Yollar, meydanlar
Coşkun Özbucak

Yollar, meydanlar

Bu içerik 124 kez okundu.
Reklam

 

 

         İlleri, ilçeleri yaşanabilir yapan kimi özelliklerden ikisi yollar ve meydanlardır. Her yerde yol ve meydan var mutlaka ama önemli olan yararlılık durumlarıdır.

         Altınordu ilçesinin tarihi özelliği de olan bir yolu var ki, eskiyi arar durumda. Zaferi - Taşbaşı - Kirazlimanı Mahallerinden geçen ve üst dolmuş yolu olarak da adlandırılan yolun durumu içler acısı. Dolmuşçuların yıllardır yolcu yoksa kaçtığı yol. Altyapı çalışmaları süresince çekilen sıkıntılar doğal karşılansa da şu an yaşatılan sıkıntının gerekçesini anlaşılır değil. 

         Bu yol neden yenilenmiyor? Her tarafta asfaltlamadan dolayı övünenler burayı neden görmüyor? Dolmuş kooperatifi neden sessizliğini koruyor? Muhtarların belediyenin kapısını aşındırmaktan bıktıklarını söyleniyor.  Dolmuşlarda konuşulan, bu taraflardan istedikleri oyu alamadıkları için cezalandırıldıkları doğrultusunda. Neden yapılmıyor merak konusu.

         “Rus Pazarı”  için de bir şeyler söyleniyor ama ne olacağı bilinmiyor. Belki bilen var ama kamuoyuna açıklanmıyor.  Esnafları üzmeyecek bir projeden söz ediliyor o kadar. Bu zamana kadar ki uygulamalardan “BETON” öne çıkacak gibi gözüküyor. Oysa betonlaşan Akyazı ve Karşıyaka için önemli bir yeşil alan (nefes alma yeri) olabilir. Betonu bol meydanlara da yeşil alan denildiğini çok duyduk. Projeleri nedense “gizli” tutmayı seviyorlar.

         Süleyman Felek ve Zübeyde Hanım Caddelerinin bir bölümü trafiğe kapatıldı. Bu tür caddelerin olmalı ama önce trafik sorununu çözmek gerekirdi. Trafik bakımından Altnordu cehennem oldu. Caddeye bakınca “güzel oldu” denebilir ama görmeye başlayınca iş değişiyor. Açılışı da yapıldı. Taşların bazıları şimdiden kırılmış, kimi yerlerde küçük yükseklikler var insanların ayakları takılabilir; taşlar çok kaygan yağmurda, özellikle de kışın kayanların çoğalacağı kesin. Taşların rengi ışığı yansıtıyor ve sıcağı artırıyor. Gölgeliksiz oturaklar konulmuş ama gece dışında oturma olanağı olmaz.  Saksı ağaçlar “moda” oldu. Deniz kenarın, yolda hatta parklarda bile görmeye başladık. Saksıda ağaç da olsa betonlaştı her taraf. Cadde boyunca (arada geçişleri olan) toprak zeminde çiçekler ve büyük kök salmayan ağaçlar olamaz mıydı?

         Bir de yıkıp yeniden yapma alışkanlığımız da olduğundan aynısını burada da görebiliriz. Sahilde renkli korkuluklar övünülerek yapılmıştı ama kısa sürede kaldırıldılar. Nasılsa para bol!

         Ordu neler gördü, duydu. Bir örnek vereyim. Civil Deresi yanındaki Karayolları arazisine “kamu binaları” yapılma kararı verildiğinde (şu an inşaat bitmek üzere) ağaçların bir dalına bile zarar verilmeyeceği söylenmişti o zamanın valisi tarafından ama gece başlatılan  (neden gece) operasyonla ağaçlar kökünden yok edildi.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)