Tarım arazileri ve ormanlar
Coşkun Özbucak

Tarım arazileri ve ormanlar

Bu içerik 74 kez okundu.
Reklam

“Türkiye’nin 769 milyon 632 bin dekarlık karasal büyüklüğünün yaklaşık yüzde 30.8’ini tarım alanları oluşturuyor.

1988’de tarım alanları oranı yüzde 36.1’di, 2000’lerde ise bu oran yüzde 34’lere geriledi. Ancak son 30 yılda 40 milyon tarım alanı yapılaşmaya açılarak tarım vasfını kaybetti.

En büyük kayıp Karadeniz’de

Türkiye 2007’den bu yana 13 milyon dekar ekili alanı kaybetti. Bu da yüzde 8.1’lik kayba tekabül ediyor.

Bölge bazında bakıldığında son 10 yılda hidroelektrik santrali (HES) projelerinin hızla çoğaldığı Doğu Karadeniz’de tarımsal alan kaybı yüzde 37 oldu.

İstanbul’da bu oran yüzde 1.5 iken, Akdeniz’de yüzde 15, Ege’de yüzde 11.8’lik kayıp yaşandı.”

Uzun alıntıyı bilerek yaptım. Bu haber devletin resmi açıklamasından yararlanarak kimi televizyon ve gazeteler tarafından yapılmış. Tarım ürünleri ve hayvancılık bakımından dışa bağımlı oluşumuzun nedeni ekonomik politikalarımızın yanında biri de bu değil mi?

Gazete ve televizyonlarda tarım ürünleri ve hayvancılık bakımından dışa bağımlı oluşumuzu duyanca, okuyunca kimimiz kızıyoruz, kimiz de şaşırıyoruz. Koca tarım ülkesinin düştüğü duruma acıyoruz.

Kalkınma- gelişme rakamları açıklanıyor. Rakamlara bakıldığında belki kasalara giren para artıyor da hangi kasalarda arttığı açıklanmıyor. Kişi başına milli gelirin artması gibi. Artıyor da bölüşüm nasıl oluyor bu konuda da gerçekler başka. Ülkemiz fındıktan en az 2 milyar dolar döviz kazanıyor deniyor. Bu dövizin ne kadarı üreticinin (kasasına değil) cebine giriyor sorgulanmalı.

Tarım arazilerinin yok edilmesine bir de ormanların yok edilmesi eklendiğinde yarınla ilgili kaygıların ne kadar yüksek olduğu ortaya çıkar.

Tarım ürünlerinin üretiminde uygulanan kota nedeniyle araziler boş duruyor. Sulama sorunu yaşanıyor. Bir de tohum bağımlılığına hiç değinmiyorum. Bu durumda tarımda dışa bağımlılıktan (buna emperyalizme bağımlılık da denir) nasıl kurtulacağız?

Yeni bir politika geliştiriliyor. Afrika’da tarım arazileri kiralanıyor ya da satın alınıyor. Türkiye’de üretici köylü yoksullaştırıp göç ettiriliyor şehirlere, tarım şirketleri başka ülkelerde tarım çiftlikleri kuruyor. Bu çiftlikler aracılığıyla Türkiye üretici köylüsü tehdit edilecek ve elindeki toprağın şirketler tarafından alınmasının yolu açılacak. Yani şirketler, tarım çiftlikleri kurmaya başlayacak ve üreticiyi de tarım işçisi olarak kullanacak. Bunun bir adı da ‘sözleşmeli tarım’.

Tarımda gelişme böyle. Başka bir politika dillendirenler gerçeğin gizlenmesine hizmet etmiş olur.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)