Fındık adayların dilinde
Coşkun Özbucak

Fındık adayların dilinde

Bu içerik 196 kez okundu.
Reklam

 

         Cumhurbaşkanlığına aday olanlardan bazıları ‘ben’ vurgusuyla yaptıkları açıklamalarda fındık fiyatını da gündemlerine almış oldular.

         Fındık politikalarını irdelediğimizde “Cumhur ittifakı” içinde yer alan AKP (BBP) ve MHP’nin fındık politikası belli. Serbest pazar uygulaması ile üreticileri sahipsiz bıraktılar. Fındık politikası yerli ve yabancı tekellerin çıkarına göre dizayn edildi. Yasalar da bu politikaların kolaylaştırıcı oldu. Tarım tamamen dışa bağımlı, tekellerin kazancına kazanç ekledi; üreticiler yoksullaştı. Tarım ürünlerine verilen fiyatlar bakımından üretici hep mağdur edildi. Gelir, gideri karşılayamaz oldu, üretici tarım alanını terk etmeye başladı. Yani tarım (fındık) politikalarındaki uygulamadan dolayı AKP Hükümeti sınıfta kaldı.

         Gelelim ‘muhalefet’ adaylarına. Fındık fiyatı açıkladılar. Biri 15 TL, diğeri de 20 TL ‘yapacağız’ dedi. Fiyatlar kulağa hoş geliyor. Ama cumhurbaşkanlığına aday olan kişiler bilmeli ki, tarımda (fındıkta ) soru yalnızca fiyat değil.

         Devlet olarak fındık alacaklarını belirtiyorlar ama yöntem hakkında bilgi vermiyorlar. Tarım (fındık) üretimi ve pazarlaması yanında üreticileri ilgilendiren o kadar ‘olumsuz’ yasalar çıkarıldı ki, bunların değiştirileceğinden söz eden yok. Üreticiler somut politikalar duymak istiyor. Şu an uygulanan tarım politikaları kötü. Bunu eleştirme gerekir ama yeterli değil; yerine nasıl bir uygulama yapılacak anlatılmalıdır. Ticaret özgürlüğü var demek, Ferrero ve diğer tekellerin belirleyiciliğe destek anlamı taşır.

         Yeniden fındık fiyatı üzerinden yapılan açıklamaya gelelim. Fındık alanındaki politikaların bütünlüğünün tartışılması başka. Bu nedenle fiyatla sınırlı kalırsak farklı bir değerlendirme yapacağım. Fındık fiyatının belirlenmesi nasıl olmalı?

         Soyut olarak bir fiyat söylemek yanlış. Adaylar fındık fiyatının belirlenmesi bakımından üreticilerin örgütlenmesinin kolaylaştırılacağını vurgulamalı önce. Örgütlü üretici emeğine ve ürününe sahip çıkar. Fiyat belirlerken önce maliyeti iyi hesaplamak gerekir. Ordu ve Giresun’da farklı, Batı Karadeniz’de faklı bir maliyet çıkar. Gerekirse ortalaması alınır. Buna üreticiye kâr hakkı eklenir (en az yüzde 25-30); yüzde 5 de geçim endekssi eklenerek fiyat oluşturulur. Bugün 15-20 TL açıklama yetersiz ya da fazla olabilir. O nedenle fiyatı belirleme yönteminde anlaşmak daha doğru olandır.

         Bir de üretici örgütleriyle görüşmekten söz edilmiyor. Tek parti, tek adam rejim de budur iste. Kimseye sormadan kişinin karar vermesi sistemine uyum sağlanmış.

         Üretici örgütleriyle görüşerek giderlerin ortak olarak belirleneceğinin belirtilmesi yanında fiyatın da doğru bir yöntemle birlikte belirleneceği söylenmeliydi. Zaman geçmiş değil, yanlıştan  dönme şansı var.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)