Karalama
Coşkun Özbucak

Karalama

Bu içerik 72 kez okundu.
Reklam

“Karalama” kimilerinin yaşam biçimi olmuş. Bunu siyasal yaşamdan günlük yaşamın her karesinde görebiliyoruz.
Bazen karalama yapanlar geçici kazanç elde etseler de süreç içinde düştükleri çukurundan çıkış yolu aramaya başlarlar. Günlük yaşamdaki karalamalarla karşılaşmayan yoktur. Buna alışkınız toplum olarak. Günlük yaşamdaki karalamalar çürümüşlüğü gösterir; yalnızca belli bir kesimi ilgilendirir ve etkiler. Kişiliğin sıfırın altına düşüşünün de göstergesidir.
Siyasal karalamalar ise toplumun tümünü etkiler. Bu daha tehlikelidir. Açıyoruz televizyonu, çeviriyoruz gazete sayfalarını boy boy karalamalar. Söylenmeyenler, söylenmiş; olmayanlar, olmuş gibi anlatılıyor. Bu karamaları yapanlar inanmıyorlar söylediklerine ama nasıl bir beceriyse inandırdıkları oluyor. Tartışma, tartışma üzerine; yorum, yorum üzerine…
Siyasi partilerin üretecekleri politikalar olmayınca kamplaşma yaratan ve gerçekle yakından uzaktan ilgisi olmayan iddialar havada uçuşturuluyor. Gazete manşetleri ile alt bölümde yazılanların ilgisi de olmuyor çoğu zaman. Başlıkla algı yanılgısı yapılıyor. Bu yöntemle başarılı da olunuyor ne yazık ki.
Günlük yaşam da olsun siyasi yaşam da olsun karalama, çaresizliğin dışa vurumudur. Bunu ‘zavallı’ olanlar yapar. Ancak ‘karalamayı’ meslek haline getirenler de az değil. Öyle ‘belgeler’ sunuyorlar ki, iddiaya maruz kalanlar şaşırıyorlar. Bu iddialar özellikle 16 Nisan Referandumundan sonra da devam ediyor.
Ankara’da söylenen bir cümle sayfalar dolusu ‘söylenmişe’ dönüşebiliyor. Ankara’dan çıkan bir söz yol boyu sırtına yeni cümleler yüklenerek il il, ilçe ilçe dolaşmaya başlıyor. Sonra da ayıkla pirincin taşını, ayıklayabilirsen. At izi, it izine karışıyor.
Günlük ya da siyasal yaşamda kendine güvenen; doğru bildiğini iddia edenin karalamaya gereksinimi yoktur. Engin düşüncesi ile gerçekleri anlatsa yeter ama enginliği kaybetmiş sığ sularda boğuştuklarından ellerinden gelen yalnızca karalama oluyor. Gazete sayfalarını karıştırdığımızda (tüm gazeteler değil), televizyon ekranlarına baktığımızda (tüm televizyonlar değil) hemen görebiliyoruz. Yalan ya da çarpıtılmış haberler yanında olmayanı olmuş gibi haberleştirenler de az değil. Çık, çıkabilirsen içinden.
Siyasette ve günlük yaşamda açık olmak önemli. Niyet okuyarak yorum yapma alışkanlığı geleceğimize zarar veriyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)