaz olur vücudu. Ara ara dinlenilir ama hedefe varma konusunda geri adım atılmaz.

         Doktorlar da yürüyüşü önerir hastalarına. Çünkü sağlıktır yürüyüş. Ne için yürüdüğünü bilmek anlamlaştırır, bir kazanıma dönüşmesini sağlar. Ayağında, bacağında bir engeli olmayan herkes yürür. Yürümeden yürümeye de fark var. Aynı bakmakla görmek arasındaki fark gibi. Biri edilgenliği, diğeri ise etkenliği belli eder.

         Yürümeye yüklenen anlamlar çok. Yolda sıradan yürümek de var, sağlık için yürümek de ama en önemli yürümek, hedefe kilitlenerek amaç için yürümek. Hedefe kenetlenmek; korkuyu, kuşkuyu dışlayarak; dayanışmayı, mücadeleyi, birliği öne çıkararak anlamlaşır.

         Yürümek yalnızla ayakla olmuyor. “Süslü Kadınlar” yürüdüler eşit yaşam hakkı için bisikletleriyle… Kadınların da özgürce bisiklet kullanabilmelerini teşvik etmek için. Her yıl ülkenin her köşesinde yapılıyor bu etkinlik. Belki “küçük” bir grup ama hedefe kenetlendikleri için etkileri büyük. Bunu Nazım Hikmet o kadar güzel anlatmış ki, okuyalım:

Yürümek;/ Yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak, /Havaları boydan boya yarıp ikiye /Karanlığın gözüne bakarak yürümek… 

Yürümek;/ Dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup,/ Kelleni orta yere/ Yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek… 

Yürümek;/ Yolunda pusuya yattıklarını,/ Arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek… 

Yürümek; /Yürekten gülerekten yürümek...

         Yürümeyi göze alabilmektir marifet. Dost var, düşman var; pusularda bekleyen var. Yürümek o kadar tehlikeli, o kadar da erdemli bir iş. Yürümek için kişisel beklentiye gerek yok. Kişisel beklentisi olanlar da yarı yoldan geri döner; taşları, çukurları, duvarı görünce pişman olur yürüdüğüne, yürüyeceğine…

         Yürümek, umut etmektir; ışığa yönelmektir. Hele bu yürüyüş, Nazım Hikmet’in yazdığı gibi, “Yürümek;/ yürekten/ gülerekten / yürümek” olunca hiçbir engel duramaz önünde.

         Çok gördük yürüyenleri. Rüzgar nereye götürürse diyenleri de, çoğunluğun olduğu yere yürüyenleri de gördük ama hep inanarak doğru bildiği yoldan yürüyenlerin kazandığına tanık olduk.

 Tarih, inanarak, doğru bildiği yoldan yürüyenlerle yazılmaya devam ediyor. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)