Yanan çocuklarımız
Coşkun Özbucak

Yanan çocuklarımız

Bu içerik 68 kez okundu.
Reklam

Adana Aladağ’da çocuklarımızın yanarak ölmesi-öldürülmesinin üzerinden günler geçti. Bu yangın, bilinen ama ‘unutulan’, ‘görülmeyen’ gerçekleri yeniden anımsattı.
İnsan Hakları Haftası yaklaşırken Türkiye’nin imzaladığı sözleşmenin uygulanmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. Sözleşmeye göre, devlet barınma ve eğitim hakkını sağlamak zorunda. Hem de tüm yurttaşların…
Tüm yurttaşların barınma hakkını bir kenara bırakalım, eğitim hakkı olan çocuklarımızın barınma hakkını sağlama konusunda bir çaba yok! Yasalara göre ilkokul ve ortaokul öğrencileri için ‘özel yurt’ yasak! Aslında özel yurtların tümü yasak olmalı çünkü eğitim ve barınma hakkını sağlamak devletin asıl görevlerinden biri.
Aladağ’da yanan çocuklarımız ise ‘yasak’ kapsamında olan bir yurtta kalıyorlardı. Burada yurt işletmecisi de, buna izin veren, göz yuman yetkililer de suçlu. Bakalım dava nasıl sonuçlanacak?
Devlet-hükümet ‘büyük’ yatırımlar yapıyor ama en kolay ve zorunlu olan ‘yurt’ sorununu çözemiyor. Aslında çözmek istemiyor demek daha doğru. Her şeyde olduğu gibi sosyal devlet yerini özel girişimcilere (sermayeye) bırakmış. Öğrenciler müşteri olunca sonuç bu oluyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, illere (Ordu da buna dahil) büyük statlar yapılmaya başlandı. Seyircisi olmayan maçlar için 25-30 bin kişilik statlar! Yıllar geçse gereksinim duyulmayacak statlar yapılıyor ama her yıl barınma sorunu yaşayan öğrencilerimiz için yurt yapma konusunda ‘cimri’ davranılıyor. Örneğin Ordu’nun stada mı öğrenci yurduna mı gereksinimi var, karşılaştırma yapalım! Burada spora yatırıma karşı olduğum anlaşılmasın.
Uluslararası sözleşmelerden ve yasalardan kaynaklı yükümlülükler ‘unutulursa’ piyasa tarikatlara, öğrenciyi müşteri olarak görenlere kalır. Şu an olan da bu.
Yaşanan sıkıntılar sonrası ‘sorumlular’ hemen savunmaya geçip başka sorumlu arama alışkanlığını bırakmalı. Çocuklarımız yandı, sorumlusu yok mu? Buna da mı ‘kader’ diyeceğiz?
Taşımalı sistem sonrası okulların katılması, liselerin ilçe merkezlerinin dışında olmaması, öğrencilerin ailelerinden uzak okullarda okumak zorunda kalması yurt gereksinimi katlayarak büyüttü. Ama yapılan yurtlar çok az ama özel ve tarikat yurtları çığ gibi büyüdü. Eğitimde yaşanan olumsuzluklar bunların ekmeğine yağ sürdü. Bir de siyasi destek olunca…
İlimizin her köşesi incelendiğinde bu acı gerçek daha iyi anlaşılacak. Devlet yurtları yok denecek kadar az. Yurdu olan okulların başında imam hatipler geliyor. Özel yurtlar ise ‘desteği eksik olmayan’ tarikat yurtları!
Sosyal devlet, eğitim ve barınmayı sağlamalı, hem de ücretsiz… Kimileri ‘her şeyi devletten beklememek gerekir’ diye demogoji yapabiliyor. Evet, her şey devletten beklenecek; çünkü devlet, insanlar için vardır.
Tüm özel yurtlar kapatılmalı, devlet yurt yapma sorumluluğunu yerine getirmelidir.

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)