Yine fındık
Coşkun Özbucak

Yine fındık

Bu içerik 71 kez okundu.
Reklam

Gazetelerde, televizyonlarda fındıkla ilgili bir haberin olmadığı gün yok. Haberlerin çoğunluğunda ‘müdahale edeceğiz, sahip çıkacağız’ vurguları öne çıkıyor.
BORSA önündeki tabela sürekli takip ediliyor. Kaplumbağa hareketi oluyor bir yukarı, iki aşağı biçiminde. Tüm hareketlere karşın ana bir fiyat üzerinde sabitlik duruyor.
Yeni sezon yaklaşırken fiyat değişikliği ne kadar olur? Bunu bilmek için geçmiş yıllara bakmak yeterli. Özellikle mayıs ayından sonra fiyat düşer, çünkü yeni sezonun fiyatı eski fiyata göre başlıyor. Artmaz mı? Artar ama ‘devlet müdahalesi’ olursa…
Devlet müdahale eder mi? İsterse eder. TMO aracılığıyla fındık alabilir. Şu an ‘müdahale edeceğiz’ vurgusu öne çıkabilir referandum yapılana kadar. 16 Nisan’da çıkan sonuca göre de söylemde yenilenme yapılır. Fındık (tüm tarım ürünleri) ekonomik sorundan çıkıp siyasi ortama göre kullanılan bir araç olarak değerlendirilirse böyle ortaya konuşmalar sürekli olur.
Fındık tartışılırken fiyat üzerinde takılıp kalınıyor. Oysa fiyat sonuçtur. Türkiye’nin en fazla döviz girdisi sağlayan fındık politikası ne olacak ya da var mı sorgulanmalıdır. Devletin (hükümetin) tarım politikası ‘serbest pazar’ olmuş. Bunun diğer adı ‘ben yoğum, oynamıyorum’ politikasıdır. Böyle olunca hükümet yetkililerinin – milletvekillerinin açıklamalarının inandırıcılığı kalmıyor.
‘Müdahale edeceğiz’ diyenlere sormak gerekir, hangi şartlar oluştuğunda müdahale edeceksiniz? En azından bu açıklansın. Bir de müdahale 2016-2017 fındığı (sezonu) için mi yoksa 2017-2018 sezonu için mi olacak bu da açıklanmıyor. Ortaya yapılan konuşmalardan bir sonuç çıkmıyor- çıkmaz.
“Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”
Nazım Hikmet ‘Akrep gibisin’ adlı şiirinin sonunda böyle yazıyor. Herkes konuşuyor ama üretici yalnızca dinliyor. Üretici konuşmaya başlamadığı sürece fındıkta (bütün konularda) sorun devam eder. Gazete ve televizyonlarda ‘kim ne demiş’ diye haber takip etmek yerine sorunu olan konuşacak, talep edecek, talebinin takipçisi olacak ve başkaları üreticinin ne dediğini, ne yapacağını gazeteden, televizyondan öğrenecek. Böyle olmazsa daha çok beklenir başkasından fındıkta yaşanan perişanlığın giderilmesi hayali.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)