Ekonomi Tıkırında
Ufuk Ersoy

Ekonomi Tıkırında

Bu içerik 146 kez okundu.
Reklam

Memleket boşaldı. Yöneticilerin çoğunluğu bu yıl sekizincisi düzenlenen Ordu Tanıtım Günleri etkinliği koştu heyecanla. Ordu’yu tanıtıp gelecekler. Biz kaldık geride. Eeee, durun ne oluyor bir bakalım. Şimdi oturup, memleketin gidişatı hakkında bir şeyler yazsam ilgi çekmediği gibi, okunmayacak biliyorum. Bu nedenle bu gün hem gülümseyelim, hem de zahmet olmazsa düşünelim biraz.

***

İki tane bankacı parkta yürüyorlarmış. Birisi yaşlı bir kurt diğeri ise yeni bankacıymış. Yaşlı bankacı yürürken ekonominin sırlarını öğretmek için genç olana nasihat veriyormuş. 

Yaşlı Bankacı: “Bak evlat ekonomide önüne hangi fırsat çıkarsa çıksın bunu değerlendirmen gerekir. Mesela önümüzde bir hayvan dışkısı var. Sana 1 milyar versem onu yer misin” der. 
Genç Bankacı: “Gerçekten mi efendim. Tamam, neden olmasın” der. 
Ve gerçekten de dediğini yapar. Sonra tekrar yürümeye devam ederler. Karşılarına bir tane daha çıkar. Yaşlı Bankacı; “Bak şimdi evlat misal bana da 1 milyar versen bende bunu yerim.” 
Genç Bankacı: “Tamam o zaman efendim yediğiniz takdirde bende size 1 milyar vereceğim” der. 
Gerçekten de yaşlı olanda dediğini yapar ve genç olan 1 milyarı kendine uzatır. Daha sonra yürümeye devam ederler. 
Genç Bankacı: “Sizden 1 milyar aldım ben yedim. Sizde benden verdiğiniz parayı aldınız sizde yediniz. Peki, söylemesi ayıp ikimizde karlı çıkmadık, biz bu boku niye yedik” der. 
Yaşlı Bankacı: “Öyle deme evlat. 2 milyarlık işlem hacmi yarattık.”

 

***

Fadime, pazarda elbise satan Temel’den oğluna tişört almış. Çocuk tişörtü çok beğendiği için hemen giymiş. Biraz sonra bir yağmur bulutu ile gelen yaz yağmuru ve arkasından güneş. Bir ıslanıp bir kuruyunca tişört çekmiş. Fadime hemen soluğu Temel’in yanında almış. “Hani Ula pu tişört çok kaliteliydu!” diye bağırmış çocuğun açıkta kalan göbeğini göstererek.

Temel hemen elindeki mezurayla çocuğun yanına gelip, pantolonu ile tişörtü arasındaki açıklığı ölçmüş. “Müjde hanumefendiciğum! Demiş.  Oğlunuz tam 11.1 cm büyümüş!”

***

Mevsim yaz, aylardan ağustos... Riviera kıyısında küçük bir kasaba. Yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor ve kasaba bomboş. Herkesin birbirine borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. Şans eseri otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 dolar bırakıyor. Ancak odayı beğenmezse parasını alıp gideceğini söylüyor ve yukarı çıkıyor. Otel sahibi parayı alır almaz kasaba olan borcunu ödüyor. Kasap, 100 doları hemen alarak toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren hayat kadınına götürüyor. Kadın parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu kapatıyor. Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor, odayı beğenmediğini söyleyip 100 dolarını geri istiyor. Parasını geri alan Rus müşteri, kasabayı terk ediyor. Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor. Ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)