Dedikodu Üzerine Bir Araştırma
Ufuk Ersoy

Dedikodu Üzerine Bir Araştırma

Bu içerik 310 kez okundu.
Reklam

 

Çoğu zaman “bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalsın”, “duydun mu?”, “bak ne duydum”, “olanlardan haberin var mı”, “benden duymuş olma ama”, “dedikodu olmasın ama” diye başlayan cümlelerin devamıdır dedikodu.

Dedikodu insanların içindekini dışarıya vurmasının ilk evresidir. Dedikodu yaparken bastırılmış saldırganlığını toplumca kabul görmüş bir şekilde açığa çıkarır. Hiçbir cezası olamadığı için herkesin yapabileceği bir aktarımdır.

Dedikodu ne masum bir günahtır! Uzaktan kavga gürültü etmeden, kimseyi incitmeden bütün âlemi sahnesinden geçirir. Kiminin başına külah giydirir, kiminin kuyruğuna teneke bağlar. Söyleyen ve dinleyeni sevindirir.

Dedikodu tatlıdır; fakat içinde öldürücü zehirler taşıyan bir yemiş gibi tatlı! Dedikodu masumdur, fakat koynunda yılan besleyen bir güzel kadın gibi masum!”

Dedikodu gündelik hayatın içerisinde, sıkça yapılan bir konuşma etkinliğidir. İşyerlerinde, evlerde sokak ve mahallelerde çalışırken, dinlenirken, çay ve kahve faslında vb çeşitli zamanlarda yapılan sohbetin bir kısmıdır. Her zaman ve her mekânda rastlanabilen türden, ortak tanıdığın çekiştirilmesidir. Dedikodu, çoğu zaman boş vakit doldurmak için yapılsa da kıskançlığın, öfkenin yumuşatılmış ve gizlenmiş halidir. Birine duyulan öfke dedikoduyla anlatılır.

Dedikodu mahalle ve sokak hayatında büyük yer kaplamaktadır. Dedikodu ile kişinin yaptığı yanlışlar diğer mahalleliye anlatılarak; hem dedikodusu yapılan kişinin yaptığı yanlışın kulağına gitmesini sağlamak, kendine çeki düzen vermesini sağlamak, olmazsa dedikodular aracılığıyla rahatsız ederek mahalleden uzaklaştırmak hem de mahallenin diğer üyelerine “dikkat et, sen de böyle bir şey yaparsan dışlanırsın” mesajı verilir.

Mahallede dedikodu için uygun çok sayıda mekân bulunmaktadır. Esnaf ile alışveriş yaparken, altın günü için evlerde toplanırken, kapı önü, balkon veya çeşme başında komşularla karşılaşırken veya sokak aralarında tanıdıkla selamlaşırken dedikodu yapmak mümkündür.

Kadınların birliktelikleri dışında kahvehaneler, fırın, manav, bakkal gibi esnaflarla muhabbet içinde dedikoduya rastlanabilir. Dedikodu büyüdükçe daha inandırıcı bir hal alır. Aynı şeyi birden fazla kişiden duymak o dedikodunun inandırıcılığını arttırır. Dedikoduyu anlatanın kullandığı sözcükler de inandırıcılıkta büyük rol oynar. Dedikodu yapay, sahte ve ikiyüzlü iletişim türüdür aslında. Şehirlerin büyüyüp gelişmesine en büyük engeldir.

***

Ne geçiyor aklınızdan?

Kim/kimler geldi gözünüzün önüne?

Son birkaç aydan beri bu memlekette yaşananlar ne kazandırdı bizlere?

Durup bir düşünün. Ve alın işte size bir gerçek; yaşadığımız şehri sessiz sedasız öldürüyoruz farkında mısınız?

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)