Sel ve gerçekler
Coşkun Özbucak

Sel ve gerçekler

Bu içerik 143 kez okundu.
Reklam

 

 

         Sel nedeniyle yaşanan mağduriyetler hepimizi etkiliyor. Altınordu (Ordu merkez) başta olmak üzere doğu ilçelere damla bile düşmedi. Ama kulaklar, yürekler felaket bölgesindeydi. Herkes şaşkın, üzgün ve kızgındı.

         Ordu, seli ilk kez yaşamadı. Her selden sonra söylenenler yeniden dillendirildi. Mağduriyet giderilecekmiş. Giderilmeli de yenisinin olmaması için alınacak önlemler nedir?

         Sel olur, yoğun yağışın sonucu budur.  Zararı büyükse bunun sorumluluğunu üstlenecekler de olmalı. Allaha havale edilecek durum değil felaketler.

         İnceleme yapanların bazıları, selin zararının büyüklüğünün nedenlerinden derelerdeki HES’leri ve yapılan darlaştırmaları göstermesine şaşırdım. Şaşırdım çünkü HES’lere, derelerin ıslah edilmesi adı altında darlaştırılmasına, yol yapılırken kaya ve toprakların dere yataklarına atılmasına yönelik hukuksal ve fiili çabalar sürdürülürken (Çevre Derneği olarak)  bunların seslerini duyamamıştık.  Ama bu bile bir gelişme.

         Sel nedeniyle yapılan “zararlar karşılanacak, iki ayda her şey tamamlanacak” açıklamalar güzel de önlemler ne olacak? HES projelerine onay verilmeyecek mi? Dereler korunacak mı? Köprülerin yapılması ihaleyle şirketler aracılığıyla değil de devlet tarafından mı yapılacak? Köprülerin dere yatağını ortasında olan ayağı yerine yeni projelerle önlem alınacak mı? Köy yolları gelişigüzel yapılmayacak mı? Yapılan yolların heyelana neden olabilecek yerlerin önleri taş duvarla kapatılacak mı? Şu an köy yollarının sellerde kapanmasının tek nedeni bu. Hatta karayollarının bile. Ormanlar korunacak mı? Bunlar çoğaltılabilir.

         Temel yaklaşım, yıkımın zararlarını karşılamak değil (bu da olmak zorunda), selin verebileceği zararları önceden değerlendirip önlem almaktır. Dere yatağının zaman zaman daraldığını biliyoruz, getirdiği alüvyonlarla çevresinde yeni alanlar yarattığını da. Bu alanların yapılaşmaya açılmasının sorumlusu kim olacak? Örneğin organize sanayi bölgeleri yapılırken sel olasılığı düşünüldü mü? Düşünülseydi fabrikalar, araçlar, yerleşim yerlerinin su altında kalması bu boyutta olmazdı.

         Suyun akar yolunu daraltmak ya da yok etmekle, dereyi, denizi doldurmakla alan kazanılmaz. Dere de deniz de kaybettiği alanı bir gün yeniden geri alır. Geri alırken de cezalandırır.

         Umalım, yeni bir sel nedeniyle bir felaket daha yaşamayalım, ders almış olalım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)