Gece operasyonları
Coşkun Özbucak

Gece operasyonları

Bu içerik 67 kez okundu.
Reklam

Gece operasyonları denince ilk akla gelen polis-güvenlik operasyonları olsa da değineceğim konu bu değil; gece yapılan ağaç kesim operasyonları…

Bir zamanlar Karayolları arazisindeki ağaçların başına gelmişti gece operasyonu. Başka yerlerde de oldu ya en sonuncusu Akyazı Mahallesi sahilindeki ağaçların başına geldi. Gece 10.30’da bir arkadaş telefon etti, sahilde ağaç kesiyorlar diye. Arkadaş ‘Neden bu saatte kesiyorsunuz ağacı?” diye sormuş. Aldığı yanıt her zaman olduğu gibi, “Bize, şimdi kesmemiz söylendi.” seklinde olmuş.

Gazetede çıkan habere göre de “Ağaç çürüdüğü için kesildi” denmiş. Çürük ağaç, gündüz birinin üzerine yıkılır diye gece kesmişlerdir desek de bize gülerler. Ben gazetede yazılan gerekçeye güldüm yalnızca. Hatta acıdım böyle kaçamak yanıt verenlere. Gündüz kesim yerine gece operasyonu her zaman kuşku barındırır.

Bir haber daha vardı gazetelerde. Mesudiye yaylarında yolyapımı sırasında orman kesimi yapılmış. Gazetenin haber yapma biçimi kesimi eleştiren özellikteydi. Bir gün sonra da, Yeşil yol çalışmalarının tamamlanmak üzerine olduğu ile ilgili haber-açıklama yer aldı. Bu da kesimlerkarşısında kaçamak bir savunma anlamı taşıyordu.

Bunun gibi örnekler çok. Sosyal paylaşım aracılığıyla, kendi kendine konuşanların da tepkileri az değil ama bu tepkiler sonuç alıcı olmuyor. Tepkiler ortaklaşmayınca Atı alan Üsküdar’ı geçmiş oluyor. Olumsuzluklara yönelik tepkiler de havale ediliyor.

Bu konularda kendi sınırlarını aşmayan tepkileri- eleştirileri olanlar, bir de çaba harcayanları yetersizlikle suçlayabiliyorlar. Odalarından çıkmadan da dünyayı değiştirmeye çalışırlar.

Kurul Kalesi’nin alttan alta oyulduğu bir gerçek. “Bu kadar da olmaz.” deniyor. Doğada ve yaşam alanlarındaki yıkımları engellemek için çaba harcayanlara bir omuz da ben vereyim denmiyor. Dava açabilmek için paranın olması gerekiyor. Dava açmak parayla, bir de bilirkişi heyeti için yatırılması gereken var ki, bu parayı yan yana getirmek deveye hendek atlatmaktan zor olmaya başladı.

Doğaya ve yaşam alanlarına yönelik yağmalama saldırıları o kadar çoğaldı ki, bir iki ağaçla sınırlı kalsaydı keşke. HES’ler, taş ocakları, maden aramaları ile ormanlar, tarım arazileri yok ediliyor. Yaşam alanları ise yeni projelerle betonlaşıyor. Şehir içinde nerede boş arazi (yeşil alan) gördülerse yeni bir proje ile betonlarla kaplatılıyor.

Gece operasyonuydu, ağaçtı derken geleceğimiz yok ediliyor.

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)