Sınavlar ve gelecek
Coşkun Özbucak

Sınavlar ve gelecek

Bu içerik 162 kez okundu.
Reklam

 

 

         Liseye giriş sınav sonuçları açıklandı. Üniversiteye giriş sınavları da dün tamamlandı. Öğrencilerle birlikte ailelerde de heyecanlı bekleyiş sürüyor.

         Sınav sonucu ‘kaliteli’ (kalite benim adlandırmam değil) liselere yerleşecek öğrencilerin sayısı bir avuç. Adrese dayalı sistem gereği hoşnut olmayanları da eklediğimizde (zorunluluk gereği) binlerce öğrenci yüzünü özel okullara dönecek. Yani özel okullara gün doğdu.

         Sürekli sınavlarda yapılan değişikliklerden bıkan öğrenciler tedirgin biçimde sınav sürecini tamamladı. Şimdi sonucu bekliyorlar.

         Eğitim öğretim sistemimiz yetenekleri öne çıkaran değil, yarıştıran bir yapıda olduğu için ‘yeni’ diye uygulananlar ‘eski’ olumsuzu aratır oldu.

         Milli Eğitim Bakanı bir televizyonda katıldığı programda liseye yerleştirme sistemindeki adrese dayalı yöntemin yeni olmadığını anaokulu ve ilkokullarda da uygulandığını söyledi. Yani olumsuzluğa olumsuzluğu örnek gösterdi. Oysa herkes (kendisi de) biliyor ki anaokuluna, ilkokula başlayacak öğrencisi olan veliler okul ve öğretmene göre geçici adresler bulmanın telaşını yaşıyorlar. Şimdi de aynısını liseye geçişte yaşayacaklar. Bakanın övdüğü adrese dayalı sistemin sonucu böyle.

         Okullar arası farklılıkların ortadan kalmasını sağlamadan hangi sistemi getirirseniz getirin sorunlardan kurtuluş olmaz.

         Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini sınavlarla belirleyemeyiz. Eğitim öğretim bir bütündür. Müfredat ve kitapların içeriği önemli de derslerin işleniş biçimi önemli değil mi? Ezbere dayalı işlenen derslerin kime yararı oldu? Derslik sayısından okul çeşitliliğine kadar sorun çok. Eğitim öğretimde kapsayıcı bir tartışma yaşatılmadığı için yapılan değişikliklerin sürekliliği engellenemiyor. Eğitim sisteminin yazboz tahtasına dönmesine neden oluyorlar. Bunlar düzeltilse eğitimde sorunlar biter mi? Kocaman bir HAYIR yanıtı verilir bu soruya. Çünkü Türkiye’de öğretmen yetiştirme politikası da ezbere dayalı. Öğrenciye yararlı olacak en önemli kaynak-araç öğretmenlerdir. Eksiklikleriyle birlikte köy enstitüleri, öğretmen okulları ve eğitim enstitüleri önemli deneyimlerdi. Bu deneyimler geliştirileceğine değerleriyle birlikte ortadan kaldırıldılar. Bir de öğretmenler için ‘mülakat’ uygulaması yapmıyorlar mı, kim kimin yeteneğini-becerisini ölçecek?

         Eğitim öğretim deneme yanılma yolu ile biçimlendirilmez. Dünyada örneklerinden yararlanılacak o kadar çok deneyimler yaşandı ki, bunlardan yararlanarak günümüzün koşullarına uygun sistem ortaya çıkarılabilir. Amaç, insanlığa hizmet olursa başarılır yoksa ‘yönetilecek’ bir nesil yaratmak isteniyorsa aynı yanlışlar tersyüz edilerek devam ettirilir.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)