​Yollar aşınmaz
Coşkun Özbucak

​Yollar aşınmaz

Bu içerik 166 kez okundu.
Reklam

         Süleyman Demirel’in 1968 yılında söylediği bir söz var, “Yollar yürümekle aşınmaz.” diye. Sokaklar hareketlidir; her gün yürüyüşler, eylemler yapılmaktadır. Süleyman Demirel, bunları önemsemediği izlenimini vermek için söyler bu sözü.

         Aradan yıllar geçti. Bu sözün söylendiği 1968 yılından günümüze neler oldu neler… Yürüyüşler, grevler, boykotlar; çatışmalar, öldürmeler, ölmeler… Yollar aşınmadı ama silinmeyecek bir tarih yaratıldı bu süreçte.

         “Aşınma” sözcüğü gerçek anlamda kullanılırsa Demirel’in haklı çıktığını kabul ederiz ama öyle değil gerçek. Aşınmayı “etki” anlamında kullandığımızda başka bir anlam çıkar. Demirel’in önemsizleştirmeye çalıştığı “yolların yürünmesinin” etkileri hala sürüyor. Yani yürüyerek yollar aşınmaz ama kokmaya başlayan siyasi anlayış titremeye başlar. Korku paçalarını tutuşturur.

         Yürümek bir umuttur. Bebeğin sandalyeyi, koltuğu tutup sıralaması anında birden bire anne ya da babaya doğru yürüyerek atılması yeni bir dönemi başlatır. Artık çocuk bağımsız hareket etme hakkını elde etmiştir. “Yolları aşındırmayan” yürüyüşler de yeni bir dönemin başlangıcıdır aslında. Ezberlerler bozulur, gelenekler altüst olur. Uysal, verilene yetinen; söyleneni dışına çıkmayan çocuk büyümüş, gözü açılmıştır. Artık kendi istediği, belirlediği yaşam biçimini isteme hakkını elde etmiştir. Verilmesini bekleyen değil, almasını bilen olmuştur artık.

         Yürümeye başlayan yanında yeni yürümeye başlayanı görür. Tek tek yürümezler, yan yana olmanın tadına varırlar. Yürürken öğrenirler birbirinden. Hem öğretmendirler hem de öğrenci. Artık yollar, kitap olmuştur. Aktarır yeni nesillere geçmişi. Birikir, çoğalır, taşar yollardaki bilgi birikimi. Artık yolda yürümeyenler bile kendilerini yürümüş gibi hissederler. Yani yol aşınmamıştır ama yürüyenler büyümüştür.

         Yürüyüşler olmuştur yollarda. 15-16 Haziran İşçi Yürüyüşü; 4-8 Ocak 1991 Madenci Yürüyüşü; 20-22 Haziran Kamu Emekçilerinin Ankara Yürüyüşü (ilk) gibi. Her biri yeni nesillere bir ders-deneyim olmuştur. Yapılmak istenen bir yürüyüşte bunlar ufuk açıcılık görevi yapmaktadır. Demirel’in dediği gibi belki yollar aşınmamıştır (yürüyenlerin ayakkabısı aşındığı kesin) ama yönetenlerde yarattığı korku yürekleri aşındırmıştır mutlaka.

         Yürüyebilmektir önemli olan. Koltuklara tutunarak ayakta durma dönemini bitirenler yürümeye başladığında sıra koşmaya gelir.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)