​Yaşam devam ediyor
Coşkun Özbucak

​Yaşam devam ediyor

Bu içerik 151 kez okundu.
Reklam

 

         Ölümlüyüz. Ölümsüzlük için bir formül-çare bulunmadı ama yaşam sürüyor bizimle, yarın da başkalarıyla sürecek.

         Yaşam devam ediyor; dünyaya kazık çakacak değiliz; mezara kasalarımızla da gidemeyeceğiz. Bunu bilerek yaşamak önemli.

         Yaşam devam ediyor; sınavlara girip çıkıyoruz, iş başvuruları yapıyoruz; olmuyor; olmuyor diye kafamızı duvarlara vurmaya gerek yok. Eğitim almamızda da, iş-ekmek kazanmamızda da güvence devlet olduğuna göre mağduriyete neden olanlar sorumlu.

         Seçim yarışları yaşarız derneklerde, sendikalarda, partilerde; olmadı ülke yönetimini, geleceğini belirlemek için de yarışız. Kazanılır, bilinmeli ki, kaybedebilinir de. Kaybedince, kara kara düşüncelere dalınmamalı artık kazanma şansı yok diye. Oysa herkesin kazanma olanağı vardır. Yaşam böyle bir şey.

         Milli Piyango bileti alınır umutla ama devamlı alınırsa kazanılır sanmayın. Torbadan ne çıkarsa. Çekilişte emek yoktur, plan-proje hiç yoktur. İş şansa bırakılırsa, şans oyunları yaşam biçimi olabilir ama yaşamın gerçekliği hiç de şans oyunu değil.

         Kızılır zaman zaman anneye babaya; çocuğa. Hiç kimse anne ve babasını seçme şansında değil; anne-baba da çocuğunu seçemiyor.  Aile içi olumsuzluk olduğunda anne-babayı atsan olmuyor, satsan hiç olmuyor. Çocuğu da aynı biçimde. O zaman kızmaya, kavgaya gerek yok. Olumsuzlukları gidermek için, dinlemek ve karşımızdakini kendi yerimize koyarak değerlendirmek sorun çözücü olur. Yaşam devam ediyor; kızmakla, kavga etmekle sorun çözülmüyor.

         İnsanların çözemediği sorunlardan biri de mala-mülke sahip olma duygusu. Kardeşler, ortaklar birbirini ‘düşman’ ilan ediyor. Oysa mülk anneye-babaya aitken hiç sorun yoktu. Ortaklık kurulurken de herkes gelecek için umutluydu ama nedense sıra mal-mülk paylaşmasına gelince kardeşlik de ortaklık da sona eriyor. Yaşam sürüyor ama kavgalar da.

         Savaşlar da büyüyerek devam diyor. Amaç, insanların başını sokacağı bir dam, karnını doyuracak aş,  yaşamın sürebilmesi için üretebileceği bir iş, sosyal yaşama ve kültürel zenginliğe katkılarını sunabilmelerini sağlayan bir olanağın elde edilmesiyse savaşa ne gerek var? İnsanların ölümü ecelinden olması kadar güzel olan ne var? Savaşla şehirler, dereler, ormanlar yok oluyor. İnsanlar ölüyor.  Savaşta kazananlar da var hem de bir avuç. Dünya nimetlerini insanların gereksinimlerine göre pay etmeyi istemeyen, kasaları mezara da götüreceğini sananlar var; insanları onlar mutsuz ediyor.

         Yaşam devam ediyor acılarıyla, mutluluklarıyla. Soralım kendimize acıları bal eylemek için ne yaptık diye.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)