Referandumda kararınız ne olacak?-3
Coşkun Özbucak

Referandumda kararınız ne olacak?-3

Bu içerik 62 kez okundu.
Reklam

16 Nisan Referandumu için bir tartışma daha var. Diyorlar ki, “Seçimle gelene diktatör denmez?”
Dünya siyasi tarihinde ne ararsan var. Demokratik işleyişten diktatörlüğün her çeşidine kadar. Bundan sonraki ‘demokrasi’ arayışları, yaşanmışlıklardan dersler çıkararak katılımcılığın nasıl olacağı yönünde olacak.
Ordu sokaklarında çeşitli afişler asılıyor. Bunlardan biri de ‘Seçimle gelene diktatör denmez?” biçiminde. Aslında bu afişi hazırlayanlar da asanlar da çok iyi biliyorlar ki, seçimle de diktatörlük- faşizm inşa edilebiliyor.
Fransa burjuva devrimi öncesi ve sonrası seçimle gelenlerin diktatörlükleri tarih kitaplarında yerini aldı. Irak’ta Saddam, Suriye’de Esad, Libya’da Kaddafi, Mısır’da Mübarek seçimle iktidara gelip diktatör olmuşlardı. Latin Amerika’da seçimle gelen o kadar diktatör vardı ki… Afrika’yı saymaya gerek yok. Seçim tek başına demokrasi değildir ama demokrasinin olmazsa olmazıdır.
Diktatörlük – faşizm iki yolla gelir. Biri, yukardan aşağı yani darbe yolu ile diğeri de seçimle alttan yukarı (kitle desteği sağlayarak) olur. Yukardan aşağı gelen yani darbe biçimine diktatörlük – faşizm dendiğini kabul etmeyen yok. Ya seçimle gelen diktatörlüklere ne demeli?
‘Uygarlık’ olarak nitelendirilen ama kapitalist-emperyalist merkezlerden biri olan Avrupa’da tarihi örnek Almanya’da da yaşandı. Hitler de seçimle geldi. Bugün Hitleri ırkçı, faşist – diktatör olarak nitelendirmeyen var mı? Burada Hitlerin iktidara nasıl geldiğini anlatmaya gerek yok. Sonuçta seçimle geldi ama ayrıntısını isteyen ‘Hitler nasıl iktidar oldu?’ diye internette ararsa tarihi bilgilere sahip olur.
Türkiye’de yapılacak 16 Nisan Refederandum sonrası faşizmin- diktatörlüğün yolu açılacak mı açılmayacak mı diye tartışmıyorum. Burada dikkate alınması gerekenin Ordu’da her yere asılan ‘Seçimle gelene diktatör denmez’ vurgusunun yanlışlığını belirtmektir.
16 Nisan Referandumu geleceğimizi belirleyecek. Bu nedenle öne çıkarılmak istenen ve yanlış olan vurgulara dikkat çekmek istedim. Demokrasi, kullanılan sözcüklerle olmuyor. Önemli olan uygulamadır. Yönetime katılım ve denetim bakımında halkın yetkisi ne kadar? Var mı, yok mu ona bakmak gerekiyor. Demokrasi, özgürlük; hak, hukuk sözcüklerinin çok kullanıldığı dönemlerde baskıları, tutuklamaları, yasaklamaları, kapatmaları çok gördü Türkiye halkı. Örneğin, Türkiye’de kâğıt üzerinde ‘grev hakkından’ söz edilirken, Bakanlar Kurulu kararı ile ya da KHK’lerle ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle grev yasaklamalarını yaşadı, yaşıyor Türkiye.
Bu nedenle referandumda oyumuzun nasıl olacağına karar verirken bilerek adım atamalıyız.

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)