Su aranıyor
Coşkun Özbucak

Su aranıyor

Bu içerik 77 kez okundu.
Reklam

Yeni bir dünya savaşının çıkma gerekçeleri tartışılırken en üste ‘suya egemen olma’ mücadelesi dile getirilir. Petrol savaşlarının yerini su savaşları alacak deniyor.

Su savaşının (kavgasının) gelişimini adım adım gözlemleyebiliyoruz. Yer yer yöneticilerin en üst kademelerinden yerel yöneticilere kadar sürekli ‘su’ konusunda açıklamalar, değerlendirmeler duyuyoruz.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, HES’lerin kaynak sularını yok ettiğini açıklamıştı. Yerel gazetelerde okuduk. Bu konudaki açıklama internetten de bulunabilir. En son OSKİ Genel Müdürü Fatih Yürük, Yağışlı bir bölge olmasına rağmen yeraltı suları oldukça az olan ilimizin su kapasitesi sınırlıdır. Su kaynakları korunmalı.” dedi. Bu da gazetelerde, internette bulunabilir.

Derelerden ve ırmaklardan elde edilen içme suyu ayrı bir değerlendirme konusu. Bunların da yok edildiği ya da özeleştirilerek şişelendiğini burada tartışmayacağım. Ana konu, yeraltı sularının yok edilmesi sorunu.

Yeraltı suları nasıl oluşuyor önce ona bakmak gerekir. Özellikle kar önemli bir kaynaktır. Yağmur ondan sonra gelir. Kar eridiğinde, yağmur yağdığında toprak suyu yavaş yavaş derinliklerine çeker. Kimi yeraltı suları dereleri, ırmakları oluşturur, kimleri de insanlar tarafından toprak üzerine çıkarılarak kullanılır.

Tüm canlılar için önemli yer tutan yeraltı suları insanların ‘açgözlülüğü’, plansız ve önlemsiz yatırımlar yeraltı sularını yok ettiği gibi, tehlike de oluşturmaktadır. Yeraltı sularının yok olmasının nedenleri olarak şunları sıralayabiliriz: Taş ocakları, HES’ler, maden aramaları, yol çalışmaları, tüneller, tarımsal sulamalar. Dinamit kullanıldığı için titreşimlerle suyun akış yoluna toprak, taş düşmesine neden olunuyor, su yolunu değiştiriyor; yine titreşimlerle oluşan yeni çatlaklar nedeniyle yolunu değiştiriyor. Ayrıca suyun akış yolunu değiştirmesi yeni yol yapmasına neden olur ki, bu da heyelanlar oluşturmakta, can ve mal kayıpları yaşanmaktadır.

Bu çalışmalar yapılırken önlemler alınmalı, incelemelerde dikkatli olunmalıdır. Yapılan çalışmalarda yeraltı sularının olup olmadığı bakımından bir incelemenin yapıldığını sanmıyorum. Hatta bunun hiç dikkate alınmadığına inanıyorum. Çevre yolu yapılırken bir köyümüzün sularının yok edildiğini ve köye tankerlerle su taşındığını biliyorum. Bir köy azasının OSKİ’de tankerle su talebini kendim gördüm. Sonra azadan öğrendim ki, çevre yolu nedeniyle su kaynakları kurumuş.

Su, tüm canlılar için olmazsa olmaz bir gereksinim. Yeraltı sularının korunması geleceğimizi korumak demektir. Bu konuda temel sorumluk ve görev yöneticilerindir. Hükümet ve yerel yönetimler dert yanamaz, çözüm üretirler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)