​Direnç
Coşkun Özbucak

​Direnç

Bu içerik 144 kez okundu.
Reklam

 

         Etki-tepki, varoluş-yok oluş, karşıtların birliği ve mücadelesi kavramlarını günlük yaşamımızda sık sık kullanırız. Hem toplumsal yaşam da hem de doğada sürer gider bu durum. Bunu tek bir sözcükle ifade etmek istersek DİRENÇ sözcüğü yeterli olur sanırım.

         Belki CNN Türk’te izlemiş olanlar vardır. Ordu-Kabadüz İlçesi Çambaşı Yaylası Kaleboynu Mevkiinde yıkılan bir ağaçtan on altı ağaç büyümüş. Ordu Çevre Derneği olarak korunma durumunu yerinde görmek için Serdar Şimşek (Çaycı lakabıyla bilinen) rehberimizle Başkanımız Gül Ersan ve Tüm Köy Sen Ordu Şube Başkanı Zekayi Sağra ile ağacı yanına gittik.

         Doruk ağacı devrilmiş. Ağacın çevresinde başka devrilmiş-kesilmiş ağaçlar da var. Onlar yavaş yavaş çürüyerek toprak olmak üzereler. Doğa kendi kendine yenileyerek yaşamını sürdürüyor.

         Devrilen ağacın kökünün dörtte üçü dışarıda kalmış. Dışarıda kalan kökler kalınlaşmış sanki ağacın birbirine dolanmış, kaynaşmış dalları olmuşlar. Yerde boylamasına yatan ağacın gökyüzüne ulaşmaya çalışan dalları toprak içinde kalan küçük bir kökün verdiği enerjiyle büyümüş ve on altı adet ağaç olmuş. Peş peşe sıralanmışlar ama uzun boylular önde.

         Doğanın kuralları insan yaşamına da dersler veriyor. Direnme, yaşama tutunma dersi en başta. Ağacın toprak içindeki küçücük kökü, insanların yüreklerindeki küçücük umuda benziyor. Umudu olanın yaşama gücünün eksilmeyeceği bibi. Küçücük kökü olan ağaç kendisi yok olurken on altı yeni ağaç büyütmüş kendi içinden. Yüreğindeki umudu yitirmeyenler de kendini kurtardığı gibi çevresindeki insanları kurtaracaktır.

         600-700 yıllık ağaçlar var. Köklerini toprağın derinliklerine ulaştırıp gövdesini, dallarını gökyüzüne uzatan. Belli olur diğer ağaçlardan farklılıkları. Örnek olurlar çevresindeki yeni büyüyen ağaçlara, umut verirler; direnmeyi, yaşama bağlanmayı öğretirler.

         Yaşamımızda böyle değil mi? Çevremizdeki umut yüklü insanlar olduğunda yaşama bakışımız daha canlı ve güvenli olur. İnsanlara enerjilerini verir umutlu olanlar. Üzüm üzüme baka baka kararırsa, umutlu olanlara bakalım ki, umutlu olanlar çoğalsın.

         Umutsuzluğun dışa vurumu “Böyle gelmiş böyle gider” anlayışıdır. Tarih örneklerle dolu ve değişim süreklidir. Karşıtlar varsa direnç de var. Önemli olan umutlu olmaktır. Yaşam inancını canlı tutabilmektir. Umudunu yitirenler Çambaşı’ndaki yıkılmış ama direnme gücünü yitirmemiş on altı yeni ağacın büyümesini sağlamış ağacı görmelerini öneririm.

         Ordu Çevre Derneği olarak Çambaşı’nda direnen ağacın korunması için yetkililerle görüştük, koruması ve bakımı için gerekli girişimlerin yapılacağı sözünü aldık.

Ya bizler… Umudumuzun diri tutarak yaşama tutunmak için direnecek miyiz yoksa çürümeye mahkum mu olacağız? 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)