​Seçimi boykot edenler varmış
Coşkun Özbucak

​Seçimi boykot edenler varmış

Bu içerik 312 kez okundu.
Reklam

 

         Seçimler halkın geleceği hakkında söz söyleme yöntemlerinden biri ancak belirleyicisi değil. 24 Haziran seçimi sürecindeki tartışmalardan biri de BOYKOT üzerine yapılan değerlendirmeler.

         Boykot tercihler bakımından bir seçenek olduğu gerçeğini inkar etmeden tartışacağız bunu. Boykot kararı alanlar ya da bu yönde görüş dile getirenler kendilerini “ileriden” tanımlayanlar. Boykotun şartlarını iyi bilmek gerekir. Dünya siyasi yaşamında boykotları çok gördük. Bu konuda yapılan tartışmalardan öğrendiklerimiz de var. Boykot kutsanmaz da ret edilmez de. Koşullar belirler boykotun olup olmayacağını. Boykot kararı alanlar, ‘halkın boykota katılımını sağlayıp tepkiyi fiili (sokak) mücadeleyle taçlandırması gerekir. Boykotu sandığa gitmeme ya da geçersiz oy kullanma olarak darlaştırmamalıyız. Boykot yapıldığında etkisini görebilmeliyiz. Yoksa dağ dağa küsmüş, dağın haberi olmamış durumunda kalınır.

         24 Haziran seçimleri değerlendirildiğinde boykot yapmanın şartlarının olup olmadığına bakalım. Dediğim gibi boykotun bir toplumsal gücü ve yaptırımı (dönüştürücü gücü) olmalı. Şu an bu yok. Diğer konuyu inceleyelim. İki ana blok var. Biri başkanlık sistemini savunan ve ona göre planlamasını yapan AKP-MHP bloğu; diğeri de parlamenter sistemi savunan CHP-İP-SP-DP bloğu var. Blok dışı önemli güç olan HDP de demokratik parlamenter sistemi savunuyor.

         Boykot diyenler seçime giren partileri olumsuz olarak görüyorlar. Kendilerine göre haklı da olabilirler bu ayrı bir tartışma. Ancak seçimin sonucu, Türkiye’nin siyasi yapısında değişikliğe neden olacak. Bir yol ayrımındayız. Başkanlık sisteminin inşasını savunan AKP-MHP ittifakı kazanırsa ne olur, parlamenter sistemi savunanlar kazanırsa ne olur diye de düşünmek gerekir. Örgütlenme, basın ve düşünce özgürlüğü, adalet, demokratik tepki örgütleme vb. hakların kullanımı bakımından hangisinin avantaj olduğu da dikkate alınmalı. Boykot diyenler bunları da düşünmeli.

         Boykot kimin işine yarar? Şu an boykotu savunanlar, AKP-MHP ittifakının tek adam tek parti rejimi inşası içinde olduğunu söylüyorlar ve eleştiriyorlar. “Parlamenter sistemi geri getireceğiz” diyenlerin de demokratlıklarından şüphe duyulabilir (herkesin değerlendirmesi kendine), tepki gösterilebilir. Ama sandığa gitmemek “tek adam tek parti rejimini” inşa etmek isteyenlere destek anlamına gelmiyor mu? Bu gruplar-kişiler “demokratik parlamenter sistem sözü verene” oy verseler demokratikleşme sürecine katkıları olmaz mı? Bazen istemeye istemeye de oy verilebilir. Seçimler, sürecin basamaklarıdır, hata yaparsak yuvarlanabiliriz. Taktik hataların cezaları da büyük olabiliyor, dikkat edilmeli.

         24 Haziran seçimlerinde boykot zamanı değil. Tek adam tek parti rejiminin inşasına karşı oylarımızı demokrasi için kullanmak zorundayız. Yine vurguluyorum, boykot bir seçenektir ama şu an itibarıyla etkili bir eylem olmaz. Gerekçeleri de ayrı tartışma. Demokrasi mücadelesinin büyütülmesi için önce tek adam tek parti rejiminin inşasının engellenmesi gerekmiyor mu?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)