Haydi, Seçmece Bunlar…
Ufuk Ersoy

Haydi, Seçmece Bunlar…

Bu içerik 285 kez okundu.
Reklam

 

Dananın kuyruğu kopuyor. Lafı hiç uzatmaya gerek yok. Bundan sonra gündem belli. Seçim… Halk hem cumhurbaşkanı hem milletvekili seçimi için 24 Haziran’da sandık başına gidiyor. Oy kullanacağız. 24 Haziran tarihinden sonra ülkenin gidişatında payımız olacak.

 

Belki de bu ülke için en önemli seçimlerden birisini yaşayacağız. Derinleşen ekonomik kriz, artan fiyatlar, hızla eriyen ve yaşam standardında olan deformasyon, ağır çalışma şartları, her alanda görülen çatışmalar, kavgalar, terör ve şiddet, tek derdi karnını doyurmak olan ve geçim derdinden başka bir derdi olmayan insanların verdiği savaş, bunun yanında iş ve ev arasında sosyal aktiviteden yoksun sadece o günü yaşamaya, ayakta durmaya çalışan, büyük şehirlerin stres çarkı arasında böcek gibi ezilen vatandaşlar… Hepimiz sandık başında buluşacağız. Haydi hayırlısı. Hepimizin topu topu bir oyumuz var. Geleceğimiz adına akıllı, isabetli kullanmak gerek. Lakin bundan sonra oy avcılarına, ağzı bol laf üreten, oylarınıza göz dikmiş olanlara dikkat.

 

Orada, burada, şurada, yazılı ve görsel basında, çoğunlukla akşam haberlerinde izlerken hayret ediyoruz ancak, kimilerinin abuk sabuk konuşmalarına şahit oluyor, olmaya devam edeceğiz galiba.

Tavşan kurmuş çilingir sofrasını ormanın orta yerine, külhanbeyliği yapıyormuş.  O sırada zürafa oradan geçiyormuş, sormuş, "Vay tavşan kardeş, nasılsın?"  "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı pataklıyorum." 

Zürafa şaşırmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş; 
"Selam tavşan, ne var ne yok?” "N'olsun be gülüm hep ayni, içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum." Zebra da şaşkın uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş, "Tavşan ya n’aber?"  "İyilik koçum içiyorum içiyorum Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!" Köstebek de sıvışmış. 

Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru bir gideyim demiş. Çıkmış tavşanın karşısına, "Eee! Anlat bakalım tavşan efendi, ne var ne yok?" 

Tavşan hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış;  "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum işte."

 

Bana kalırsa üç aşağı, beş yukarı hemen herkes oy vereceği partiyi biliyor. Ortada kararsız diyebileceğimiz çok az bir kesim var. Allah aşkına, propaganda yapıyoruz ayağıyla,  boşa gürültü yapıp, kafa şişirmeyin. Düşüp kafasını vuran seçmen bulmak zor artık.

Adam yolda giderken kıç üstü düşmüş, arkadan gelen bir adam koşup yetişmiş, kaldırmış...
Ve ricasını söylemiş:
“Bizim partiye oy verir misiniz?”
Adam kalçasını ovuşturarak yüzünü buruşturmuş:
“Ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı değil!”

 

Bu seçimde aday bolluğu yaşanıyor. Neredeyse kimse kalmadı aday adayı olmayan. Memlekette işsizlik bu kadar mı fazlaymış hayret… Lakin bu memlekette daha önce halkın oyunu alıp Meclise gönderdiğimiz vekillerin, bu memlekete bir faydası olmadığını gördük, denedik. Çok zorlamanın bir anlamı yok. Ne kadar parlatırsanız parlatın kendinizi. Yüzme bilmeyen vekilden farkınız yok gözümüzde haberiniz ola.

Bir ülkede bir vekil, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu. Nihayet; "Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun" diye düşündü ve ilan etti:

 

 - Pazar günü saat 10'da denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

 

Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada. Vekil geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu:

 

"Vekil yüzme bilmiyor!..."

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)