​Mühür elimizde ise
Coşkun Özbucak

​Mühür elimizde ise

Bu içerik 204 kez okundu.
Reklam

 

         Sayılı günler kaldı Türkiye’nin (Ortadoğu’nun da) geleceğini belirleyecek seçime. 24 Haziran önemli bir gün. Seçimler, siyasi gelecek için baş tacı yapılacak değil ama yine de önemli bir ayraç.

         Mühür elimizde, bas istediğin yere. Ama kendimizi düşünürken ülkenin, Ortadoğu’nun geleceğini de düşünmek gerekiyor. Çıkarcılığımız mağdur ve mazlumlar için olmalı.

         Mührü neye göre, nereye vuracağız? Önemli bir soru. Bu seçim, ülkenin yönetim biçimini belirleyeceği gibi, Ortadoğu’daki yaşanan sorunların çözümü ya da çözümsüzlüğü üzerinden yeni politikanın biçimlenmesine de neden olacak.

         Mührü nereye vuracağımızı iyi değerlendirmek zorundayız. İşçi, kamu emekçisi, üretici köylü ekonomik, demokratik haklarının durumunu; gençler eğitim hakkı ve geleceklerinin güvence altında olup olmadığını dikkate alacaklar. Sağlık durumu da hesaba katmak gerekecek. Özel hastanelerin çoğalmasının teşvik edilmesi ve paran kadar sağlık hizmetinin temel kural oluşu hesaba katılacak mutlaka. Eğitimde devlet okulu sayısını geçen özel okulları da unutmayalım. Yollar, köprüler “geçenden de geçmeyenden de” alınan paralarla gündemde.

         Tarım konusunda yaşananlar evlere şenlik. Neredeyse tarım ürünleri üretmek ‘yasak’. Çok örnek vermeye gerek yok, otu (saman) bile dışardan döviz ödeyerek alıyoruz.

         Paramızın değer kaybetmesinin ‘dış güçlerin oyunu’ olduğunu söylenmesi garipliği de gündemde. Bu dış güçlerin kim olduğu da belli değil! Varsa da yoksa dış güçler. Ülkenin ekonomik politikası yabancı sermaye gruplarını memnun etme üzerine planlayanların dış güç vurgusu çelişki değil mi? Ülkeye ‘sıcak para’ girişi için her kolaylığı sağlayanlar, ‘sıcak paranın’ para kazanmak için geldiğini bilmiyorlar mıydı? Yabancı sermayeyi göklere çıkaranlar; kapıları, kasaları bunlara açanlar sorumlu değil mi? Doların, avronun değerlenmesine izlenen ekonomik politikalar neden olmadı mı? Elinde mühür olanlar bunları da hesaba katacak mutlaka.

         Üç hafta kaldı mührü basma zamanına. Kıymeti bilinmeli. Doğru kararı verebilmek için alışkanlıklarımızda bir haftalık değişiklik yapmayı öneriyorum. Bir hafta süresince hangi televizyonu izliyorsak, hangi gazeteyi okuyorsak izlemeyelim, okumayalım. Farklı televizyon izleyelim, farklı gazete okuyalım. Ya da bir hafta boyunca birbirinden farklı haber ve yorum yapan televizyonları izleyelim, gazeteleri okuyalım. Haber-yorum farklılığını, iddiaları görelim. Kararımızı öyle verelim. Tek taraflı bilgilenmenin sakıncalarını geçmişte görmüştük. 5 yıl önceki Gezi eylemleri sürecinde camiye ayakkabı ile girildiği, içki içildiği; Kabataş’ta motosikletli, üstleri çıplak erkeklerin türbanlı bir kadının üzerine işediği boy boy haber yapılmıştı. Hepsi yalan çıktı. Ama bu yalan açıklamalar ve haberler halkı ikna (kandırmıştı) etmişti. Seçimlerde doğru kararı verebilmek için (geçmişteki hataya düşmemek için) farklı televizyonları izlemek, gazeteleri okumak zorundayız.

         Mührü doğru yere vurmak, ‘yanılmışım’ dememek için iyi araştırmak doğru bir yöntem olacaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)