Sandıktan önce
Coşkun Özbucak

Sandıktan önce

Bu içerik 213 kez okundu.
Reklam

  Yer gök inliyor 2019 seçimi tartışmalarıyla. Kimlerin aday olacağından partilerin yapacağı ittifaklara kadar her şey konuşuldu.

         Seçimin nasıl yapılacağıyla ilgili yasa teklifi tartışılıyor gibi gözükse de komisyonun özelliği nedeniyle geldiği gibi geçecek, sonra TBMM’de de farklı olmayacak. AKP-MHP ittifakının gereksinimine göre düzenlenen yasa tasarısına ‘adrese teslim’ demek yanlış olmaz.

         Tartışmalarda seçim güvenliğinden mühürsüz oyların geçerliliğine, sandık başkanlığından seçim bölgelerinin değiştirilmesine kadar o kadar demokrasi karşıtı öneriler var ki, bunlarla uğraşırken asıl sorun göz ardı ediliyor. OHAL ne olacak?

         Referandum OHAL uygulaması ile yapıldı. Kampanyalardaki eşitsizlik öyle dikkat çekiciydi ki, 12 Eylül Darbesi sonrası yapılan Anayasa oylaması süreciyle farkının olmadığını söylersek abartı yapmış olmayız. Referandum öncesi ve sonrası tartışmaları, değerlendirmeleri şöyle bir anımsayalım.

         2019 seçimleri ‘belirleyici’ bir özellik taşıyor. Referandum sonucunu tersine döndürmenin olanağı var, bu gerçeklik nedeniyle AKP-MHP ittifakı gerçekleştirildi. Burada ittifak yapma hakkını eleştirmiyorum. Zaten yasaklarla ittifakın engellenemediği somut olarak kanıtlanmıştı.       

         2019 seçimlerinin çıkarılmak istenen seçim yasasıyla yapılma olasılığı sıkıntı, OHAL kapsamında bir seçime gidilmesi daha büyük sıkıntı.

         Seçimler, halkın siyasi tercihini özgürce belirleme zamanıdır. Bu hakkı demokrasinin tek ve belirleyici göstergesi olarak görmüyorum. En azgın diktatörlüklerde de seçimler oluyor. Ama seçimsiz demokrasi de olmaz. Bu nedenle sandığa girecek oyların renginin doğru belirlenmesi için örgütlenme, propaganda ve ajitasyon çalışmalarında engeller olmamalıdır.

         Seçim çalışmalarında propaganda konuşmalarının ‘sakıncalı’ olarak engellenmesi kabul edilemez. Partiler ve adaylar programlarına göre ‘Nasıl bir Türkiye, nasıl uluslararası ilişkiler’ istediklerini anlatır, halk da oylarıyla olumlu ya da olumsuz yanıtını verir. Bu kadar basit.

         Bu basit olayın zora sokulmasının nedeninin ‘yasaklamalar ve sakıncalı’ suçlamaları olduğu gerçeğini unutmamak gerekir.

         Partilerin ve adayların eşit şartlarda ve olanaklarda yarışını sağlanacak mı yoksa kaybetme endişesiyle OHAL sürdürülecek mi?

         2019 seçimleriyle, demokratik haklarımızla mı yoksa tek ve yetkilendirilmiş kişinin istediği gibi mi yaşayacağız, buna karar vereceğiz.  Bu nedenle OHAL’in kaldırılması talebinin önemini unutmamalıyız. OHAL ve yasaklarla demokratik seçim ortamı sağlanamaz.

         OHAL koşullarında yapılan seçimin sonucunun nasıl olacağını bilmek için de KAHİN olmaya gerek yok.        

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)