Mühür nereye vurulacak?
Coşkun Özbucak

Mühür nereye vurulacak?

Bu içerik 227 kez okundu.
Reklam

 

 

24 Haziran yaklaştıkça gerginlik de artıyor. Kullanılan dil ‘çaresizliğin’, ‘kızgınlığın’, ‘gerginliğin’, ‘umudun’, ‘umutsuzluğun’, ‘korkunun’, ‘bıçağın kemiğe dayanmasının’ yansıması özelliğini taşıyor.

Hakaretler havalarda uçuşuyor. ‘Suçlama, eleştirme’ doğal ama hakaret kabul edilemez. Kullanılan dil, seçmenleri de ‘düşmanlaştırıyor’, ‘kutuplaştırıyor.’ Komşuların, esnafların; aynı işyerinde çalışanların birbirine karşı saldırıları olduğunda sorumlu hakaret sözcüklerini kullananlar olacaktır.

Seçimlerin yapılmasının nedeni kişilerin ‘özel çıkarlarını korumak’ olmadığına göre bu hakaret sözcükleri neden kullanılıyor? Amaç, halkın çıkarlarını en iyi şekilde koruyup geliştirme yarışı iken, bu denli ‘kanlı bıçaklı’ olmanın gerekçesi nedir?

Bu soruları soruyorum ama yanıtın da ne olduğunu bilmeyen yok. ‘Umudun ve umutsuzluğun’ yansımasını her gün adayların kullandıkları dilden anlıyoruz. Yavaş yavaş mührün vurulacağı (vurulmayacağı) yer netleştikçe ‘kabalaşmanın’ seviyesi yükseltiliyor. Kullanılan sözler adayların kişiliğini de belli ediyor.

Seçimlerde rakipler ‘vaatleri’ üzerinden tartışması gerekir ki, sağlıklı tercih yapılabilsin. Ama nedense halkın, kullanılan ‘sözcükler’ üzerinden değerlendirme yapması isteniyor. Bundan karlı-zararlı kimler çıkar göreceğiz. Kullanılan hakaret sözcükleri o kadar çirkin ki, burada tırnak işareti içinde bile kullanmayı uygun görmüyorum.

Öyle hale gelindi ki, insanlar verecekleri oyun rengini söyleyemez oldu. Farklı bir yere oy vereceği anlaşıldığında liderlerin kullandığı dil nedeniyle nasıl karşılanacağını tahmin edemiyor. Düşmanlaştırma, ötelemek kolaylaştı.

Bu hareketlilik içinde mührün nereye vurulacağı belirlenmeye çalışılıyor. Seçim üç bilinmeyen denkleme döndü. Herkes gönlündeki partiye ve adaya oy vereceğini düşünüyor ama ikincisi seçenek olarak B planı oluşturmaya çalışıyor.

Birinci turda cumhurbaşkanı seçilemeyecek gözüküyor. Milletvekillikler belirlenmiş olacak. İkinci turdaki cumhurbaşkanını belirleme seçimini milletvekilliklerinin durumu etkileyecek. Mecliste muhalefet patilerinin milletvekili toplamı çoğunluk olursa bilinmezlik denkleminin çözümü 15 günlük hesap kitaba kalıyor. Tartışılan senaryolarda yok yok. Hem iktidar hem de muhalefet için HDP’nin barajı aşıp aşamaması kendi durumlarından daha önemli bir yer tutuyor. Geçmiş seçimlerde olduğu gibi HDP barajı geçemezse 50’e yakın milletvekili partilere pay edilecek ama aslan payı AKP’nin olacak. Böyle bir durumda Mecliste milletvekili olmayan HDP seçmeninin bir bölümü ikinci turda sandığa gitmeyi gereksiz görebilir. Bu da AKP’ye yarar. HDP barajı geçerse, yeni umut birikimi elde eden seçmen AKP karşısındaki adaya yüklenir. Bu durumda da muhalefetin adayına gün doğar.

Partiler içten içe kendi alacakları oylardan çok HDP’nin durumunu tartışıyor, kendi çıkarlarına göre taktikler geliştiriyorlar.

Herkes mührün nereye vurulacağını (vurulmayacağını) hesaplıyor. Partilerin milletvekili adayları da belli olunca ‘şenlik’ başlayacak. Bu şenlik mührün adresini belli edecek.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)