HALEP
Coşkun Özbucak

HALEP

Bu içerik 71 kez okundu.
Reklam

Savaşlar ve göç, insanların özel mülk edinme süreciyle başlayan ve günümüzde kitlesel katliamlara ve soykırımlara dönüşen bir insanlık suçu olarak devam ediyor.

Savaşları ikiye ayırmak gerekir. Birincisi, ülkenin kendi içindeki çelişkilerden kaynaklı yaşanan iç savaşlar; ikincisi de dışardan müdahalelerle, işgalle başlayan iç savaşlar. Ben ikinciye değineceğim, özel olarak da Suriye’ye.

Emperyalist güçlerin-devletlerin Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yönelik ‘yeni’ politikalarının son halkası (şimdilik) Suriye oldu. Sonuç olarak İŞİD barbarları katliamlara başladı. Suriye yönetimi ve destekçisi devletler bir tarafta, İŞİD ve destekçileri bir tarafta. Suriye’de yeni devletlerin ortaya çıkması ya da iktidarın devrilmesi için politikalar geliştirildi. Bu politikaların ürünü olan İŞİD katliamlara başladı. Hatta yaptığı katliamları görüntüleyip servis eden bir örgüt olarak da tarihe geçti.

Suriye’de bir savaş var işgal güçlerinin neden olduğu ve sonuçta da göçler. Soruna nasıl yaklaşacağız? Esad tarafından mı, yoksa onu devirmek isteyen dış güçler tarafından mı?

Öncelik olan Suriye’ye yapılan dış-emperyalist müdahalelerin sonlandırılmasıdır. Hiçbir gerekçe dış müdahaleyi haklı gösteremez. Bugün Suriye yabancı asker ve katliamcı gruplar tarafından işgal altında. Öncelik olarak tüm yabancı güçlerin Suriye’den çıkmalı ki, asıl soruna çözüm bulunsun. Esad ise bir diktatördür ve Suriye halkı baskı altındadır. Ama sorundan kurtulması gerekenlerin mücadelesi önemli. Suriye halkı Esad’ı devirecek, başkası değil.

Bu kısa ve genel değerlendirmeden sonra gelelim katliamlara ve göç edenlere. Suriye’den Türkiye ve başka ülkelere gidenler en azından katliam tehlikesini atlattı. Akdeniz ve Ege Denizi’nde boğulanlar ayrı sorun. Suriye’de kalanlar- kalmak zorunda olanlar; çıkamayanlar için katliam tehlikesi devam ediyor.

İŞİD barbarlığının katliamları o kadar oldu ki, hangisini söyleyelim. Vahşet yaşandı. Bunlar kabul edilemez. Peki, yaşanan bu katliamlara kimler ses çıkardı, haykırdı, isyan etti; kimler timsah gözyaşı akıttı? Şimdi Halep üzerinden katliam protestoları yapılıyor ama bunlar dün ortalıkta yoklardı. Dün de insanlık ölüyordu bugün de ölmeye devam ediyor. Ama tepkiler her zaman aynı olmuyor.

Halep’te İŞİD katliamı varken insanlar kaçabilirse kurtuluyordu. Bugün devlet güçleri Halep’i İŞİD’in elinden geri alıyor ve şehirden çıkışlara kontrollü olarak izin veriyor. Fark bu yalnızca… Suriye’de yaşanan her katliama tepki gösterilmeli.

Ülkemizde ya da başka bir yerde yaşanan katliamlara tepki göstermek, mağdurlara sahip çıkmak insani bir davranıştır. Katliamlar karşısında din, mezhep, ırk ayrımı yapmak insani değildir. Kimden, nerden gelirse gelsin katliama tepki göstermek gerekiyor.

Yeterrr… İstanbul, Kayseri katliamları canımızı acıtıyor. Duygular isyan ediyor. Yeter… Yeter…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)