Belirlemek yetmez
Coşkun Özbucak

Belirlemek yetmez

Bu içerik 133 kez okundu.
Reklam

 

 

         Konuşmayı çok severiz. Her konuda bilgimiz de vardır. Belirlemeler yanında, nasıl olması gerektiği konusunda bol bol üstenci konuşmalar da yaparız ama bu belirlemelerin sonuçlandırılması için elimizi oynatmayız. Sanki uzaydan birileri gelip sorunu çözecek sanılır.

         Fındık sorunu da aynı. Benim gibi bir dal fındık fidanı bile olmayandan fındıktan başka geçim kaynağı olmayanlara kadar herkes kendince çözüm önerileri sunuyor.

         Rekolte tartışmaları yeniden başladı. Maliyet açıklamaları da yanında hediyesi. Ordu için bir karşılaştırma yapalım: 2017 rekolte tahmini 216 bin ton idi. 2018 için 150 bin ton tahmin ediliyor. 2017 fındığın maliyet fiyatı 8.75TL’ydı. (Tarım Bakanının açıklaması) İhracatçının ve tüccarın üreticiden alış fiyatı en fazla 8.50 TL oldu. (TMO 10.50 TL’den bir miktar fındık aldı.) 2018 fındığın maliyet fiyatı 13.90 TL. O zaman fındık fiyatı en az 18.TL olmalı. Şu an TMO ne yapacak, devlet nasıl bir politika belirleyecek belli değil ama serbest piyasa denilen uygulama ile yerli ve yabancı şirketlerin dediği olacağı kesin.

         Dalda fındık çok ama üreticiler dökülmelerin başladığını söylüyor. 150 bin ton olur mu? Beş aşağı ya da yukarı mı olur bilinmez ama belirleme ile yetinilirse devletin tutumu ve üreticilerin örgütsüzlüğü dikkate alındığında fındık fiyatının maliyetinin altında olacağı kesin. Fındıkta yaşanan sorunların fiyata endekslenmesi nedeniyle çözüm üretilemiyor. Fındık politikası sezonluk olarak görülmemeli. Örneğin bu yıl fındık 20 TL olsa ve gelecek yılların garantisi yoksa bir anlamı olur mu? Önemli olan fındık politikasının sil baştan yenilenmesidir.

         Bu da yetmez. Fındık politikası kimin lehine düşünülerek belirlenecek? Hem üreticinin, hem tarım işçisinin, hem de ihracatçının çıkarlarını gözeterek planlama olmaz. Bir tarafın ‘özel çıkarı’ öne çıkar her zaman. ‘Ortak noktada buluşuyoruz’ dense de inanmamak gerekir. Çünkü üreticinin ürününden kazananlar kârından zarar etmek istemiyor. İhracatçı fındığa 15 TL verse de kâr edecek ama 11 TL vererek daha fazla kâr etme olanağını varsa neden daha fazla kâr etmesin? Sistem buna uygun.

         Tartışıyoruz, konuşuyoruz da çözüm için neler öneriyoruz, önemli olan bu. Öncelikle olarak üretici hangi partiye oy vermiş olursa olsun değerlendirmesini ve siyasi tutumunu ürününe, emeğine kimin nasıl baktığına göre belirlemelidir. Gerçeği fark etmelidir. “Sahip çıkacağız, ezdirmeyeceğiz” diyenlerin geçen yıllarda da neler yaptığını unutmamalı.

         Belirleme yaptık, şimdi somut önerimiz ne olmalı, bu tartışalım. Üretici birilerinin vereceği kararı beklemeli mi yoksa çıkarı için bir araya gelip sesini mi yükseltmeli? Sesi çıkmayan, başkasından bekleyenin emeğinin ve ürününün değerini alma şansı yok.  Yeni kurulan ve geçen yıl da önemli söylemleri ve çalışmaları olan Tüm Köy Sen üretici sendikası olarak farklılığını gösterdi. Üretici, sendikasında bir araya gelmediği sürece her yıl aynı hüsranı yaşamaya mahkum olacak. Tarım yasalarının kendi lehine yeniden düzenlenmesi için üreticinin bir araya gelmekten başka seçeneği yok.

         Yani hasada başlamadan ne istediğini ortaya koyabilmeli üretici. Yoksa geleceği, geçmişinden farksız olur.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)