Ah Filistin ahhh!
Coşkun Özbucak

Ah Filistin ahhh!

Bu içerik 193 kez okundu.
Reklam

 

 

         Filistin devleti yok edildi, ardından da halkı katlediliyor, zindanlara dolduruluyor, sürgün ediliyor. Yeni bir katliam daha yaşandı ABD emperyalizminin aracılığıyla.

         Filistin sorunu aslında turnosal kağıdı özelliği taşıyor. Kim samimi, kim timsah gözyaşları ile günü kurtarmaya çalışıyor belli oluyor.

         Kimlerin samimiyetle sahip çıktığı belli aslında. Özellikle 1968 gençliğinin Filistin halkıyla omuz omuza İsrail işgali ve Siyonist saldırılara karşı silahlı mücadeleye katıldığını bilmeyen yok. Yıllar içinde Filistin halkının mücadelesi iç tartışma ve çatışmalarla yok edildi.

         Filistin halkı mazlum, toprakları işgal altında. Müslümanlık adına sahip çıkanlar, İsrail ve ABD bayrağı yakıyorlar o kadar. Turnasol kağıdı her şeyi ortaya çıkarıyor. Bağırıp çağırmakla iş başarılmıyor. Filistin halkıyla birlikte içinin yandığını iddia edenler pratik adım atmalı, yaptırım uygulamalı.

         AKP Cuma günü İstanbul’da Filistin için miting yaptı. İktidar olanların meydanlarda ‘haykırmaları’ anlamlı değil. Bunu muhalefet, halk yapar. İktidardan beklentilerini dile getirir. Ama iktidar (hükümet) olan yetkisini kullanarak yaptırım neyi gerektiriyorsa onu yapar. Gizli antlaşmalar başta olmak üzere, ekonomik, siyasi, sosyal tüm ilişkileri askıya alır. Öncelikle de Büyükelçi geri çağrılmalı, İsrail Büyükelçisi sınır dışı edilmelidir. Bakıyoruz ilk tepki İsrail’den geliyor, tarımsal ürün almama kararı verebiliyor. Bizim Tarım Bakanı da ‘Keşke önce biz uygulama yapsaydık’ diyerek acizliğini ilan edebiliyor.

         1968 yıllarında Filistin’de silah vardı, bizim gençler gidip savaşıyordu, şimdi Filistin halkının elinde ‘taştan’ başka bir şey bırakılmamış. Filistin halkı savunmasız, silahsız bırakılmış. Bunun suçu kimde? Ayrıca oraya buraya gitmek için çağrılar yapanlardan ‘Filistin’e gitmek istiyoruz.’ çağrısını duymuyoruz. Neden acaba?

         Ahh Filistin ahhh! Ne hallere kaldın. Senin mazlumluğun, mağduriyetin üzerinden politik çıkar sağlanmak isteniyor. Yıllardır yaşadığın zulüm karşısında bir adım atılmıyor. Kendi topraklarında sürgünsün.

         Ahh Filistin ahh! Senin için timsah gözyaşları dökülüyor ama ‘al gülüm ver gülüm’ devam ediyor. Kızılıyor, bağırılıyor ancak uygulama yok.

         ********

         İsyan varrr!

         MHP Genel Başkanı Bahçeli, “FETÖ ve PKK hapisteki kader mahkumları üzerinden kaos planlıyor" diye açıklama yaptı. Bu ilginç değil mi? Önce Çakıcı ve benzerlerine af istedi ardından bu açıklamayı yaptı. Bugünlerde cezaevlerinde ‘isyan’ çıkarsa şaşırmayalım.

         Af oldukça sulandırılan ve amacında saptırılan bir konu oldu. Öncelikle devlet politikasını uygulayanlar insanların ‘suç’ işleme ortamını yok etmekle yükümlü. Devlet af çıkarıyorsa ‘kendisine’ karşı ‘suç’ işleyenlere yönelik yapar. Yani düşüncesi nedeniyle cezaevinde olanlar serbest bırakılmalıdır. ‘Kader mahkumu’ olanlarla taraflar barıştırılırsa, mağdur olan ‘af etmişse’ devlet de affı uygular. Yani, af, mahkumu sevindirirken mağdur olanları üzmemeli.

         Anlaşılıyor ki tartışmanın amacı başka…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)