ÖĞRETMENİ DEĞERLENDİRMEK-2
Osman Kaya

ÖĞRETMENİ DEĞERLENDİRMEK-2

Bu içerik 2003 kez okundu.
Reklam

 

            Eğitim sistemindeki eksikliklerin belirlenip giderilmesi için elbette öğretmen de değerlendirilebilir. Ancak getirilmek istenen “Öğretmen Performans Değerlendirme Uygulaması” sistemin diğer paydaşlarının ve özellikle karar alıcı yönetim kadrolarının değerlendirmesini yok sayarak sistemin tüm başarısızlık bedelini neredeyse öğretmene yükleme sonucunu doğurmaktadır. Bu ne bilimsel açıdan ne de yetki/sorumluluk dengesi açısından doğru değildir.          

            “Öğretmen Performans Değerlendirmesi “ eğitim bilimi açısından doğru bir uygulama değildir. Çünkü bir performans değerlendirmesi yapılacaksa sistemin tüm çalışanlarına/öğrencilere/velilere hep birlikte yapılmalıdır. Sistemin iç/dış tüm paydaşlarını sorumlu tutmayıp yalnızca öğretmeni sorumlu tutmak yetki/sorumluluk dengesi açısından da yanlıştır. Eğitim sisteminin yalnızca öğretmen bölümünü değerlendirip bunun üzerinden eğitim sistemini düzeltmeye çalışmak bir işe yaramayacağı gibi eğitim sisteminin daha da içinden çıkılmaz bir duruma dönüşmesine yol açar.

            Gelelim “Öğretmen Performans Değerlendirme” uygulamasının sakıncalarına. Öncelikle, böyle bir uygulama tek başına hiçbir anlam taşımaz, eğitim bilimi açısından geçerliliği yoktur.

            Öncelikle velilerin öğretmeni değerlendirmesi ve bu değerlendirme sonucu öğretmenin alacağı puan, öğretmenin uzman öğretmen/başöğretmen olması, müdür yardımcısı/müdür olması gibi pek çok alanda/görevde yükselmesine veya yükselmemesine yol açacaktır. Öğretmenin hem maddi hem manevi anlamda geleceğini belirleyen böyle bir değerlendirmenin neredeyse altın terazisiyle tartılıp ölçülmesi gerekir. Böyle ciddi bir değerlendirmenin tümüyle bilimsel ve tarafsız olması gereklidir. Çünkü söz konusu olan yüz binlerce öğretmenin geleceği, mesleki onuru ve en önemlisi öğrencilerimizin ve yurdumuzun/ulusumuzun geleceğidir.

            Yurdumuzda velilerin okullara gitme, öğretmenle tanışma, öğrenciyle okul içinde ilgilenme düzeyi, kimi okulları bir yana bırakırsak çok düşük bir düzeydedir. Velinin öğrenciyle ilgilenme düzeyi anaokulunda üst düzeydeyken daha sonra okul düzeyi yükseldikçe ilgilenme düzeyi azalmaktadır. Özellikle liselerde velileri okulda pek göremeyiz. Veli toplantılarına katılım çok düşük düzeydedir. Pek çok lise öğrencisi velisine,”okula gelme arkadaşlarım benle dalga geçiyor.” demektedir. Özellikle liselerde, velilerin çoğu öğretmenleri tanımaz, öğretmenler de velilerin çoğunu tanımaz. Bu yurdumuzun bir gerçeğidir. Doğrusu bu değildir, ancak durum budur.

            Böyle bir veli gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuz eğitim sisteminde, veliye, öğretmeni değerlendirin, demek, hiç görmediğiniz, tanımadığınız bir kişiyi bana tanıtın demektir. Bu ne kadar doğru, ne kadar hakkaniyetli, ne kadar bilimsel bir değerlendirme olur? Böyle hatalı bir ölçme/değerlendirmeyle elde edilen sonuçlarla yüz binlerce öğretmenin maddi/manevi geleceği/onuru belirlenecektir.

            Varsayalım ki veli okula geliyor, öğretmeni tanıyor. Öğretmeni değerlendirmesi için öncelikle ölçme/değerlendirme konusunda bir yeterliliği/tarafsızlığı olması gerekir. Çocuğu o dersten iyi not aldıysa, o öğretmen “iyi”,çocuğu o dersten kötü not aldıysa o öğretmen “kötü” öğretmen olacaktır. Bunlar önyargı değil, üzgünüm ki genel veli profili gerçeğidir. Elbette ki bu ölçüye göre davranmayacak veliler de bulunacaktır. Ayrıca, yurdumuzda birçok velinin internet kullanmadığını düşünürsek öğretmene veli not girişlerinin öğrenciler tarafından yapılması da kaçınılmazdır.Bu durum da veli değerlendirmesini tümüyle geçersiz kılacaktır.

            Gelecek yazıda konuya devam edeceğim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)