​Soluduğumuz hava da paralı olacak mı?
Coşkun Özbucak

​Soluduğumuz hava da paralı olacak mı?

Bu içerik 528 kez okundu.
Reklam

 

         HES’lerin Ordu’da adının geçmeye başladığı günlerden başlayarak, asıl amacın elektrik üretmek değil, 49 yıllığına suların kullanım hakkını ele geçirmek olduğu dile getirildi. Ben de yazdım; başka arkadaşlar da anlattılar, yazdılar. Dereden bile su kullanmak istediğimizde ücretini ödemek zorunda kalacağımız, başka yerlerdeki uygulamaların örnekleriyle anlatıldı.

         ‘Senaryo’ yazdığımız iddia edildi. Uydurduğumuz da söylendi. Ama her olacak dediğimiz oldu. Çünkü bu uygulamalar her şeyin ticarileştirilmesinin bir sonucuydu. Böyle giderse soluduğumuz havadan da para almak isteyecekler. Ön ödemeli de olur mu acaba? Bu da işin ironisi.

         Gelelim asıl konuya. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Meclis Tarım Komisyonu’nda şunları söylemiş: “Gerektiğinde tarlasına saat koyacağız veyahut vanadan alacak. Artık biz şu anda bütün Türkiye’de, öncelikle kritik, su sıkıntısı çeken bölgelerden başlamak üzere tarla içine kadar vanasını koyarak ve sayacını koyarak vatandaşa suyu götüreceğiz. Çiftçilerin üzerindeki ağır yükleri alıyoruz. Ama sulamadan mutlaka ücret almamız gerekiyor. Çünkü su zengini değiliz.”

         Dere kenarındaki bahçeni sulamak mı istiyorsun? Çok basit. Parayı verip düdüğü çalarsınız. Büyükşehir olduğumuz için yeni mahallelerimiz olan köylerimizde de ‘sayaç’ dönemi başladı. Adım adım ilerliyor süreç, sayaçsız ahır bile kalmayacak. Köy meydanlarındaki çeşmelere de sayaç takılacak ya da ana su borularına bağlanacak.

         Şimdi sırada tarlalarımız, bahçelerimiz var. Bakan Eroğlu, çiftçilerimizin üzerinden yüklerini alıyoruz, diyor. Devlet çiftçinin değil mi ki, hizmetinin karşılığını para ile ölçüyor? Devletin tarıma desteği Tarım Yasasında belirtilen kadar bile olmuyor. Tarımda sulama hizmeti de bu kapsamda değerlendirilmeli, üretici köylünün sulama gereksiniminin altyapısını devlet yapmalıdır. Sorun suyun ‘kötü’ kullanımı ise, kolay; muhtarlık bir heyet oluşturur, sulama kuralını koyar, denetler. Zaten gereğinden fazla su da ürüne zarar verir.

         Eğitimde kitap dağıtımı yapılıyor ama neredeyse her gün değişik adlarla para toplanıyor okullarda.

         Sağlıkta devrim yaptık dediler, parası olan her yere gidebiliyor. Acilden bile yolunu bulup para alıyorlar. Özel hastanelere giren faturayı görünce dudağı uçukluyor.

         Köprüden, karayolundan geçtin para ödüyorsun. Geçmesen de bizim adımıza devlet ödüyor.

         Bunları yaşadık. Şimdi derelere de ‘sayaç’, ‘kelepçe’ takacaklar.

         Her şey paraya bağlandı. Su olmadan yaşam olmaz. Su ücretsiz olmalı. Haydi, ücretli yaptınız,  10 ton sudan ücret alınmasa kıyamet mi kopar.

         Yarın, yolda bir görevli yolunuzu kesip, “Kaç nefes hava çektiniz?” diye sorup makbuz kesmeye kalkarsa şaşırmayın.       

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)