​Asıl olan nedir?
Coşkun Özbucak

​Asıl olan nedir?

Bu içerik 200 kez okundu.
Reklam

 

         Türkiye’nin en önemli seçimlerinden biri olan 24 Haziran seçimleri için oyumu kullandım. Bu yazıyı seçim sonuçları belli olmadan yazmak zorunda olduğumdan geleceğimiz için asıl neyin önemli olduğunu yazmak istedim.

         Yeni dönem için iktidar vaatler konusunda yetersizdi ama özellikle muhalefetin vaatleri önemliydi. Vaatlerin yerine getirilmesi ya da yeni taleplerimiz için yalnızca ‘bekleyecek miyiz’ yoksa taleplerimizin gerçekleşmesi için ‘demokratik haklarımızı’ kullanacak mıyız, anahtar budur.

         İşçilerin, üretici köylülerin, gençlerin, kadınların, küçük esnafların, engellilerin, işsizlerin, inanç ve kimlik mağdurlarının yapacağı, seçilmişlerin iyi niyetlerini göstermelerini beklemek mi olacak? Yoksa yapabilecekleri başka işler var mı?

         Seçimler önemli ama demokrasi ve özgürlükler için belirleyici değil. Asıl olan, günlük olarak neler yapacağımız. Yani her kesim, kendi çıkarları için örgütlü yapılarını güçlendirmelidir.

         Demokratik halkçı bir yaşam için:

         Sendikasız işçi çalıştırmak ve grev yasaklamak yasaklanmalı.

         Üretici köylülerin örgütlenmesi ve kooperatifleşmelerinin önündeki engeller kaldırılmalı, kooperatiflerin fiyat belirlemede, satış ve pazarlamada etkin olması sağlanmalı. Planlı üretime geçilmeli.

         Doğanın, yaşam alanlarının talan, ranta, ticarete açılması yasaklanmalı.

         İnançlar karşısında devlet taraf olmamalı, hakemlik görevi yapmalı.

         İnsanların ulusal, etnik kimliklerini dışlamak, olumsuzlamak yasaklanmalı; özgürce kendini ifade edip istediği gibi yaşabilme hakkı güvence altına alınmalı.

         Kadınların çalışma yaşamında özgürce yer almaları sağlanmalı; eşit işe eşit ücret hakkı güvence altına alınmalı; günlük yaşam tarzına saygı gösterilmeli.

         Eğitimin ve sağlığın ücretsiz olması sağlanmalı, özel hastanelerin değil, devlet hastanelerinin çoğalması asıl politika olmalı. Eğitimin içeriği demokratikleştirilmelidir.

         Komşu ülkelerin iç işlerine karışma sonlandırılmalı.

         Halkın taleplerini özgürce dile getirmelerinin, tepki gösterme haklarının güvenceye alınması gerekir.

         Basın, ifade ve düşünce özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı.

         Örgütlenme; toplantı ve gösteri yapama hakkı engellenmemeli.

         Özelleştirmeler iptal edilmeli, kamu yararı öne çıkarılmalı.

         İşsizliğin yok edilmesi için politikalar geliştirilmeli, gerekirse çalışma saati düşürülmeli.

         Talepler çoğaltılabilir ama asıl olan halkın örgütlü mücadelesidir. Örgütlenme geleneği yaratılmadan yalnızca seçilenlerin inisiyatifleriyle sorunların çözümünü beklemek hayalcilik olur.

         Seçim sonucu yalnızca yönetim biçimini belirleyecek. Kapitalist kuralların egemen olduğu sistemde asıl olan, halk kesimlerinin örgütlü olmaları ve mücadelelerini her gün yapabilmeleridir. Demokratik halkçı bir iktidar hedeflenmeden sorunların bitmesini bekleyemeyiz.

          

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)