​Tarıma ve Yaşama Saldırı
Coşkun Özbucak

​Tarıma ve Yaşama Saldırı

Bu içerik 233 kez okundu.
Reklam

 

            Halk arasında yaygın olarak kullanılır ‘önce sağlık’ sözü. Paran, mülkün varmış neye yarar sağlık olmadıktan sonra. İnsanların sağlığını güvenceye alacak olan da devlet. Sağlıklı besinlerle, sağlıklı ortamlarda yaşatarak sağlanır sağlıklı yaşam öncelikle.

            Peki, ne durumdayız bu konuda? Genel kural, önce hasta ediyorlar sonra da özel hastanelerde tedavi olunmasını istiyorlar. O da parası olan için.

            Türkiye’de ısrarla sürdürülen bir çalışma var tarıma ve sağlığa zararlı olan. Nükleer, termik ve jeotermal enerjisantralleri bunların başında geliyor. Sinop’ta, Mersin Akkuyu’da nükleer santral, Eskişehir’de kömürlü termik santral, Aydın’da jeotermal santral öne çıkanlar.

            Enerjiye gereksinimimiz varmış (Türkiye’de enerji açığının olmadığını kanıtlayan makaleler çok. Elektrik Mühendisler Odası kaynaklarına da ulaşılabilir.) ; en önemli gerekçe bu. HES’lerin mantar gibi çoğalmağa başladığı dönemlerde de bu gerekçe öne çıkarıldı. Biliyoruz ki, Türkiye’nin şu anki enerji kaynakları çalıştırılsa yurtdışına satış bile yapabilecek bir durum ortaya çıkar ama amaç doğanın ve yaşam alanlarının kapitalizm için pazar haline getirilmesidir. Yerli ve yabancı enerji tekellerine pazar yaratma adına tarım alanları ve canlı yaşamı tehdit ediliyor.

            Sinop’ta yapılmak istenen nükleer santralin arazisi ormanlık alan. Sinop’un akciğeri parçalanıyor. Deniz suyu kullanılacağından akıntı yolu nedeniyle yalnızca biz değil, Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler tehdit altında olacak. Çernobil faciasının yıldönümü nedeniyle Sinop’ta gelenekselleşen ‘Nükleere Hayır’ mitingi 22 Nisan’da yapılacak. Yeni oluşan EKOLOJİ BİRLİĞİ kitlesel katılım sağlayacak.

            Aydın’da yapılmak istenen jeotermal enerji santrali ile hem tarım hem de insan ve hayvanların sağlığı tehdit edilecek. Yeraltındaki sıcak sularla enerji üretilirken salınan buhardaki çeşitli akışkanlarla toprağın üzeri ve yüzey sular kirlenecek. Havanın nemini de değiştirdiği için tarım yapılamaz hale gelecek. Bu nedenle Aydın halkı ve özelliklede üretici köylüleri tepki göstermeye devam ediyor. Jeotermal enerji santralleri Ege Bölgesi’nde çoğalıyor. Tarım bölgesi Ege tehdit altında. İnsan ve hayvan sağlığı da.

            Eskişehir’de ise, kömürlü termik santral yapılıyor. Tarım bölgesi olan Alpu’da. Burası önemli bir tarım havzası, hem de ova. İlçelere yakın. Samsun-Terme’de yapılmak istenen kömürlü termik santral halkın tek vücut olması nedeniyle engellendi. Şimdi de Eskişehir ayakta.

            Üç yeri örnek olarak aldım. Maden aramaları, taş ocakları, HES, RES vb. ile Türkiye’nin her köşesi talan ediliyor. Yerli ve yabancı tekeller tarım alanlarını, ormanları, dereleri yok edip zehirliyorlar; sağlığı tehdit ediyorlar.

            Doğaya, yaşam alanlarına yönelik saldırılara karşı duyarlılık artmaya başladı. Toprağına, suyuna, sağlığına sahip çıkanlar birleşiyor, mücadeleyi güçlendiriyor. Bu mücadelede siyasi partiler, sendikalar da aktif katıldıklarında tehlikeyi uzaklaştırma şansı yükselecektir.

            Bu arada şunu da eklemek gerekir ki, doğayı, yaşam alanlarını pazar olarak görenler siyasi görüş,din, ırk, mezhep ayrımı yapmıyor. Hepimize zarar veriyorlar.

            Not: Ordu Çevre Derneği’nin düzenlediği, Samsun Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı ve Samsun Çevre Platformu Üyesi Mehmet Özdağ’ın görsellerle hazırladığı ‘Sinop’ta Nükleer Santral Gerçeği’ sunumu, 12 Nisan 2018 Perşembe günü saat 17.30’da CHP Ordu İl Örgütü Toplantı Salonu’nda gerçekleşecek.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)