Dünya Su Günü’nü kutlarken
Yavuz Kalyoncu

Dünya Su Günü’nü kutlarken

Bu içerik 271 kez okundu.
Reklam

        

            Yemek yemeden haftalarca yaşayan insan su içmeden ancak 3-4 gün yaşayabilir. Suyun insan hayatındaki önemine dikkat çeken Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1993 tarihinde 22 Mart gününü Dünya Su Günü ilan etti.

     Dünya yüzeyinin %70’i sularla kaplı; 1,4 milyar metreküp. Bu suyun %97’si tuzlu deniz suyu. İnsanın kullanamadığı % 3’e yakını da kutuplarda. Geriye kalan sadece %0,3 kullanılabilir tatlı su. Bu suyun da ancak %1’ine ulaşabiliyoruz. Onu da insana çok gören, bazıları, göz koyup ulaşmamızı engellemeye çalışıyor. Rant kazanmak için suyu evir devir eden HES inşaatları ve şişeleyip satanlar da bu bazılarının içine giriyor.

 

        İnsan vücudunun üçte ikisi su. Günde vücuttan atılan su miktarda 1- 1,5 litre. Kaslarımızın yapısında da %70 su var. Dolayısı ile günde 2 litre su içerek harcanan suyu geri almak zorundayız. Yeterli suyu alamazsak ciltde kuruma, erken yaşlanma, saçlarda matlaşma, halsizlik gibi etkiler kendini gösterir. Eskiden şehrimizin hemen her mahallesinde suyunu içebildiğimiz çeşmelerimiz vardı. Şimdi köylerimizde ve yaylalarımızda bolca var.

            Puardan çeşmeye…

          Vatandaşımız kafasına göre isimler koymuş bu sularımıza. Kimi puar demiş, kimi pınar demiş. Kimi yapan ustanın ismini koymuş, kimi de yaptıran ağanın, kimi de özelliğine göre adlanmış. Şekline göre, oluğuna göre, Demir oluk, soğuk oluk gibi. Kimi de hikâyesi ile anılmış; Çoban Bağırtan, Kanlı Puar ve Eminem Çeşmesi gibi.

 

Horlak(Hollak)Çeşmesi. Göndeliç tepesi eteğinde. Horlak Obası başında.

            Dünya Su Günü Haftası’nda, Birleşmiş Milletler topluluğunun 1993 yılında gördüğü yarınlarda susuz kalma tehlikesini biz halen ne yazık ki göremiyoruz. Şehrimizde köylerimizde kuruyan çeşmelerimizi unutmayalım.

    Description: E:Feridun Eriş albümünden eski fotoğraflarFedidun Eriş albümü..jpg

 

            Birileri sularımız üzerine hesaplar yapıyor, yapılanlar yetmemiş gibi.

            Susuz hayat olmaz. Petrolsüz binlerce yıl yaşadık. Susuz bir hafta yaşayamayız. Göz göre göre su kaynaklarımız azalıyor, yok oluyor. Seyit Tepesi’nde gürül gürül akan Çoban Bağırtan Suyu serçe parmak kalınlığından daha az akıyor.

            Akıllanmıyoruz, hata yapmaya devam ediyoruz, dünya milletleri gelecek yüz yılların hesabını yaparken biz günü yaşıyoruz. Bizi temsil edenler maalesef en son Aşut tepesinde bulunan Kırk Gözeler adı ile alınan 2500 metreden yeryüzüne çıkıp obaları sulayarak Karadeniz’e kadar yüzlerce kilometre yol kat eden, bu yolculuk sırasında; balıklara yatak olan, onlarca oba halkının su ihtiyacını karşılayarak akan, ulu yaratanın insanlara hediyesi göze sularını borularla toplayıp yer altından Mesudiye’ye götürmek hatasını da yaptılar.

 

       

            Aşut tepesindeki göze suyu çeşmesi.

            Aşut Obası yanında bulunan bu çeşme suyu, göze suyu alınırsa kuruyacak! Artık böyle gür akmayacak. Bu suyun bir özelliği içine attığınız 7 çift bir tek taşı elinizle çıkartmaya çalışıp, eliniz 14’üncü taştan sonra uyuştuğu için kalan tek taşı alamamanız.

     Hızla büyüyen şehirlerimizin su ihtiyacının artarak büyümesi sonucu su arayışlarına hak veriyoruz ama bunun çözümü göze sularını tahrip edip, eko sistemi bozmak değildir. Dünya devletleri doğayı koruyup, barajlardan su alırken biz işin şovunu yapıp doğayı yok ediyoruz. Koruma altına alınması gereken tabiat harikalarını yok ediyoruz. Bu bize hiç yakışmıyor.

Description: C:UsersYavuz KALYONCUDesktopaşut4.jpg

   

            Not: Suları alınan çevre oba sakinleri ve kendi sınırları içinde bulunan göze sularına sahip çıkan doğasever Mesudiyeli köy dernekleri imza kampanyası başlatarak Valiliğe dilekçelerini sundular. Sonucunu onlarla birlikte bizde merakla bekliyoruz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)