ARKADAŞIMA MEKTUP-2
Coşkun Özbucak

ARKADAŞIMA MEKTUP-2

Bu içerik 68 kez okundu.
Reklam

Sevgili arkadaşım; bu, sana gönderdiğim ikinci mektubum. Sosyal medya denilen alandan seslensem kaybolup gidecek söylediklerim. Kaybolmasını istemediğim için mektubu devam ettirmek istedim.
Birinci mektubumda ‘evet’ ya da ‘hayır’ derken nelere dikkat etmemiz gerektiğine değinmiştim. Bu kez yönetime katılma hakkımızı yakından ilgilendiren maddelerden söz edeceğim.
Anayasa değişikliğini bir kenara bırakarak ‘bireyin yönetime katılma hakkını’ tartışmak istiyorum. Demokrasi yalnızca ‘oy vermek’ değil. Demokrasinin ilk koşullarından biridir ‘oy verme hakkı’ ama yeterli değildir. Demokrasi, verdiğin oya sahip çıkmayı ve yetkini geçici olarak verdiğin kişiyi – kişileri denetleme hakkını da içerir. Bunun diğer adına ‘hesap sorma’ da diyebiliriz.
Örneğin, bir seçim zamanı oy isteyen partiler seçildikleri süre içinde yapacaklarının tümü hakkında bildirge çıkarmazlar. Hatta güncel gelişmeler nedeniyle kararlar da vermek zorunda kalabilirler. Seçim bildirgesinde belirtilmeyen bir girişim karşısında ‘oy verdiğiniz’ partiyi denetleme, eleştirme hakkınızı nasıl kullanacaksınız? Böyle hakkınız olmamalı mı? Şu anki ‘parlamenter sistemde’ bu hakkınızı kullanamıyorsak – kullanabilmemize olanak tanınmıyorsa yapılacak olan ‘hakların genişletilmesi’ için mücadele etmektir. Örneğin seçim zamanında böyle bir içerikte anayasa değişikliği yapılacağı konusunda bilgilendirilmiş miydin?
Yönetim biçimi konusunda eleştirilerimiz olabilir, benim de bugünkü yönetim anlayışına yönelik çok eleştirilerim var. Bu eleştirilerim nedeniyle ‘parlamenter sistem kaldırılmalı’ diyemem. Eksikliğin giderilmesini talep ederim, bu konuda mücadele veririm. Sen ne düşünüyorsun, bilmiyorum. Senin de görüşünü öğrenmek isterim. Birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var. Yeter ki tartışabilelim.
Şimdi gelelim anayasada yapılmak istenen değişikliğin özüne: Parlamenter sistem değiştirilerek tek yetkili olan Cumhurbaşkanlığı (Başkanlık) sistemine geçilmek isteniyor. Belki bilirsin ama ben yine de vurgulamak istiyorum. Başkanlık sistemi çeşidi o kadar çok ki, hepsi birbirinden farklı. Soyut anlamda başkanlık sistemine ‘evet’ ya da ‘hayır’ demek eksik kalır. Ama şu an maddeleri belli olan bir partili cumhurbaşkanı (başkanlık) sistemi konusunda net olarak ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyebiliriz. Peki, sen diyeceksin?
Tüm yetkiler bir kişide toplanıyor. İstediğinin atamasını yaparken istediğini de görevden alabiliyor. Hele KHK hakkı, milletvekilliğini (parlamentoyu) işlevsizleştiriyor. Düşün, Bakanlar Kurulu meclis dışından ve meclisin denetiminden uzak cumhurbaşkanının atadığı kişilerden oluşuyor. Bu işleyişe demokratik diyebiliyor musun?
Sevgili arkadaşım, sonuçta bir hükümet seçimi yapılmıyor. Geleceğimizi belirliyoruz. Bir de örnek vermek istiyorum: 25 yıldır başkanlık sistemiyle yönetilen Kazakistan’da Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, “Kazakistan, hükümet ile meclisin rolü ve etkisini artıracak bir sistem değişikliğine gidiyor” açıklamasını yaptı.
Nursultan Nazarbayev, Anayasa’ya reform yapılacağını duyurdu. Bizde ise tersi yapılıyor.
Karar senin ama ben yine de görüşlerimi dile getirmek istedim. Vereceğimiz karar, ülkenin geleceğini belirleyecek. Saygılarımla, kendine iyi davran. Hoşça kal…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)