Yastık altı
Coşkun Özbucak

Yastık altı

Bu içerik 132 kez okundu.
Reklam

 

         İnsanlar yarınlarını güvence altında görmedikleri için kendilerince önlemler alırlar. Özellikle anne-babalar için çocukları önemlidir. Onlar kendi yaşadıkları zorlukları yaşamamalılar.

         Neler yapılmaz ki, dişinden tırnağından artırarak ‘yatırım’ yolları bulunur. Bu ‘yatırımlar’ kimlerinin dişlerinin kovuğunu bile doldurmaz ama büyük çoğunluk için durum farklı.

         Giymez, giydirir; yemez, yedirir; gezmez, gezdirir anne ve babalar. Varı yoğu çocuklarıdır çünkü. Hele bir de kendilerinin son günleri için yaptıkları ‘yatırımları da’ yok mu, çok kıymetlidir.

         Halk arasında bu ‘yatırımlara’ yastık altı biriktirmesi denir. Zor günler için, hatta kefenlik parası da denir. Ölmek de masraflıdır.

         Bankada hesap açılır aydan ayda yüz- iki yüz lira yatırılır; çeyrek altın alınır; paramızın değer kaybetmesinin sürekliliği bilindiği için döviz alınır küçük küçük. İşte bu ‘yatırımlar’ yastık altını doldurur.

         Yastık altı, kişinin, ailenin zor günlerinin kurtarıcısı olur. Çocuğunun düğünü için bir birikimdir; okul giderlerine kaynaktır; belki başını sokacağı küçük bir ev sahibi olma umudunu yeşertir. Kimseye muhtaç olmadan sıkıntısını giderebilmenin ilacıdır. Yastık altı ‘yatırımlar’ nelere kadir.

         Bir kişinin ya da, ailenin kıymetlisi olan yastık altı ‘yatırımına’ başkaları da talip olunca işin rengi değişti. ‘Kefenlik’ olarak da nitelendirilen yastık altı ‘yatırıma’ bir devletin gereksinim duyabilme olasılığı hiç akla gelmez- gelmemeli de. Ya gelirse ne olur? Nasıl okumalı bunu?

         Yastık altı, en son kullanılacak birikimdir. Eğer bunu kullanmaya başlanmışsa kişinin, ailenin ekonomisinin en kötü duruma gelmiş olduğunun göstergesidir. Eğer yastık altına devlet gereksinim duyarsa ülkenin ekonomik olarak içinde bulunduğu durunu nasıl değerlendireceğiz? Krizin durumunu ve seviyesini nasıl niteleyeceğiz? Ya da siz nasıl nitelersiniz?

         Bazen gerçeklikler ‘gerçek’ sözcüklerle ifade edilmeyebilir. Arkadan - yandan dolanmalarla bahaneler, gerekçeler dillendirilebilir ama bu yastık altına kadar düşmemeli. Eğer düşerse durumun kötülüğünü anlarız. Bir de bunu ‘bağımsızlık’ kampanyası olarak anlatmak düşüşün en belirgin göstergesidir. Çünkü yastık altı ‘yatırımlar’ yerine, seferberlik ilan edilecek o kadar alanlar var ki, önemli olan niyettir.

         TL’nin değer kaybetmesi devam ediyor. Enflasyon durmuyor, zamlar da sıraya girdi.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)