Fındıktan söz etmek zorunda mısınız?
Coşkun Özbucak

Fındıktan söz etmek zorunda mısınız?

Bu içerik 77 kez okundu.
Reklam

Fındık konusunda yapılan açıklamaları gazetelerde okuyunca şaşırıyorum. Yapılan açıklamalarda ‘samimiyet’ göremiyorum. Sanki fındıkta sorun yaşanmıyor da sorun olursa engellemek için hazır bekleniyor izlenimi verilmek isteniyor.

Yani açıklamayı yapanlar söylediklerine inanıyorlar mı onu da bilmiyorum. Sürekli ‘inceliyoruz, takip ediyoruz, sahip çıkıyoruz, toplanıyoruz, rapor hazırlıyoruz…’ deniyor. Bir ay geçti aynı cümleler, 6 ay geçti yine aynı cümleleri okuyoruz, duyuyoruz.

Geçen gün Ordu’ya gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de aynı cümleleri kurdu. Gazetelerde yer alna açıklamasından bir bölüm aynen şöyle: “Kesinlikle üreticinin hiçbir şekilde mağduriyeti olmayacak. Biz hiçbir zaman üreticiyi mağdur etmeyeceğiz. Eğer sezona girerken fiyatlar üreticiyi rahatsız ederse her türlü müdahaleyi yaparız. Şu an her şey kontrol altında. Şimdi fiyattaki dalgalanmalarının nedenine bakıyoruz.” Öncekilerin yaptığı açıklamalardan ne farkı var? Bir fark var, hakkını yemeyelim. ‘Eğer sezona girerken fiyatlar üreticiyi rahatsız ederse her türlü müdahaleyi yaparız.’ diyor. Yani bu yılı geçtik yeni sezona bakalım.

Üreticiyi mağdur etmeyeceklerini açıklıyor Sayın Canikli ama üreticiler 2016-2017 sezonu başından bu yana fındık politikası ve fiyatlar nedeniyle ‘isyan’ ediyor. Haberinin olmadığını kimse iddia edemez.

Alan Bazlı Destek verildiği söyleniyor. Mazot, gübre yardım yapıldığı bolca dile getiriliyor. Hepsi doğru da tarıma verilen toplam destek milli hasılanın yüzde biri bile olmuyor. Öncelikle bu destek acilen yüzde birin üzerine çıkarılmalı.

Konuşulmasa daha iyi desek yanlış olmaz. Yapılan açıklamalar üreticinin umudunu kırıyor. Devletin en etkin konumunda bulunanların yaptığı konuşmalar sonunda bir değişiklik olmuyorsa inandırıcılığı kalmıyor. Yaptırım uygulama olanağı olanların konuşmalarının sonucu gelmiyorsa üretici kime güvenecek?

Sayın Canikli’nin konuşması da aslında bir gerçeği ortaya çıkardı. Üreticinin kendisinden başka dostu yok. Yalnızca kendi gücüne güvenecek. Köy kooperatifleri de olmak üzere küçüklü büyüklü dernekler, sendikalar biçiminde bir araya gelmeye başlayacak.

Her köy önce kendisi ne yapacağına karar verip, küçükten başlayacak ki, Ordu’da, Karadeniz’de birliktelik yaratabilsin.

Artık, geleneksel alışkanlıklar terk edilmeli, bu zamana kadar konuşanlar yerine üretici kendisi konuşmaya başlamalı. Neyi, nasıl yapacağına, olacağına karar verebilmelidir. Yoksa konuşa konuşa yok olunur.

Fındık üreticisi, kendi ürününün sahibi mi yoksa tekellerin sözleşmeli tarım işçisi mi olacak, ona kadar vermeli.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)