ARKADAŞIMA MEKTUP-3
Coşkun Özbucak

ARKADAŞIMA MEKTUP-3

Bu içerik 86 kez okundu.
Reklam

Sevgili arkadaşım, gündem yoğun ve can alıcı. Bu nedenle yeniden bir mektup daha yazmak istedim. Mektuplarımla seni bunaltmak istemiyorum ama ne yapalım durum ciddi.
İkinci mektubumda ‘birey olarak yekimizin sürekli –kalıcı olacak şekilde devrinin’ tehlikesi üzerine durmuştum. Şimdi de tüm bireylerin temel güvencesi olan ‘yargı’ üzerinde duracağım.
Yargı (hukuk) insanların en dokunulmazıdır. Tüm sorunların çözüm noktası değil mi hukuk? Bu nedenle yargıya yapılan her müdahale beni tedirgin eder. Biliyorsun, yıllardır yargıçlar ve savcılar yasalarında değişiklik yapıldı ve hepsinde de ‘son’ iddiaları dillendirildi. Yapılacak düzenleme ile yargıdaki vesayetin ortadan kaldırılacağı söylendi. Fakat nedense aynı irade yaptı bu değişiklikleri. Şimdi aynı irade yeniden yargı üzerinde değişiklik yapmak istiyor.
Yargı üzerinde yapılan bu kadar müdahale sonrası yamalı bohçaya dönen yargı sisteminden halk nasıl umutlu olacak? Yargıya müdahale alışkanlık haline geldi. Bu nedenle yargıç ve savcıların verdiği kararlara karşı çıkan, eleştirenler olmaya başladı. Bir de artık yargıç ve savcılar yargılanıyor. Bugün yargılayan bakmışsın yarın sanık sandalyesinde! Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Sevgili arkadaşım, hukuk konusu da karışık hale geldi. Bu karışıklık giderilmeli ama nasıl? İşte tüm değerlendirmeler burada farklılaşıyor. Hukuk, hukukçuların işidir, deyip elimizi yargının üzerinden çekecek miyiz yoksa kendi isteğimize göre dizayn mı edeceğiz? Bu iki seçenek üzerinde durmak gerekiyor.
Şimdi asıl konuya geleyim. Arkadaşım sen yukarda yazdığım iki seçenekten hangisini tercih ediyorsun? Yargının üzerinden elimizi çekelim. Hukuk, hukukçuların işidir mi diyorsun yoksa kendine göre düzenlenmiş bir yargıdan mı yanasın?
Yeni anayasa düzenlemesi bu konuda da seçimini yapıyor. Yeni anayasaya göre, yargıçları, savcıları yani yargının üst organlarını, mahkemeleri siyasi irade belirlemek istiyor. Siyasi iradenin belirlediği hukuk düzenlemesinden her kesim eşit ve adaletli yararlanabilir mi?
Anayasa oylamasında bunları da dikkate alman gerekir. Eğer yargının bağımsızlığını istiyorsan tercihin ‘hayır’, siyasi irade belirlesin diyorsan ‘evet’ diyebilirsin. Tercih senin ama şunu da bilmelisin ki, verdiğin karar hakkında yarın ‘yanlış yaptım’ dersen geri dönüşü yok.
Sevgili arkadaşım, karar vermeye daha çok zaman var. Mutlaka ince eleyip sık dokursun. Kararın ülkemiz, halkımız için hayırlı olsun.
Sağlıcakla kal…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)