Seçim mi geçim mi?
Coşkun Özbucak

Seçim mi geçim mi?

Bu içerik 172 kez okundu.
Reklam

   Yerel ve genel gündemi takip edemez olduk. Toplumu yönlendiren en önemli araçlardan biri olan televizyonların öne çıkardıkları gündem yapılıyor, diğer önemli konuların-sorunların göz ardı edilmesi sağlanıyor.

         Bugün yerel gündem nedir diye sorduğumuzda en az beş ana konu-sorun dile getirilir. Genelden sorduğumuzda ise, 10-15 konu-sorun sayılabilir duraksamadan. Sorun herkse göre farklılaşabiliyor.

         İnsanların en önemli sorunu geçim derdidir. Bu nedenle işçi ya da memur ise aldığı ücret; üretici köylü ise ürününün değerine göre satıp satamaması; işsizse iş bulabilmesi; esnafsa satış yapabilmesi birinci önceliği oluyor. Bundan doğal olanı da yok. İnsanlar için iş, ekmek, barınak, sağlık, özgürlük olmazsa olmaz gereksinimlerdir.

         Yerel sorun demişken öne çıkan ‘kendini yakma’ iddiası hakkında yazma-çizme çoğaldı. Bu da geçim derdinin sonucu söylenen bir sözdü ama ciddi bir söz. Artık ‘yakma’ sözünü veren bir değerlendirme yapar mutlaka. Ama ‘yakma’ olayının olmasını istemem, belki söylenmiş bir sözdür, düşünerek konuşmak gerekir ama yine de ‘yakma’ olmamalı. Bunun yerine uygun olan bir davranış gösterilir sanırım. Gösterilmelidir de.

         Geçim derdinden öne çıkarılan ‘seçim’ de önemli konu-sorun oldu. AKP-MHP- (BBP) ittifakının gereksinimine göre hazırlanan bir taslak var, televizyonlarda ve gazetelerde değerlendiriliyor. Böyle bir taslak neden hazırlandı biliniyor. Bir kesim kendi geleceğini korumaya alıyor. Bunda şaşılacak bir yön yok.  Seçim barajının kaldırılması ve ittifakların kolaylaştırılması zaten savunuluyor ama böyle bir düzenleme ile demokratiklik sağlanmıyor.

         Bir diğer tartışılması gereken ise, bu ittifakın dışında kalanların ne yapacağı? Seçime girme hakkı olan dokuz parti var. Bildiğim kadarı ile evrak eksikliği ya da yanlışlığı nedeniyle seçime girme hakkını kaybedenler var. Bunlar da eksikliği-yanlışlığı giderdiğinde belki seçime girecek parti sayısı 10-11 olacak. Bunlar nasıl bir seçim taktiği uygulayacaklar merak konusu. Kimler, nasıl ittifak yapmayı düşünüyor belli değil. Yavaş yavaş bu da belirlenmeye başlayacak. Kimse kendisini dev aynasında görmemeli. Seçim ittifakı, geçici bir birlikteliktir. Abartılmamalı, yan yana gelemeyecek diye bilinen partiler de iki-üç maddelik (demokratik taleplerle) seçim ittifakı yapabilir, yapmalı da. Yeni taslağa göre ittifak yapmayanların kazanma şansı çok azalıyor.

         Bunları söylerken var olanı meşrulaştırmak istemem. Başkanlık sistemine karşıyım. Seçim ittifakı derken de ‘Başkanlık Sistemine’ karşı olanların ‘yeni anayasa ve erken seçim’ koşulu ile ittifak yapmalarını savunuyorum. İttifak partilerin kendi özel proje ve planlarını yadsımaz.

         Gündem seçim mi geçimi herkes kendince yanıtlamalı. Ya da iki gündem birbirine bağlı olduğunu kabul ederek ona göre mi plan- proje yapmak gerekir karar verilmeli.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)