​Suçlu arama seferberliği
Coşkun Özbucak

​Suçlu arama seferberliği

Bu içerik 243 kez okundu.
Reklam

 

         ‘Dünyanın sonu’ olmayan ama Türkiye için önemli 24 Haziran seçimleri yapıldı. AKP oy kaybetti, MHP sürprizi ile yeniden kazandılar. CHP aynı, İyi Parti ve Saadet Partisi’nin beklentisi olmadı. HDP barajı geçerek Meclisin kalıcı partisi oldu.

         Yeni dönem için vaatler oldu ama seçmenin vaatleri dikkate almadığı ortaya çıktı. Vaatlere göre değerlendirildiğinde oy dağılımı böyle olmazdı. Seçim bitti, her şey bitti anlamına gelmiyor. Yaşam sürüyorsa çelişkiler de sürecek, mücadele de.

         Şimdi ne olacak?

         İşçiler, üretici köylüler, gençler, kadınlar, küçük esnaflar, engelliler, işsizler, inanç ve kimlik mağdurları ekonomik, demokratik, sosyal kazanım içinde mi olacaklar? Bu zamana kadar ki durumdan daha iyi olmayacağı kesin. Seçim bitti ama yaşam sürüyorsa talepler konusunda sesli düşünmek ve gerçekleşmesi için mücadele etmek gerekiyor. Seçilenin her yaptığının doğru, kaybedenlerin yanlış olduğu anlamı çıkmaz. Kazananın yaptığı yanlışlara karşı ses çıkarmak demokrasinin gereği değil mi? Yine kaybedenin kazanmak için bugünden çalışmaya başlaması en doğal olan davranış olacaktır.

         Ama böyle olmuyor nedense. ‘Kaybedenler’ içinde ‘suçlu’ arama seferberliği başlatılıyor hemen. Hele bu seferberliğin sosyal paylaşımla yapılması kabul edilir değil. Herkes sorumluluğu bir başkasına atıyor. Genel başkanlardan milletvekili adaylarına, il yönetimlerinden ‘halk’a kadar suçlu aranıyor.

          Üretici köylüden işçiye, emekliden işsize, Alevisinden Sünnilere, Kürtlerden Türklere kadar herkes suçlu! Pes etme açıklamalarından son oy verişim diyene, daha kötü olsun diyenden bu iş bitmiş diyene kadar ‘teslimiyet’ açıklamaları yükseliyor. Bunların seçim sıcaklığıyla söylenenler olduğu da yakın sürede anlaşılacak.

         Böyle duyguya kapılanlar 100 metre koşucuları gibi tüm enerjilerini kısa sürede harcayanlardır. Oysa siyaset maratondur. Uzun koşu süresince çeşitli taktikler geliştirilir; kimi zaman en arkada, kimi zaman ortalarda koşulur ama asıl enerji son dönemece girildiğinde harcanır. Maratonda moral bozukluğuna yer yoktur. Her yarışın kazananı da kaybedeni de oluyor. Önemli olan yanlışlardan, hatalardan ders çıkarabilmektir.

         Siyaset, maraton olduğuna göre mücadeleyi koşu üzerinden değerlendirirsek: Koşuya başlarken ön hazırlık olarak neler yapıldı? Koşu yapılacak zemin üzerinde inceleme, taktiksel yürüyüşler ve kısa koşular yapıldı mı? Yani, seçim öncesi halk içinde çalışmalar ne kadar yapıldı? Yerel sorunlardan genel sorunlara yönelik nasıl çalışıldı? Kılcal damarlar çoğaltıldı mı? Bunlara verilecek yanıtlar önemli. Seçmenle ilişkiyi süreklileştirmeden oy (destek) beklemek olanaksız.

         Kaybetmek de var seçimlerde. Kazanmak için bugünden başlayan bir planlı çalışma başlatılabiliyor mu, önemli olan bu. Bugün, yarın başlarız denirse bir de bakmışsınız yeni bir seçim zamanı gelmiş.

         Ayrıca siyaset, seçimle sınırlı değil. İktidarda olunmasa da halkın örgütlü gücü yaratılarak kazanımlar elde edilebilir.

         Asıl suçlu, kendisini dışarıda tutarak suçlu arayandır.

          

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)