Büyük ORHAN; “Orhan TOKCAN”
Yavuz Kalyoncu

Büyük ORHAN; “Orhan TOKCAN”

Bu içerik 127 kez okundu.
Reklam

 

 

Bir zamanlar diye başlayan yazılar bizi hep maziye götürür. Her insan falcılara fal baktırıp geleceği öğrenmek istediği kadar, dünü de merak eder. İşte size Dünden bu güne Ordu’da futbolun unutulmaz isimlerinden Orhan Tokcan.

 

Orduspor’un ilk profesyonel lisanslı futbolcusu olan Büyük Orhan ile 1960’lı yılların Ordu’da futbolunu konuştuk;

“1944 Ordu Selimiye Mahallesi’nde şu anki Merkez Ortaokulunun olduğu yerde bulunan iki katlı bağdadi baba evinde dünyaya gelmişim. O yıllarda Selimiye Mahallesi Taşocak caddesinin sağında solunda dizili evler ve yolun sonunda eski cami, alt tarafında kireç ocağına doğru yeni oluşmuş Gümüşhane’den göç gelip yerleşenlerin evleri ve yanından yukarı çıkan bir yokuş, yokuş boyunca evlerin haricinde yerleşim yoktu.  Üst taraflar köy statüsündeydi. Yukarıda etrafı fındık bahçeleriyle çevrili çıkmaz sokakta dede evimiz vardı. Akşam olunca ıssız ve karanlık olduğundan evden dışarı mecbur kalmadıkça çıkılmıyor, dışarıdan da eve gelinmiyordu. Her taraf fındık bahçesi idi.

Yayla günleri

Çocukluğum Selimiye Mahallesi ve Tıkıloğlu sülalesinden olan annemin doğduğu yer olan Yokuşdibi’nde geçti. Atın terkisine asılan sağlı sollu konulan ahşap kasalar içindeki yolculukla yedi - sekiz saat giderdik. Yolda acıkınca yenilen yolluklar, çeşme başlarında su molaları unutulmaz güzellikteydi. Yaz tatilleri gittiğimiz dede evimizde yaşantımız rüyalarımı süsler halen, tabiatın içinde bol meyveler, yaban çilekleri, böğürtlenler, doğal mantarlarla, koyun kuzu her türlü evcil hayvanın beslendiği şimdilerde filmlerde görebildiğimiz bir köy hayatı içinde büyüdük.

 

Abdulkadir Tokcan ve Huriye Hanım.

Babam Abdulkadir Tokcan Nüfus Müdürlüğü yapıyordu.  Ordu Haricinde Van, Giresun, Ulubey ve Ünye’de görev yaptı. Her gittiği yere bizi de de götürdüğü için kız kardeşim Ayhan ve erkek kardeşim İlhan’la birlikte çok okul değiştirdik. Yeni arkadaşlar, yeni okullar derken seneler ilerliyordu.  İlkokulu Ordu Gazi İlkokulu’nda öğretmen Sabiha Bacınoğlu’nun öğrencisi olarak okudum.

 

1952-1953 Gazi İlkokulu. Okulda ilk senemiz.

            Selimiye Mahallesi’ndeki arkadaşlarım Şarlo Talip, Sarı Onur, Ümit Tokcan, Vural Lezgi ve Hayri Ertürk ile birlikte Gazi ilkokuluna giderdik. Kış günleri buz tutan okul yokuşunda çanta üstüne oturup kaymak en büyük zevkimizdi. Okul sonrası mahalle aralarında futbol oynardık.

       Ünye Günleri

            Ortaokulu Merkez Ortaokulu’nda okurken birinci senenin sonunda babamın Ünye’ye tayini çıktı. Ortaokulu Ünye’de tamamladım. Ünye’de futbol hayatım daha aktif hale gelmişti. Kendi kafama göre bir gurup arkadaşım vardı. Boş zamanlarda bir araya gelip futbol oynadığımız bir de takımımız vardı.

 

   1960 Ünye Kültür spor: Oral-Metin-Ayhan-Yüksel-Sami(Soysal)-Ceyhan-Orhan-Muhittin-Tahir-Refaittin(Şahin)-Necati(Şahin)

 

        Yazları kurulan turnuvalarda benden büyüklerle birlikte oynamaya başladım. Yaz harici müsabakalar Ordu merkezde yapılırdı. Kültürspor olarak iyi bir takım oluşturduk. Ordu’yu temsilen çevre illere Ordu’dan da takviye alıp müsabakalara gidiyorduk.

1961 Tokatta yapılan yaz turnuvası 2-2 kavga ile biten maç kadrosu: Avni Çelik-Ayhan-Ersan-Cevat-Necati-Ayvaz(Fahri Kılıç)-Yüksel-Torun Mehmet(Uğursal)-Kefeli-Rabbim Mehmet. Oturanlar: Fahri-Oral-Orhan-Tahir-Kuru Kenan.(Ordu’dan Fahri Kılıç ve Torun Mehmet takviyeli gitmiştik)

Öğretmen Okulu ve futbol

1957 yılında Ünye ortaokulundan mezun oldum. Kara Ali beni Ordu genç karmasına seçmişti.  Babamı beni il dışına göndermesin diye ikna etti ve imtihansız sporcu kontenjanından kaydımı Perşembe Öğretmen Okuluna yaptırdılar. Okulumuz spora çok önem veriyordu. Atletizm, voleybol,  basketbol, futbol ve jimnastik. Sporun her dalında vardım. O yıllarda bir lisansa her türlü dal yazılıyordu. Yazları gene Ünye’de Kültürspor ile yaz turnuvalarına devam ediyordum.  Arkadaşlıklar çok değerliydi, her fırsatta bir araya gelmek için bahaneler yaratılırdı. Maçlar kıran kırana geçse bile maç sonu her şey unutulur, gülüp eğlenilirdi. Acı olaylarda olurdu erken yaşta kaybettiğimiz Yalçın Nazlı’nın ölümü gibi.

 

         Arkadaşımız Yalçın Nazlının ölümünde sahaya pankart ile çıkmıştık.

Kara Ali’nin oluşturduğu Ordu karması ile de gurup müsabakalarına gidiyordum. O sırada arkadaşlar aracılığıyla Ordu 19 Eylül Spor Kulübü’nde amatör olarak futbol oynamaya da başladım. İki yıl oynadım.

 

1960-19 Eylül Spor Kulübü.

Perşembespor ile zirve

Sonra Perşembespor kulüp yetkilileri okula baskı yaparak cüzi bir ücret karşılığı beni Perşembespor’a transfer ettiler. Burada Selimiye Mahallesinden arkadaşlarım Uçman ve Üstün Türközer ile birlikte Perşembespor’u zirveye taşımak için mücadele verdik. Çok iyi bir takımımız vardı.

 

1964- Orhan Tokcan’lı Perşembespor.

Transfer teklifleri

1966 yılında Öğretmen Okulunu bitirip öğretmen oldum. İlk görev yerim Yalıköy Kutluca İlkokuluydu. Hem öğretmenlik yapıyor hem de Perşembespor’da futbol oynuyordum.  Anadolu takımlarını araştırıp futbolcu transferi yapan yöneticiler aracılığı ile Ankara Gençlerbirliği ve PTT Spor Kulübü’nden transfer teklifleri aldım. Gazetelerden ismini gördüğümüz takımlardan transfer teklifi gelmesi onur vericiydi ama cesaret edip çoğu arkadaşımız gibi bende gidemedim.

 

    Ordu Gücü ve 19 Eylül futbol takımı maç öncesi.

 

   1963 Yaz turnuvasında Ünye Kültürspor-Ordu Ocak kulübü birlikte maç öncesi.

Yazları form tutmak için farklı takımlar Ordu’ya gelip hazırlık maçları yaparlardı. Bizlerle de maç öncesi ve sonrası hatıra fotoğrafları çektirirdik.

Orduspor’a ilk imza atan futbolcu

1967 Yılında Rahmetli İbrahim Köksal başkanlığında Orduspor kurulunca, Ordu’da bulunan bütün amatör futbol kulüpleri lav edilip Orduspor oluşturulmuştu.(Ordu Gücü-Karadeniz İdman Yurdu-Ocak Kulübü-19 Eylül-Yolaç). Perşembespor’dan da benimle birlikte altı arkadaşa transfer teklifi geldi;(Orhan Tokcan-Ahmet Aksel-Üstün Türközer-Uçman Türközer-Polat-Kaleci Murat Özcanlı).  

Ordu’nun seçme amatör futbolcuları bir aradaydık. Bölge Müdürü Kemal Ergöknil bize antrenman yaptırıyordu. Hiç birimiz para pul düşünmeden çalışıyorduk. Bir antrenman öncesi bizi topladılar. Bana ‘sen öğretmensin örnek ol ilk imzayı sen at’ dediler. Düşünmeden noter huzurunda törenle imzayı attım. 22 yaşımdaydım ve Orduspor’un ilk profesyonel lisanslı futbolcusu olma şerefi bana nasip olmuştu.

 

     1967-Noter Ahmet Eroğlu- Nihat Özel ve Orhan Aslan ile Orhan Tokcan İlk imzayı atarken.

Takıma dışardan da transferler yapılmıştı. Diğer takımlardan alınan arkadaşların bizden üstün bir yanlarının olmadığını görünce kendimize olan güvenimiz daha da artmıştı. Daha sonra Galatasaray’ın ve milli takımın ünlü sağ açığı İsfendiyar Açıksöz hoca ile anlaşma yapılıp kurban keserek sezon açılışını yaptık.

 

                       1967 Ordu spor sezon açılışı.

 

Ordusporun ilk golünü atan futbolcu.

İsfendiyar hoca ile çalışmalara başladık. Takım dizilişinde santrafor arayan hoca bir türlü istediği golcüyü bulamamıştı. Beni santraforda denemesini söylemişler. İlk hazırlık maçında Giresunspor’a karşı santrafor oynayıp 4-0 yendiğimiz maçta üç gol atınca hoca; ’Aradığım santraforu buldum’ demiş. 

    

Büyük Orhan

Takımda benden başka yaşça benden küçük Orhan Sağesen de vardı. Onun için bana ‘Büyük Orhan’ ona da ‘Küçük Orhan’ diyorlardı. Maç içinde Yener’le Üstün önüme milimetrik toplar atardı, her maçta defalarca kaleci ile karşı karşıya kalırdım. Unutulmaz bir anıdır, İsfendiyar hoca antrenman sonrası bize tuzlu çay içirirdi. Tamer Güney gelince her şey değişti, futbolun farklı yönlerini anlamaya başladık. Santrafor gibi oynamadığımızı anladık, kaleye sırtımız dönük oynuyorduk.

 

Tamer Hoca beni defansa çekti, hücuma katılıp defansa geri geliyordum. Kondisyonum çok iyiydi. Kumbaşı - Efirli arasında takım halinde kros yapardık takımın en önünde Fatsalı Yek Nevzat, Pele Erol ve ben gelirdik.

 

  İzmir de oynadığımız Ülkü Spor maçında 1-1 berabere kalmıştık mükâfat olarak gazinoya gitmiştik.

Orduspor bir başkadır

Orduspor’da futbol oynamak bizim için gururdu. Milli takımda oynamak gibi bir şeydi. Para beklentimiz hiç olmadı yenildiğimiz zaman kafamızı yerden kaldıramazdık. Her gelen hocadan yeni şeyler öğreniyor, yeni transferlerle daha da güçleniyorduk.

 

      Ordu seyircisi stadyumu tıka basa dolduruyordu. Duvarların üstü stadyum kenarındaki evlerin çatıları hep seyirci doluyordu. Bizde formamızın hakkını veriyor, canımız dişimize takıyorduk.

 

1968 yılı Tamer Güneyli, Altan’lı Ordu spor.

 

     Orduspor 2. Lig’de fırtına gibi esiyordu, rakip takımların korkulu rüyası halini almıştık. İçerde dışarda hep galibiyet için oynardık.

 

     

Evlilik ve futbola veda

1969 yılında Ünye Ortaokuluna geldiğim yıllarda başlayan güzel bir birlikteliğimiz olan hayat arkadaşım Fatma Hanım ile 1969 yılında evlendim.

 

 1969. Fatma ve Orhan Tokcan.

Bir kızım bir oğlum oldu. Hem Öğretmenlik yapıyor, hem futbol oynuyordum. Askerlik kararı alıp Isparta’ya gittim. Orduspor’la dört yıllık sözleşmem sona ermişti. Karabük’ten transfer teklifi aldım. Onlarla görüştüm. Rado Dursun Rize ile anlaşmıştı o da Rize’ye çağırdı. Ispartaspor yeni lige çıkmıştı onlar da beni istiyorlardı. Orduspor tekrar görüşmeye çağırdı. Askeri dönemdi eş durum tayini yapılamadığı için transfer olamadım, derken bir şeyden dolayı kızdım futbolu erken yaşta bıraktım.

 

1970-71 Yılı sezon açılışı.

Ordu şehir merkezinde bulunan bütün ilkokullarda Beden Eğitimi dersine giriyordum. Futbolu bıraktığım yıllarda Halk Oyunları ekibi ile gösteriler yaptık.

 

Halk Oyunları ekibi ile Orhan Tokcan.

            Öğretmen, Antrenör ve Hakemlikle 74 yıl

Futbol Antrenörlük kursuna katılıp 1974 yılında lisans aldım. Ayni yıl bölge futbol hakemliğe ne başladım. 1980 yılında Milli futbol hakemi oldum. Hep gösterişten uzak olmaya çalıştım. Hayatım evim, spor salonları, futbol sahaları ve okullarda geçti. Spor hayatımı üç bölüm, amatör yıllarım ki en güzel yıllarımdı, profesyonel günlerim ve Öğretmen ve eğitici olarak okul sporlarına verdiğim hizmetlerim. Hepsi 74 koca yıl ediyor.

 

Yener Çelik’in Jübile maçında Beşiktaşlı Sanlı ile.

Amerika ve Ordu arası

Sanat Okulu, Denizcilik Meslek Lisesi daha sonra da 1993 yılında emekli olana kadar Ordu Lisesi’nde Beden Eğitim Öğretmenliği yaptım. 1993 yılından 2005 yılına kadarda Özel Ordu Koleji’nde devam ettim. Halk Oyunları çalıştırıcılığı yaptım. Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğünde çeşitli spor dallarında il temsilciliği görevlerini üstlendim. Yüzlerce sporcu yetiştirdim. Severek yaptığım mesleğime veda edip 2006 yılında Amerika’ya kızımın yanına gittim. Şimdi yedi sekiz ay orada, üç dört ay Ordu’da emekliliğin tadını çıkartıyorum. Dört torunum var, ailemle birlikte onlarla mutluyuz.  

 

Orhan Tokcan, eşi Fatma Tokcan, kızı, Oğlu, Gelini ve Torunlarıyla.

 

İnsanın insana saygılı olduğu, küçüklerin sevilip, büyüklerin sayıldığı eski Ordu’yu özlüyorum.”

Sevgili Orhan Tokcan’a bizleri geçmişe götüren bu sohbeti için teşekkür ediyor, sevdikleriyle birlikte huzurlu mutlu sağlıklı ömürler diliyoruz…

 

Orhan Tokcan’ın Futbol arşivinden görüntüler.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)