Eğitimde Okuma
Osman Kaya

Eğitimde Okuma

Bu içerik 149 kez okundu.
Reklam

 

       Eğitim-öğretim yılı başladı. Öğrenciler her okul düzeyinde onlarca dersin konusunu öğrenmeye ve yapılacak sınavlarda başarılı olmaya çalışacaklar. Daha sonra da merkezi sınavlarda gitmek istedikleri bir üst okulu veya yapacakları mesleği belirlemek için yarışacaklar.

       Öğrencilerin bu çabasına aileler de olanakları ölçüsünde katkı sunmaya çabalayacaklar. Öğretmen arkadaşlar ise girdikleri dersi daha iyi nasıl işleyebileceklerinin uğraşısı içinde en iyisini gerçekleştirmek için uğraşıyorlar. Okul yönetimleri okullarının daha iyi bir eğitim-öğretim ortamına kavuşması için ellerinden geleni yapmaya çalışmakta.

       Eğitim sisteminin eksiklikleri/yanlışları bir yana benim üzerimde durmak istediğim bu kez okuma alışkanlığı kazanmamış öğrencilerin istenilen düzeye ulaşamayacağı gerçeğidir.

       Bir lise veya üniversite diplomasına sahip olup da okuma alışkanlığı/kültürü kazanmamış bir kişinin/öğrencinin aslında çok şey öğrenmediğini görmemiz gerekir. Çünkü günümüz bilgi çağıdır. Ancak bilgiyi yalnızca sınavda başarılı olmak ve diploma almak için öğrenme çağı değildir. Ayrıca bilgiyi ezberleme dönemi çoktan bitmiştir. Artık bilgiye ulaşma bir tuşa dokunmakla mümkündür. Gerekli olan bilgiden bilgi üretme, karşılaştırma yapabilme, çözümleme yapabilme, eleştirebilme, sorun çözme yeteneğine sahip olma, dünyadaki gelişimi ve değişimi okuyabilme, bilim ve teknolojiyi geliştirebilme gibi daha birçok özelliği kazanabilmektir.

       Eğitim sistemi üzerinde yapılacak yenilikler ve değişiklikler elbette bu özelliklerin kazanılması için gereklidir. Ancak öğrencinin her şeyden önce okuma alışkanlığı/kültürü kazanmış olması gerekir. Bunu bir adım daha ileri götürürsek eleştirel ve etkin okumayı öğrenmiş olması zorunludur.

       Tüm bu okuma özelliklerinin kazanılabilmesi için öncelikle öğretmen arkadaşların ilkokul 1. sınıftan itibaren bu konuda özenli bir çalışma yürütmesi gerekir. Ortaokulda Türkçe, lisede ise Türk Dili ve Edebiyatı dersleri öğretmenlerine önemli görevler düşmektedir. Bu  alanda gerekli yöntem ve tekniklerle okuma alışkanlığı kazandırma çalışmaları yapılmaktadır. Okul yönetimlerinden de okul kütüphanelerinin oluşturulması/zenginleştirilmesi konusunda isteklerde bulunulmalıdır. Kütüphanesi olmayan veya kütüphanesinde yeterli sayıda kitap bulundurmayan bir okul önemli bir yönüyle eksik demektir. Okulun diğer birimlerine araç-gereç alırken ve o alanları iyileştirirken kütüphanenin okulun belki de en önemli birimi olduğunu unutmamak gerekir.

       Tüm bunların yanında, evde ailelerin de öğrencilerin kitap okuyabilecekleri ortamı sağlamaları, olanaklar ölçüsünde evde bir kitaplık oluşturmaları gerekir. Anne-babanın bu konuda örnek olması da en güzelidir.

       Eğitimde istenilen düzeye ulaşmanın olmazsa olmazlarından birisi de okuma alışkanlığının/kültürünün oluşturulmasıdır. Bugünün gençlerini geleceğe ancak okuma kültürü/alışkanlığı kazandırarak hazırlayabiliriz.

      

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)